araf yirmiüç

araf yirmiüç
@kendiicinde
https://1000kitap.com/gonderi/213164459 https://1000kitap.com/gonderi/213361533
63 okur puanı
Kasım 2018 tarihinde katıldı
Avi Shlaim'in "Demir Duvar" isimli kült kitabı da, bu- nun hemen arkasından muhakkak okunmalı. 1000 sayfayı aşkın hacmiyle, Filistin ve Kudüs okumalarının köşe taş- larından biri olmayı hak eden kitap, İsrail devlet aklına ve işgalin serencamına dair ayrıntılı ve çok kritik bilgiler sunuyor. İsrail'in ne olduğu, Demir Duvar okunmadan tam anlamıyla kavranamaz. Bu kadar iddialı söyleyebilirim.
Sayfa 63
araf yirmiüç
Demir DuvarDemir Duvar
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bu takvå hålinin muhafazası için de, sådık ve sålihlerle ülfet, sohbet ve beraberlik mecburiyeti vardır. Kalplerin månen muhafaza ve tak viyesi bakımından bu nevî meclislerde tecelli eden füyüzât-ı ilahiyenin ehemmiyeti pek büyüktür. Bu meclisler, nüri nübüvvetten muktebes feyizlerin coştuğu kudsi mekânlardır. Hatta ehlullahın beyanına göre Feyyaz-ı Mutlak olan Cenâb-ı Hak'tan kulların gönüllerine lütfedilen bu feyiz ve nûrun ilk mecrâsı, Rasûlullah Efendimiz'in sadr-i şerifleridir. Buradan salih ve sådıkların sadrina intikal eder. Onlardan da, müteselsilen, onlara yakınlık ve muhabbet duyanların gönüllerine akseder
Sayfa 143
araf yirmiüç
Tüm kalbimle şahit oluyorum ki öyle... İnsana insandan akseden hal o kadar hızlı ki.. bu sebepten aynı mekanda bulunduğunuz kişiler çok önemli. Yahut şöyle düşünün iş yerinde böyle çevremiz yok. Mutlaka böyle mekanlarda bulunup o güzel enerjiyi kendimize depolamaliyiz. O kadar etkili ki demek istediğimi ehli anlamıştır.. selam olsun.
Sheldon Adelson
Kendi ifadesiyle "Kazanmak her şey değildir, tek şeydir" felsefesiyle hareket eden ve "Zengin olmayanların yorumlarını dinlemem. Madem bu kadar akıllılar, neden zengin değiller?" düşüncesiyle ünlenen Adelson, ardında karmaşık ve oldukça tartışmalı bir miras bıraktı.
Sayfa 109
araf yirmiüç
2021 de ölmüş
Daha önce, 1895'te kitabını neşretmeden, kendisini tenkit edenlerden biri onu öldürmek istemişti "çünkü siz Yahudilere korkunç zarar veriyorsunuz!". Herzl şu cevabı vermekte tereddüt etmez: "Ben bütün antisemitlerin (Ya- hudi düşmanlarının) en büyüğü olma hakkını elde etmeye başlıyorum." Kendisinin siyonist projesi ile antisemitizmin aynı gayeye hizmet ettiğinin tamamen farkındaydı ve şöyle diyordu: "Antisemitler (Yahudi düşmanları) bizim en güvenilir dostlarımız, antisemit ülkeler de müttefiklerimiz olacaklar." Şunu da diyordu: "Bu, Bay Drumont'a kopya verecekse, versin, ne yapalım."
Sayfa 118
araf yirmiüç
Fakat Theodore Herzl elbette antisemitizmin, Yahudileri kaçmaya ve İsrail'e göç etmeye ikna etmek için siyasî siyonizm açısından gerekli olduğunu çok iyi biliyordu. Herzl'in bu fikrinin bugüne kadar siyasî siyonizmin nasıl değişmez bir görüş ve kanaati olduğunu ileride göreceğiz. Hem zaten Yahudilik artık bir inanç değil de bir millet olarak tanımlanmaya başlandığı andan itibaren "Siyon'a dönüş" için dînî duygulara bel bağlanamaz olur (daha önce gördüğümüz gibi geçmiş tarihte de dînî duygular o dönüş için pek önemli rol oynamamıştır). O zaman geriye, "aşırı bir milliyetçiliği" yüceltip göklere çıkarmak kalıyordu. Bunun için de Yahudilerin içinde yaşadıkları halklara yabancı kimseler olarak takdim edilmeleri (antisemitizmi en iyi bu tahrik ederdi) gerekiyor; göçü kamçılamak için de zulüm ve baskılara bel bağlanıyordu. Antisemitizmi köpürtmekten, hatta onu körüklemekten Herzl'in korkmaması işte bundandı.
1869'da yapılan Filadelfiya Hahamlar Konferansı'nda şu karar alınıyordu: "İsrail'in Mesihçi (insanlığı kurtarıcı) gayesi, eski Yahudi devletini yeniden kurmak değildir... Çünkü bu, diğer milletlerden ikinci bir ayrışmayı doğurur. İsrail'in mesihçi gayesi ise ayrışma değil, akıl sahibi bütün varlıkların birliğinin ve onların manevî selâmet özlemlerinin gerçekleşmesi için, Tanrı'nın tek Allah'a inanan bütün evlatlarının birliğidir."
Sayfa 116
araf yirmiüç
Aralarından en büyüklerinin eserleri, daha önce Spinoza'nın düşüncesinin asaletini oluşturmuş olan evrenselliğiyle (bütün insanları kucaklayışıyla) kendini göstermişti. Karl Marks'tan Martin Buber'e, Hein'dan Kafka'ya, Mendelssohn gibi bir müzisyenden Einstein gibi bir fizikçiye kadar, bu Yahudilerin verdikleri mesaj bütün insanlığa yönelik bir mesajdı. Herzl'in projesi ise bu yüce geleneğin tam tersi bir is- tikamette yol alır.