• "Kelebek etkisi" terimi, dünyanın bir yanında kanat çırpan bir ke­lebeğin, dünyanın bambaşka bir köşesinde fırtına çıkarmasına se­bep olabileceğini anlatır.
  • Kelebek etkisi gözlerin, hayatımı yeni baştan yazıyor.
  • Kelebek etkisi gözlerin, hayatımı yeni baştan yazıyor.
  • Merhaba Sevgili dostlarım, hayatımda bu kitap kadar heyecan vermeyen, sıkıcı, hiç mi hiç merak uyandırmayan bir kitap görmedim ve içinde aşk bile yok inanabiliyor musunuz?

    Dememi bekliyorsanız gözlerini bu satırlara dikmiş, olumsuz anlam içeren cümleleri görür görmez belki ilgisini çekmiş, belki de ciddi olamazsın deyip şaşırmış olan sen sevgili okur çok yanılıyorsunuz. Zira tam aksine bu kitabı okudukça bıraktığı soru işaretlerini çözebilmek için merak uyandırıcı bir biçimde ilerlerken heyecan ve aşk dolu bir hikâyenin içinde buluyorsunuz kendinizi.

    Öncelikle şunu belirtmek isterim ki bu kitabı çok sevgili dostlarım Hakan Arık ve Nausicaä'mla birlikte okumuş olmam şüphesiz ki kitabı benim için daha güzel hâle getirdi. O yüzden onlara çok teşekkür ediyorum ve bu incelemeyi de onlara ithafen yapıyorum :))

    SPOİLER'sız olmaz ki!
    Kitaba dönecek olursak adından başlamak istiyorum. "22/11/63" güzel bir tarih değil mi? Kitabı bu tarihte okusak belki daha manidar olabilirdi. Ama daha çok vardı ve bu kitap o kadar zaman bekletilmeyi hak etmiyor bence. :)
    Kitabımızın ana karakteri Jake Epping bir öğretmendir, gayet sıradan bir şekilde hayatına devam ederken bir gün çok önemli bir karar vermek zorunda kalıyor. Üstelik bu karar sadece onun hayatı için değil belki de tüm dünyayı etkileyecek kadar ehemmiyet arz ediyor. Bir hamburger dükkanının sahibi olan Al Templeton'un onu geçmişe açılan bir delikle tanıştırmasıyla hikâyemiz başlıyor. Al hastalanınca, Jake'den geçmişe gidip John Fitzgerald Kennedy'ye yapılan suikasti önlemesini istiyor. Tabi ki geçmişte yapılacak bu büyük değişikliğin iyi şeylere sebep olacağını düşünürek ama aynı zamanda bunun kötü şeylere de sebep olabileceğini aklından geçirmeyi unutuyor Al. Çünkü bir kelebek kanat çırpar ve bu koca bir dünyayı allak bullak da edebilir. Cennete de çevirebilir. Bilemeyiz değil mi? Bizim yaptığımız ufacık bir şey çok büyük bir şeye sebep oluyordur dünyanın başka bir yerinde ki buna kelebek etkisi denir.

    Hadi gelin kitaba kaldığımız yerden devam edelim dostlarım. Bugünün Jake Epping'i, geçmişin George Amberson'u oluverir. Geçmişte yaptığı değişikliğin gelecekte neye sebep olduğunu görmek için ilk olarak öğrencisi üzerinde deneme yapar. Harry Dunning adlı öğrencisi yazdığı kompozisyonda geçmişte babasının, annesini ve kardeşlerini nasıl öldürdüğünü ve kendisinin yaralı olarak kurtulduğunu anlatmaktadır. Acaba Jake'miz (onu sahiplendim malum 17 gün boyunca benimleydi :)) bu duruma engel olabilecek mi? Peki bunun sonucunda neler değişecek? Değiştiğinde her şey daha mı güzel olacak ki yoksa... Unutmadan bir şey daha geçmiş inatçıdır ve değişmek istemez Jake için bu hiç kolay olmayacak zira. Geçmiş onun, kendisini değiştirmesine engel olabilecek mi? Jake, Lee Oswald'ı da durdurabilecek mi? Kennedy'i öldürmesine engel olabilecek mi? Peki bunun sonucunda dünya gerçekten daha güzel bir yer mi olacak yoksa.. Üzgünüm size söyleyemem cevaplar kitapta gizli :) Peki ya aşk? İşte Jake geçmişte güzeller güzeli Sadie'yle karşılaşır. Sakar Sadie'miz ama tatlı Sadie'mizle. Geçmiş artık Jake için Sadie'yle anlamlıdır. Peki Sadie'nin başına neler gelecek? Jake, Sadie'sini kurtarabilecek mi? Ona gelecekten geldiğini ve diğer tüm gerçekleri anlatacak mı? Sadie'yle kavuşabilecekler mi? Unutmadan söyleyeyim geçmişte yaptığı değişikliklerden sonra delikten geçen kişi tekrar geleceğe dönüp sonra yine delikten geçmişe gittiğinde her defasında aynı tarihe gidiyor yani yaptıkları sıfırlanıyor kısmen. Ve geleceğe döndüğünde ise sadece gittiği anın üzerinden 2 dk geçmiş oluyor. Peki Jake geçmişteki kötü şeyleri düzeltebilecek mi? Ya Sadie'si ne olacak, onunla olmamak pahasına belki, bunu göze alabilecek mi? Çok soru sordum biliyorum bunlar hep merak edip okuyun diye. "Geçmiş uyumu, benzerlikleri sever." Jake buna yankı demeyi tercih ediyor. Bugün tarihlerden 12/09/18! Kim bilir belki 12/09/... ve başka bir yılda başka bir okur arkadaşım bu kitabı inceler. Geçmiş işte benzerlikleri seviyor malum. Ve kitapta dendiği gibi "Tarih tekerrürden ibarettir."

    Kitapta Stephen King'in O kitabına epey gönderme yapılmış, bu kitabı okumasam da göndermeleri az buçuk anlayabilmem için Hakan filmini izlememi tavsiye etti, iyi de yaptı ona tekrar teşekkür ediyorum. O sayfaları okurken anlayabilmeniz adına siz de benim gibi O kitabını okumamışsanız en azından filmini izlemenizi tavsiye ediyorum. Sadece bu kitaba değil;

    Rüzgar Gibi Geçti

    Fareler ve İnsanlar ve

    Çavdar Tarlasında Çocuklar kitabındaki bazı karakterlere de göndermeler vardı. Yani aslında düşünüyorum da bu kitapta daha ne yoktu ki? :)) Çok şey var yazılacak, sizi yormak istemiyorum daha fazla.

    Son olarak sevgili okurlar bizce de dans hayattır. Biz belki bir Bayan D, veya Bay A olmayabiliriz. Ama yine de dans edebiliriz :D
    Kitabı okuyup en sonda "Ne güzel dans ettik değil mi?" demek istemez misiniz?
    Şu an bu cümle sizin için bir anlam ifade etmiyor belki. Kitap bittiğinde benim kalbimi sızlattı :(

    Bu arada kitap içinde ara ara hoş olmayan sözcükler var. Ve müstehcen şeyler. O yüzden 1 puan kırmıştım. Ama sağolsun Hakan Arık ve Samet Hızır zorla 10 yaptırttılar, kıramadım. :)

    Dilerim ki tebessümle ve sevgiyle kalın..

    Siz daha burada mısınız yoksa bu kitabı hâlâ okuma listenize almadınız mı? O kadar anlattım ama hiç merak etmediniz mi? Ettiniz öyle hissediyorum, beni kıracak mısınız? Sanmıyorum...

    Görüşmek dileğiyle, Jimlaaaa! (Bu kelimenin ifade ettiği anlam yine kitapta saklı) Hoşçakalın dostlarım :)
  • Bir bakıyorsun; hayatta yapamam dediğin şeyin başrolündesin.' - Kelebek Etkisi
  • Benim Adım Kırmızı'yı okumak benim hep istediğim ama hep sonraya bıraktığım bir türlü okuyamadığım kitap olmasına rağmen geç olsada okuduğum için iyiki diyeceğim kitaplar arasında artık:)
      
       Öncelikle kitabın uslubuna biraz değinmek istiyorum Orhan Pamuk yazdığı kitaplarda kulladığı cümler olsun kelimeler olsun daha Osmanlıcadan bağını koparamış ve galiba kullanmayı da seven bir yazar.Bazı yerlerde kadını, köpeği, şeytanı ve ölün birini bile konuşturmasıda ayrı güzeldi.Ama okurken zorladağımı hissediyordum ara ara tabikide ve bide anlatımında üzerinde durduğu nakkaşlığı farklı farklı uzun uzun anlatması bunlar benim kitaptaki sevmediğim küçük ayrıntılar onun dışında bence herkesin okunması gereken çok güzel bir kitap Benim Adım Kırmızı.
     
      Şimdi kitabın konusunu gelecek olursam kitap dönemin önemli nakkaş ustalarının Frenk uslubu denilen yeni bir sanat anlayışı kabul etmemeleri ama padişahın da bu uslubu sevdiği için Enişte' ye gizli bir kitap sipariş etmesiyle başlar. Enişte de hem nakkaşlık hünerini hemde frenk etkisi taşıyan resimler yaptırmaya başlar. Bunları gizli yapmasıda onları daha ilgi çekiçi ve erişilmez yaptığı için nakkaş ustaları arasındaki kıskançlık, nefret, kin ve çekememezlik başlar. ilk başta Zarif Efendi öldürülmesi ardından kendini korkunç bir şekilde öldürülmesi olayları daha da can alıcı bir noktaya gitirir tabi bu olaylar Zarif Efendi, Enişte, Kelebek Zeytin, Leylek, Hasan, Osman Usta, Kara ve Enişte' nin kızı Şeküre etrafında geçiyor.Kara Şeküre'ye deli gibi aşık ve Eniştenin de yanında eskide çıraklık yapan genç, yiğit bir adam babasının ölümünde sonra Şeküre onunla evlenir başka çaresi olmadığı için ama eşi olmak için şart koşar babasının katilini bulması söyler.Katilde bu kitabı yapan üç nakkaştan başkası değildir. Bunu herkes biliyor çünkü kitabı gizli şekilde onlarla birlikte yapıyor Enişte.Bunlar Kelebek, Zeytin ve Leylek (Bu arda bunlar onlara Osman ustanın taktığı lakaplar gerçek adları değil) Kitap katilin peşinden giden Kara'nın sonunda katil bulur tabi ama her satırın da nakkaşlık ustalarının, çıraklarının bu uğurda verdikleri emek mücadele insanların bir resim çiziyorlar dedikleri meslekleri uğrunda nasıl kör olduklarını uzun uzun hikayelere dayandırarak her satırında kendimiz yaşamadığımız sürece başkalarını değer verip, sevdiği hayatının parçası yaptığı mesleği için hayatını bile verirken hiç düşünmemesi üzerine baya yazmış Orhan Pamuk çokta güzel yazmış:)Hangi zamanda hangi dönemde olursa olsun küçük gördüğümüz mesleklerin ya da sanatların bizim gözümde bir yere sahip olmaması onu kötü ya da gereksiz yapmaz senin için değerli olmayan bişey başkası için çok değerli olabilir unutmamak gerekir.
     
      Bazı noklardaki sağlam eleştirileri ve bunları çürütmesindeki yetenek daha da güzelleştirdi gözümde hem yazarı hem kitabı bence herkesin mutlaka okuması gereken çok güzel bir kitap.
       
      Herkese tavsiye ediyorum:)