Puan vermedi·559 syf.··
2026 19. kitabı
·
22 günde okudu
·
Okunma: 22 Haziran 2026 14:14
Kitabı okurken de bitirdikten sonra de içinde net olan tek düşünce şu ki; Bu romanı gerçekten sevmedim! Yazarından dolayı sevmebilmek için çok neden aradım, ilk defa okuduğum bir yazar değil ve diğer kitaplarını severek okuduğum için bu romandan keyif almayışımın sebebini kendimde aradım sürekli. Ya da tam tersi romanın sonuna gelene kadar hep bir sonraki bölümde düşüncemin değişeceğine inandım. Ancak ne yazık ki olmadı.. Karakterlerle yeterince bağ kuramadım çünkü iç dünyalarına yeterince giremedim, her birine dışardan bakıyor gibi hissettim kendimi. Olayların da gerçek olamayacak kadar abartılı olması yine benim sevmediğim bir tarz. Bu eser başka bir yazara ait olsaydı günümüze kadar ulaşır mıydı emin değilim. Tasvir seven bir okur olarak bu romandaki tasvirler de beni yordu. Ayrıca müzikalini çok severek izlediğimi belirtmek isterim.
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
ANANKE
Puan vermedi·559 syf.··
2026 10. kitabı
Victor Hugo’nun en çok sevdiğim eseri Sefiller olsada Notre Dame’ın Kamburu da inanılmaz derecede güzel. Eserlerinden anlaşıldığı üzere inanılmaz bilgisi olan bir yazar. Zaten bu kitabı da Fransa ve Katedral tanıtımı için yazmış. Bir 150 sayfa kadar Fransa betimlemesi var. Betimleme okumayı sevmeyen okurları biraz yorabilen bir kısım ama ondan sonrası su gibi ilerliyor. Çocukluğumda okumuştum bu eseri. Tabi çocuktum okuduğum da çocuk kitabıydı.Çizgi film tadında bir kitaptı ki çizgi film uyarlamasıda çocuk kitabı ile aynı. O zaman okuduğum kitaptan çok farklı bir dünya ile karşılaştım.Gelelim o dünyaya: DIŞ GÜZELLİK; her insanın sahip olmayı istediği bir durum. Nedenini yıllardır sorgularım kendimce, insan neden çoook çokkk güzel olmayı ister. Aslında güzellik her zaman iyi şeyler getirmez, bunun örneğini hayatımda da çok defa gördüm. Esmeralda’nın güzelliği de onun kaderini belirledi açıkçası. Esmeralda’nın içi de dışı da çok güzel ama yetmiyor ki onun bahtının güzel olmasına. Adına sevgi diyen bir nefret onu mahvediyor. Ve o nefret; Yıllarca bastırılmış duyguların bir anda patlak vermesiyle ortaya çıkıyor. Hiçbir ilim hiçbir bilim durduramıyor onu. Çünkü insan kalbini doyurmadan aklını doyurursa o akıl bir canavara dönüşür. Kamburu yakılmaktan kurtarıp evlat edinen Frollo da aslında özünde iyi bir insan. Ama yıllar, kurallar, insan gibi hissetmesini sağlayan keyiflerden uzak bir yaşam ona herşeyi öğretse de insan olmayı unutturuyor. Ve adına sevgi dediği ama sevgi olmaktan çok uzak olan o şey sadece Esmeralda’nın değil kendinin kaderini de çiziyor. Ve gelelim son başkarakterimize; Gerçekten sevmeyi bilen bir canavar. Quasimodo,kilisenin zangocu sanki bir Frankestein; o kadar çirkin ve o kadar vahşi. Ama bedeniyle ters orantılı bir kalbi olan bir centilmen.
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Bir Katedralin Büyüsü
Puan vermedi·559 syf.··
2026 14. kitabı
Bu ölümsüz klasikle ilk tanışmam, edebiyat ders kitabında Esmeralda’nın katedral önünde dans ettiği o büyülü sahneyle olmuştu. İçimde kalan o büyük merakı hiç unutamadım. Öyle ki, ilk staj paramı aldığımda kendime aldığım kitaplardan biri buydu. Sayfalarını açtığım an aldığım keyfi, o dünyadan tamamen kopup 15. yüzyıl Paris’ine ışınlandığım o büyülenme hissini tarif etmem imkansız. Victor Hugo romanda muazzam bir zıtlıklar dünyası kuruyor. Toplumun saygı duyduğu Rahip Frollo’nun ruhundaki o zifiri karanlığı ve takıntıyı gördükçe; "canavar" dedikleri kambur zangoç Quasimodo’nun bir yudum su karşılığında gösterdiği o saf, çıkarsız sadakat karşısında boğazınız düğümleniyor. Yazar sizi dış görünüşlerin ötesine geçirip şu soruyu sorduruyor: Hangisi gerçek insan, hangisi asıl canavar? Notre-Dame'ın Kamburu, kapağını kapattıktan çok sonra bile içinizdeki adalet ve merhamet duygusunu kurcalayan gerçek bir büyü.
Edebiyat
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Kendime Notlar
10/10
·396 syf.··
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 22 Nisan 2026 20:33
Madame Bovary'nin dramatik gücü, yalnızca olay örgüsünden değil; her biri kendi iç tutarlılığıyla kurulmuş, birbirini karşılıklı aydınlatan karmaşık karakterlerden kaynaklanır. Flaubert, romanın başkişisi Emma Bovary'yi merkeze alırken çevresindeki figürleri de birer karikatür ya da araç olarak değil, gerçek birer insan olarak işlemiştir. Her karakter, hem kendi başına anlam taşır hem de Emma'nın trajik yolculuğuna ayna tutar. Bu inceleme, romanın sekiz ana karakterini ayrı ayrı ele almaktadır: Emma Bovary, Charles Bovary, Rodolphe Boulanger, Léon Dupuis, Homais, Lheureux, Bournisien ile Berthe. Her karakter; psikolojik yapısı, toplumsal işlevi, diğer karakterlerle ilişkisi ve romandaki sembolik rolü açısından çözümlenmektedir. 1. EMMA BOVARY Emma Bovary (doğumdan önce: Emma Rouault) Rol: Başkişi / Protagonist | Arketip: Hayalperest — Tatminsiz Arzu 1.1. Genel Profil ve Köken Emma, mütevazı bir çiftçinin kızı olarak dünyaya gelmiş; taşra burjuva hayatıyla romantik romanların aşıladığı hayaller arasında sıkışıp kalmıştır. Manastır eğitimi ona güzel sanatlar zevki ve dini duyarlılık kazandırmış; ancak asıl etkisini romanlar, şiirler ve minyatürler üzerinden bırakmıştır. Bu ikilem — kırsal gerçeklik ile kültürel idealizm — Emma'nın karakterinin temel gerilimini oluşturur. 1.2. Psikolojik Yapı Emma'nın psikolojik portresi son derece katmanlıdır. Narsistik çizgiler, yüksek empati kapasitesizliği, anlık doyum arayışı ve kimlik istikrarsızlığı bir arada gözlemlenir. Lacan'cı terminolojiyle Emma, 'eksiklik' ile tanımlanan bir öznedir: arzu nesnesi hiçbir zaman gerçek nesneyle örtüşmez, tatmin daima ertelenir. Bağlanma biçimi açısından Emma'nın ilişkileri, kaygılı-kaçıngan bir örüntü sergiler. Bir yandan yakınlığı şiddetle arzular, öte yandan gerçekleşen yakınlık onu
Madame BovaryGustave Flaubert · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201940,9bin okunma
9/10
·559 syf.··
2026 13. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2026 15:32
Bu kitap olmasaydı, belki bugün Notre Dame hâlâ ayakta olmayacaktı. Victor Hugo bu kitabı yazdığı dönemde, katedralin bakımsız olduğu ve hatta yıkılması gerektiğinin konuşulduğu bir ortamda buna karşı çıkıyor. Dikkatleri Notre Dame’a çekmek ve insanların gözünde yeniden değer kazanmasını sağlamak için bu hikayeyi kaleme alıyor. Ve aslında bunu başarıyor da. Bugün hâlâ bu kitabı okuyor olmamız ve katedralin Paris’in ortasında dimdik durması bunun bir sonucu gibi. Sefiller’den sonra Hugo’nun diline dönmek iyi geldi; tanıdık ama bambaşka bir atmosferin içine girdim yine. Araştırma dolu bir okuma oldu benim için. İlk yarı ağırlıklı olarak katedralin tepesinden kuş bakışı görülen ayrıntılı Paris betimlemeleri ve Notre Dame detaylarıyla geçti. Bu anlamda okumam hafif dalgalı bir denizde ilerlemek gibiydi. Fakat yarıdan sonra birden hızlandı ve kendimi film tadında olayların akışında buldum. Orta Çağ Paris’inde, Quasimodo ile Esmeralda’nın hikayesiyle şekillenen, dili ve atmosferiyle güçlü bir klasik…
Notre Dame'ın KamburuVictor Hugo · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202242,2bin okunma
Ölüm Defteri gerçekte olsa...?
9/10
·195 syf.··
Beğendi
·
2026 38. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 07 Nisan 2026 16:15
Herkesin hayatında en az bir kere oradan buradan duyduğuna emin olduğum ve pek çoğunun de okumuş olduğu o seriye ben de başladım. Öncelikle buradan Maxiene 'e teşekkür ediyorum -başarısızlıkla sonuçlanan dublaj denemelerinden sonra- beni bu seriye başlattığı için. ♡ (Not: Kendisi spoiler vermemek için zor duruyor biran önce okumazsak her şeyi öğreneceğim.) Şimdi gelin,incelemeye geçelim. (İncelemede spoiler bulunmaktadır!!) Aslında ana karakterin ne kadar sıkıntılı bir psikolojik ruh halinde olduğunu herkes anlamıştır. Öyle ki, eline geçen bu dehşet verici gücü yadırgamak yerine onu kullanmayı seçen Light, sanki hayatının anlamı buymuşçasına daha en başından önemsiyor bu defteri. Zaten bir kısımda görüyoruz, hikâyenin başında sırf canı sıkıldığı için bunu yaptığından bahsediyor. Bence Light, sahip olması gereken her şeye sahip olduğu ve hayatının anlamını farklı şekillde aramak istediği için böyle bir şeye başvuruyor. Düşünsenize, ülke birincisisiniz ve tek yaptığınız ders çalışıp sorumluluklarınızı yerine getirmek. Robot gibi bir şeylere ayak uydurmak, bir rutine bağlı kalmak. 17 yaşında,öğrenci olan Light aslında ondan istenen her şeyi yerine getirmiş ve daha üstüne çıkamazmış gibi duruyor. Kimi zaman bizler de isteklerimizin sonuna ulaşırız, ötesini göremeyiz kimi zaman da rutinlerimizden sıkılırız, Light'ta olanda buna benzer bir şey işte. Ancak sorun tam da bu noktada başlıyor. Light bu işe kötüleri temizlemek için başladığını söylüyor ama yaptığı şey kendi egosunu tatmin etmek,kendini yüceltmek ve kendisini bir "tanrı" yerine koymak. Peki ya Light,L. ile girdiği savaşta kötüleri temizlemek yerine iyileri öldürseydi? O zaman ne olurdu sahi? Aslında değişen tek şey ölen kişilerin "ahlak" bakımından farklılıkları olurdu. Light'in içten içe istediği şey pekte
1000Kitap
Death Note, Vol. 1: BoredomTsugumi Ooba · VIZ Media LLC · 20056,8bin okunma