Nuh عليه سلامn peygamberliği 950 sene sürmüş ve Allah'ın bu yüce peygamberi, uzun bir ömürden sonra her fânî gibi ruhunu Rabbine teslim etmiştir. Vefâti esnasında yanında bulunan evlatlarına Yüce Allah'a ibadete devam etmelerini emretti. Sonra oğlu Sâm'a:
"Yavrum, kalbinde zerre miktarı bile olsa şirk varken kabre girme! Çünkü Allah Teala'nın huzuruna müşrik olarak gelen kimse için hiçbir mazeret yoktur.
Yavrum, kalbinde zerre miktarı kibir olduğu hâlde kabre girme! Çünkü Kibriya, Yüce Allah'in ridâsıdır. Ridásı hakkında münâzaa eden, yani Cenab- Hakk'a mahsus bir sıfatı kendisine layık göre kimseye Allah Teâlâ gazap eder.
Yavrum, kalbinde zerre miktarı yeis (rahmetten ümit kesme) bulunduğu halde kabre girme! Çünkü dalâlete düşmüş olan kimselerde başkası Allah'in rahmetinden ümit kesmez.
Yavrum, sana kelime-i tevhidini emrediyorum. Çünkü yedi kat göklerle yedi kat yer, terazinin bir kefesine, kelime-i tevhid diğer kefesine konsa, bu ondan daha ağır gelir."
(İbn Hanbel Müsned, 11, 170; ez-Zühd, s. 51; Heysemi, IV, 219)