Günün İllüstrasyon Çıktısı
“Bir kutu…” dedi, Oradakiler sessizce bekledi. “Ne çok yaşamı saklar içimde, Ama ne çok yaşamı da yaralar, Toprağa düştüğüm her yerde Bir iz bırakırım — bazen iyileşmeyen.” Kurbağa pembe şemsiyesini indirdi, Uğur böceği yavaşladı, Arı hüzünlü bir vızıltı çıkardı. “Biz burada bir bahçe kurduk,” dedi kelebek, “Ama biliyoruz ki her kutu böyle bir güzelliğe dönüşmez. Bazıları suyu kirletir, Bazıları toprağı zehirler, Bazıları da uzun yıllar kaybolmaz bu dünyadan.” Kutu iç çekti: “Ben aslında zararlı olmak için yapılmadım, Ama terk edildiğim her yol kenarında, Her orman kıyısında, Her sahil kumunda Dünya biraz daha yorulur.” Küçük sincap fısıldadı: “Bizi korumak istersen, Doğaya değil geri dönüşüme bırak beni. Biz küçüğüz, ama hepimiz bir arada Koca bir ormanı ayakta tutarız.”
1000Kitap
Papatya ve Kelebeğin hikayesini bilir misin?
Merhaba" demis papatyaya, "sizi uzaktan gördüm ve yaniniza gelmek istedim.' Nazlı papatya söyle bir bakmış konuğuna ve "Merhaba' demiş, "bende yalnızlıktan sıkılmıştım zaten." Ve konuşmaya başlamışlar. Kelebek ona hayat hikayesini, nerede dünyaya geldiğini, geçtiği ormanı, tepeleri anlatmış. Papatyada ona kendinden bahsetmiş Birbirlerinden gerçekten hoşlanmışlar. Kelebek bütün zamaninı papatyayla geçirmiş. Gece olunca beraber yildizları ve ates böceklerinin danslarını seyretmişler. Gündüz olunca kelebek, kanatlarıyla papatyayı güneşin yakıcı işınlarından korumuş. Minik kelebek papatyayı çok sevmiş. O kadar çok sevmiş ki, bir türlü onun yanından ayrılamamış. Papatyanın da onu sevip sevmediğini merak ediyormuş. Ama cesaret edipte bunu papatyaya söyleyememiş bir türlü. Onu kırmaktan, incitmekten, bu yüzden kaybetmekten korkmuş.Papatyada kelebeği çok sevmiş ama o da bir türlü söyleyememiş sevgisini. Duygularının karşılığının olmayacağından, bu yüzden kelebeği kaybedeceğinden korkmuş. Böylece iki sevgili yan yana, ama sevgilerini paylaşmadan sürekli sohbet etmişler.
Alıntı
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Muhteşem Filmler
1. Orada olmayan adam (The Man Who Wasn't There) 2. Birdman veya (Cahilliğin Umulmayan Erdemi) 3. Makinist (The machinist) 4. Joker 5. Köpek dişi 6. Grand budapeşte otel 7. Parazit 8. Özgürlük yolu (Into the Wild) 9. Kon tiki 10. Sona doğru (All Is Lost) 11. Orman (jungle) 12. Gri kurt 13. Yaban (The Grey) 14. 127 saat 15. Beyazlar içinde (Into the White) 16. Yol (road) 17. İçerideki adam (Inside Man) 18. Diriliş (The Revenant) 19. Dünyanın uzak ucu (Master And Commander: The Far Side Of The World) 20. Şafak harekatı (Rescue Dawn) 21. Son kalan (Lone Survivor) 22. Dersu uzala 23. Marslı 24. Yıldızlar arası (Interstellar) 25. Kuş kutusu (Bird Box) 26. Cani (Monster) 27. Şarküteri (Delicatessen) 28. Paris 'te gece yarısı (Midnight in Paris) 29. Sen şarkılarını söyle (Inside Llewyn Davis) 30. Bıçaklar çekildi (Knives Out)
İnsan ve Duygular
Ve dahi âlimi sapladılar bilinmez bir yolun yokuşuna Bilmemek ne güzel duruyordu, üstelik biraz da kelebek mayını Toprağın kaynadığı gezegen nazarında Dişleri çürük bir tank gülse ne olur Namlusunda kanatlarını doğuran kuşlar Kaçalım diyordu bir tıkırtı Tıkırtı ki gölgesini yemiş aşırı zayıf bir ihlal… Ne hevesli bir mavi, turuncunun hırslı günleri Göğsünde bıraktığı terazideki yangın O kendinden bıkan, bıktıkça harlanan yangın Sevmedikçe paslanan gecenin ritmi Sonra diye bir ilah vardı ve kaybetti Hevesinde yıkandı zorba dudakların. Benim kalbim diriydi, atlatıyordu her serçe şarkısını Kırılan testi içinin kavuştuğu ışık Ve aç kalkmak, toprağın sofrasından Kızdırmıyordu hiç Bileğini kesmiş bir ormanı… Öfkeyi doğru kullanmalı hakka tapan Ki lekesiz olsun diye istikbali Kimyasıya ve hunharca Kimyasıya ve hunharca Öfkeyi doğru kullanmalı hakka tapan Mızraklı ilmihalinin akıcı Osmanlıcası ile ÂMİN Uyanmanın ilki, seni seviyorum’dur Sonra diye bir ilah vardı ve kaybetti
yoktun! kim bilir kaç gece odamı kelebek bastı, aşkına adanmış hayallerim hasretinden kim bilir kaç ormanı yaktı! içimde her gece biraz daha yetim kalan çocukluğum, içimi milim milim kemiren yokluğunla aynı paydalarda eşitlenemedi, ölümden beter hasretin hiç sadeleştirilemedi! hayalinle sevişirken yastığımı sırılsıklam eden gözyaşlarım, delirmiş bir kahinin sihirli aynasıydı!
ver şu ormanı ateşe tavşan kardeş
Yavaş yavaş ölüyoruz, dedi Kaplumbağa. Haklısın, dedi Kelebek, ne uzun bir gün ve ne pis goygoyunuz varmış dedi tavşan