Rasûlullah Efendimiz, kalbi eğitim hususunda ashâb-ı kiramin istidadına göre zikir tåliminde bulunurdu. Ümmü Hânî ile arasında geçen şu konuşma, bunun güzel bir misâlidir:
Ebû Tâlib'in kızı Ümmü Hani, Allah Rasulü ﷺ e müracaat ederek:
"Ya Rasulallah! Ben ihtiyarladım ve zayıfladım. Bana oturduğum yerde yapabileceğim bir ibadet tavsiye eder misin?" diye ricada bulundu.
Bunun üzerine Rasûlullah:
"Yüz defa sübhanallah",
Yüz defa elhamdulillah,
Ve yüz defa «la ilahe illallah» de!" buyurdular.
(Ibn-i Mace, Edeb, 56; Ahmed bin Hanbel, Müsned, VI, 344)
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Allâh'ı unutarak lüzumsuz konuşmalara dalmayın. Çünkü Allah'ı unutarak yapılan çok konuşmalar kalbi katılaştırır. Allah'tan en uzak olan kimse ise kalbi katı olandır."
(Tirmizî, Zühd, 62)
Hazret-i Peygamber:
لَا اِلَهَ اِلَّا اللهْ
zikrini çok tekrarlayarak îmânınızı yenileyin!" (Hakim, Müstedrek, IV, 285/7657) buyurmuşlardır.
Kendisine dünyanın tasarrufu verilen Süleyman da:
"Benim saltanatım geçicidir. Bir tevhid zikrinin getireceği saltanat ise ebedidir..." buyurmuştur.
"Yeryüzünde Allah Allah diyen biri var oldukça, kıyamet kopmayacaktır."
(Müslim, Îmân, 234)
Kıymet, rütbe ve netice bakımından zikirlerin en güzeli ism-i a'zam zikridir ki, o da umûmiyetle ism-i celâl, yani "Lâfzatullah" olarak kabul edilir. Bu isim, bütün isimlerin mânâlarını özünde toplamıştır. Bu sebeple ism-i celâlin diğer isimlere göre müstesna bir keyfiyeti vardır. Meselâ başındaki << | >> (elif) kaldırılsa (lillah) olur. Birinci «< J» (lâm) harfi kaldırılsa (lehû) olur. İkinci «J» (lâm) harfi kaldırılacak olsa (hu) kalır. Bunların her biri de Allah Teâlâ'ya işaret eder.