“Hız çağında unutulan şey: tefekkür”
10/10
·104 syf.·
2026 24. kitabı
10/10 Tefekkür Yaşamı üzerine konuşalım—bu kitap kısa ama düşündürdüğü alan çok geniş. Byung-Chul Han burada aslında modern insanın en büyük kaybını işaret ediyor: düşünme ve durma yetisini. Ona göre biz artık “yaşayan” değil, sürekli üreten ve tüketen varlıklar haline geldik. Bu yüzden de “tefekkür” yani derin düşünme, içe dönme, anlam arama hali neredeyse yok oluyor. Kitabın temel fikrini şöyle özetleyebiliriz: İnsan sadece eylemle değil, eylemsizlikle de var olur. Ama burada “eylemsizlik” tembellik değil. Han’ın kastettiği şey: * Durabilmek * Sessizlikte kalabilmek * Kendinle baş başa kalabilmek * Bir şeyi hemen tüketmeden, üzerinde düşünebilmek Bugünün dünyasında ise tam tersi var: * Sürekli meşguliyet * Sürekli dikkat dağınıklığı * Sürekli bir şey yapma baskısı Han buna “performans toplumu” diyor. Yani kimse seni zorlamasa bile sen kendini zorluyorsun. ⸻ Kitabın felsefi damarı Han, Hannah Arendt’in “vita activa” (eylem yaşamı) kavramına karşı, “vita contemplativa”yı (tefekkür yaşamı) yeniden hatırlatıyor.
Tefekkür YaşamıByung-Chul Han · Ketebe Yayınevi · 2024363 okunma
10/10
·50 syf.··
2025 22. kitabı
Selamlarr Karışık Karmakarışık - 50 sayfa @qzuali kaleminden Karışık Karmakarışık ile geldim bugün size Kitabımızda masal tadında üç tane hikaye var. Masal tadında ama yetişkinlere de hitap ediyor tabi İlk hikayemiz " Küçük Kelebek'in Rüyası". Küçük kelebek varoluşunu, ölümü sorguluyor bu hikayede. Bu sorgulamaların yanında da kısacık ömrünü iyiliğe ayırıyor. Yolda ağlayan bir karınca görüyor Küçük Kelebek. Nedenini soruyor. Anne karınca yavrusunu rüzgarın sürüklediğini, bulamadığını söylüyor. Küçük kelebek çok üzülüyor bu duruma. Anne karıncaya yardımcı olmak istiyor, yavru karıncayı aramaya başlıyor. Bir tane karınca yuvasına soruyor. Onlar da yavru karıncayı görmediklerini söylüyorlar. İçlerinden Bilge Karınca yardımcı olmak için Küçük Kelebek ile  gidiyor... Sizce devamında neler olacak Küçük Kelebek yavru karıncayı bulabilecek mi?  Bu süreçte neler yaşayacaklar?  Hepsi kitapta Küçük Kelebek Yavru Karınca ile annesini kavuşturup ertesi gün de kendi annesini bulma hayalleri kuruyor 1 günlük ömrü olduğundan habersiz...  İkinci hikayemiz ise Serçe ile Kurbağa. Serçe doğuştan görme engelli olarak doğuyor. Herkes geceleri uyurken o gündüzleri uyuyup geceleri uyanık kalıyor. Bir gün yalnızlıktan sıkılmışken Kurbağa'nın sesini duyar. Görmeden aşık olmuştur. Kurbağanın yanına gider konuşmaya başlar ama kurbağadan cevap gelmez. Çünkü kurbağa da işitme engelli. Biri görmeden biri duymadan kimselerin anlayamadığı bir iletişim vardır aralarında. İkisi de birbirini çok sevmektedir. Ormandakiler ise bu ilişkiyi onaylamazlar. Daha fazla baskıya dayanamazlar ve ormanı terk ederler...  Son hikayemiz Cenceni ve Yalnızlığı. Cenceni ayda tek başına yaşar oradan insanları izler. Cenceni ay hilal şeklinde olduğu günlerde dans gösterisi yapardı. Onu ilgiyle izleyen insanlar
Karışık KarmakarışıkAli Kuzu · Bilgi Ağacı Yayınları · 202526 okunma
Reklam
Avcunuzdaki Kelebek
5/10
·136 syf.··
2024 2. kitabı
·
31 günde okudu
·
Okunma: 24 Ağustos 2024 13:28
Ahmet Şerif İzgören tarafından kaleme alınan ve ilk kez 2004 yılında basılan "Avcunuzdaki Kelebek" adlı kitap hayata dair yol gösterici pek çok değeri, sistemsel ve toplumsal eleştirileri; etrafını öykülerle süsleyerek okuruna sunmaktadır. 2004 yılı göz önünde bulundurulduğunda henüz internetin yaygınlık kazanmadığı, akıllı telefonlarla sosyal medyanın olmadığı ve tüketim kültürünün çok fazla egemen olmadığı o dönemde gerçekten de "Avucunuzdaki Kelebek"in hem yol gösterici hem motive edici bir işlev üstlenerek okura vaat ettiği şeyleri verdiğini düşünüyorum. Özellikle okurla sohbet eder gibi bir üslupla kaleme alındığından ötürü okuru yormayan da bir yapısı bulunmaktadır. Bununla birlikte 2024 yılı itibarıyla akıllı telefon, internet ve sosyal medya kullanımlarının yaygınlaştığı, tüketim kültürü içinde bilginin dahi hızla tüketildiği bir dönemde maalesef kitap da zamana meydan okuyamamış. İçerik ve işleyiş açıları bakımından günümüz insanını motive edici bakış açısında yaşanan o dönüşümü, "Avcunuzdaki Kelebek" yakalayamamaktadır. Yine de tüm bu bağlamda okumayı deneyimlemek isteyenlere tavsiye olunur. Bu arada söz etmeden geçemeyeceğim. Ben en çok serçe hikâyesini beğendim ve paylaşmak istiyorum: "Orman müthiş bir hızla yanarken küçük bir serçe, yolundaki gölden ayakları arasına su alıp ormanın üzerine bırakıyor ve tekrar göle uçuyormuş. Ormanın yanışını çaresizlikle izleyen hayvanlardan biri gülümseyerek seslenmiş: Ne o serçe, ormanı birkaç damla suyla mı söndüreceksin? Serçe cevap vermiş: Benim elimden gelen bu!"
1000Kitap
Avcunuzdaki KelebekAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202212,9bin okunma
İnsan
10/10
·96 syf.··
Beğendi
·
2022 167. kitabı
Merhaba dostlar @ruhver_barengi kaleminden, “Metamorfoz “ (Ağaçlaşan Bir Adamın Öyküsü) 96 syf Metamorfoz : Metamorfoz kelimesi Fransızcadan Türkçeye geçmiş bir kelimedir. en kısa tabiri başkalaşma ve değişim olarak bilinmektedir. Canlılarda oluşan belirli faktörlerden sonra veya belirli zaman içerisinde oluşan değişim ve fiziksel özelliklerde oluşan başkalaşma olarak kabul edilmektedir. Özellikle hayvanların gelişimlerinde başlangıçtan gelişim evrelerine kadar ki süreçte gözlenen değişiklik ve farklılıkların başkalaşma olarak adlandırılmasının eş anlamlı kelimesi olarak kullanılmaktadır. Diyoruz ve kahramanız bildiğiniz kahramanlardan bambaşkaya …bağlıyoruz …. Kitabın İronisi ise dahada başka… Bir tırtılı düşünün evrilip ,kelebek oluyor.. Hüseyin ‘de normal bi hayatı olan iki çocuk babasıdır…Birgün vücudunda yeşil bir “ben”çıkar ve sonrasında o büyür ve bir canlı ormana dönüşür…. Hangi doktora gitse çare bulamaz..Patronu ise inanılmaz bir para kaynağı olarak bu canlı hücrelerden oluşan ormanı ticarete döker..Düşüncesi bile korkunç… Hüseyin ise zamanla tırtıldan,kelebek olur ama, bu Farklı “ağaç adam,orman adam” takma ismi onu git gide yanlızlaştırır.. İnsan her koşulda değerli olmak İÇİN ,neden çaba gösterir?Bir “yeşil ben”ormana döndüğünde ,değerlenirken,içinde Hüseyin nasıl değersizleştirilir hiç düşündünüz mü? Şuan ki toplum böyle değil mi?İhtiyacı varsa kullanır yoksa atar bir kenara…Doyum noktasında vazgeçer senden ve görünmez olursun…Varsındır ama aslında yoksundur… #alintı İyilik cetveli ,sevgi cetveli,dostluk cetveli.. İnsanları böyle ölçe bilirmiyiz acaba?Bu mümkün müdür?
İnsan ve Duygular
MetamorfozRuhver Barengi · İnkılap Kitabevi · 076 okunma
9/10
·127 syf.··
Beğendi
·
2021 18. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 03 Ağustos 2021 22:14
Bundan çok uzun zaman önce sanırım Lgs’ye girmeden önce Avucunuzdaki Kelebek’i Dvd çalar ile izlemiştim. O zamanlardan aklımda çok etkileyici bir söyleşi bir seminer olarak kalmıştı. Yıllar sonra kitabı karşıma çıkınca tekrar okumak istedim. Ülkemizin yandığı bu günlerde kendimce güvenli hissedebileceğim çocukluğumda güven veren alanlara yöneliyorum işte bu sebepten dün kitabı okumaya başladım ve bugün bitti. Yangın felaketinden dolayı birçoğumuzun içi yanıyor biliyorum, şimdi kitapta karşıma çıkan paragrafa bakın lütfen: “Orman müthiş bir hızla yanarken küçük bir serçe, yolundaki gölden ayakları arasına su alıp ormanın üzerine bırakıyor ve tekrar göle uçuyormuş. Ormanın yanışını çaresizlikle izleyen hayvanlardan biri gülümseyerek seslenmiş: “ Ne o serçe, ormanı birkaç damla suyla mı söndüreceksin ? Serçe cevap vermiş: “Benim elimden gelen bu !”. Bu alıntıdan sonra yorumu size bırakmak istiyorum. Şimdiden herkese keyifli okumalar.
Avcunuzdaki KelebekAhmet Şerif İzgören · Elma Yayınevi · 202212,9bin okunma
“Yetmez mi. ? Kaç kelebek ömrü kadar ömür yaşadın. “
8/10
·267 syf.··
Beğendi
·
2021 20. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2021 16:10
Elimde olsaydı eğer kaç kelebek, kaç gelincik ömrü daha eklerdim ömrüne Sığırcık kuşlarının gökyüzüne sunduğu dansları Otların nisan rüzgârlarında ki salınışlarını feda ederdim, Geri getirebilseydim eğer Alleben’i Akışında bir yudum çayı bir şiire katmayı isterdim, Narlı istasyonunda on iki postasını birlikte beklemeyi dilerdim Dilerdim bu bahar Nakıp Ali’de bir filmin seyrine dalmayı Taş evlerin arasında ayak seslerimin gökyüzüne karışmasını Çukurbostan’da yollarımızın sessizce kesişmesini Dilerdim çocuksu gülüşlerinizde düşlerime dokunmayı, Antep’in kırmızı düzlüğünde isterdim adınıza aydınlık demeyi “Ben yalnız seni istedim belki. Ben yalnız bütün ormanı belki. Ben yalnız ışıklarını şehrin.” Ben seni istedim belki, yalnız ellerini Gelincikleri ellerime kına yapan ellerini Sonra tutup yakana iliştirmeni Ben seni istedim yalnız belki Saçlarından rüzgâr geçirmeni Tutup kendini bir acıya siper etmeni Hayatımdan bir Ülkü Tamer geçti, memleketim gibi kokan bir Ülkü Tamer. Etkinlik kitabımız “ Yanardağın Üstündeki Kuş ”la birlikte şairimizi daha iyi tanımak için " Yaşamak Hatırlamaktır” kitabını da birlikte okudum. Şairin dünyasını tanıdıkça kullandığı imgeler, zengin anlatım dünyası daha güzel oturdu zihnimde. Baharın başlangıcında sürekli aklımda kalacak mısralar yerlerini aldılar. Bir şiir kitabı bitince ne kalır geriye elinde insanın? Birkaç güzel mısra belki bir burukluk belki sevince benzer şeyler, belki de birçok duygunun gri karmaşıklığı. İkinci yeninin en genç halkası, gülen yüzü ama ölümle örgülü şiirler. Düşünmeden edemedim insanı ölümden korkutan neydi, kendi yaşamına seyirci olmak mı, yoksa iyi bir oyuncu olmak mıydı! Ülkü Tamer’i
Yanardağın Üstündeki KuşÜlkü Tamer · Yapı Kredi Yayınları · 2014572 okunma
Reklam