Yasemin

Yasemin
@kendimekitapokuyorum
Puan vermedi·304 syf.··
2026 36. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 11:14
İsimler bana göre sadece bir “isim hikâyesi” değil; bir annenin korkularıyla verdiği sessiz savaşın hikâyesi. Cora, yıllardır Dr. Gordon adlı zorba bir adamın gölgesinde yaşayan, kendi hayatını değiştirmeye gücü kalmamış bir kadın. Ama çocukları söz konusu olduğunda içinde hâlâ küçük bir umut taşıyor: “Bir insanın kaderi, ona verilen isimle değişebilir mi?” Çünkü Gordon ailesinde isim sadece isim değildir; bir mirastır, bir karakter aktarımıdır. Cora’nın en büyük korkusu da oğlunun babasının adını taşıyarak onun gibi acımasız, baskıcı ve sevgisiz birine dönüşmesi. Bu yüzden aynı hayatı üç farklı isimle okuyoruz: Bear → güçlü ama aynı zamanda yumuşak ve cesur Julian → daha özgür, daha göksel, başka bir ihtimal gibi Gordon → ağırlığı geçmişten gelen bir kader Kitap boyunca aslında şu sorunun içinde dolaşıyoruz: “İnsan ismine mi dönüşür, yoksa yaşadıkları mı onu o yapar?” Beni en çok etkileyen şey, Cora’nın kendi hayatını değiştirememesine rağmen çocuklarının kaderini değiştirmeye çalışmasıydı. Çünkü bazen bir annenin elinde kalan son şey, çocuğuna verdiği isim oluyor.
İsimlerFlorence Knapp · Domingo Yayınevi · 2026431 okunma
Reklam
10/10
·624 syf.··
2026 28. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 02 Mayıs 2026 23:44
Daha önce Bülbül ve Kış Bahçesi kitaplarını da büyük bir keyifle okumuştum. Kristin Hannah yine insanın içine işleyen, duyguları çok güçlü hissettiren bir hikâye yazmış. Bazı dostluklar sadece güzel anlardan ibaret değildir… Kırgınlıkları, kıskançlıkları, yanlış kararları ama buna rağmen hiç kopmayan bağları da içinde taşır. Ateşböceği Yolu ve Ateşböceğinin Şarkısı tam olarak böyle bir hikâyeydi... Tully güçlü, hırslı ve dışarıdan bakınca kusursuz görünen biri. Kate ise daha sade, daha “arka planda” ama duygusal olarak çok daha derin. Bir dostluk düşün… yıllar geçse de kopmayan, ama aslında içten içe kırılan... Çok duygusal ve keyifli bir okumaydı...
Ateşböceği YoluKristin Hannah · Pegasus Yayınları · 20169,6bin okunma
Puan vermedi·255 syf.··
2026 26. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2026 00:02
Gece Kelebeği, yalnızca bir hikâye anlatmıyor;Dersim Olayları sonrasında yaşanar sürgünleri, devletle așiretler arasındaki çatışmaları ve yöre halkının çektiği zulmü bir kız çocuğunun gözünden anlatıyor. Çünkü çocuk bakışı; olup biteni anlamlandıramasa da zulmü, korkuyu ve yoksunluğu bütün çıplaklığıyla hissettir. Bu yüzden okurken acı daha da derine işliyor. Özellikle anne karakteri Fecire Hatun'un çaresizliği ve ayakta kalma mücadelesi kitabın en güçlü damarlarından biri. Bir annenin evladını koruma çabası ile hayata tutunma savası iç içe geçiyor. Onun sessiz direnisi, roman boyunca insanın içine işleyen bir ağırlık bırakıyor. Yazarın en etkileyici yanlarından biri de mekân anlatımı. Dersim'in köyleri, dağları, ormanları öyle canlı anlatılmış ki sadece okumuyorsunuz, sanki siz de yolları yürüyorsunuz. Bir yanda acı, bir yanda annenin kızına anlattığı masallar... Karanlığın içinde küçük bir umut Işığı qibi. Romanin sert gerçekliğine rağmen okura nefes aldıran, umut duygusunu diri tutan bölümler bunlar. Devam kitabı On iki Dağın Sırrı ise bu hikâyenin öncesine giderek zulmün, haksızlıkların ve sürgünlerin nasıl başladığını anlatıyor. Böylece iki eser birlikte okunduğunda yalnızca bireysel bir dram değil, toplumsal bir hafıza da ortaya çikıyor. Kısacası bu kitaplarda yalnızca sayfaları çevirmiyorsunuz; acının, direncin ve kaybolmayan insanlığın içinden geçiyorsunuz...
Gece KelebeğiHaydar Karataş · İletişim Yayınları · 2012316 okunma
Puan vermedi·256 syf.··
2026 25. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Nisan 2026 17:49
Sylvia Plath’ın Sırça Fanus kitabında New York’a büyük hayallerle giden Esther, kendini çürümüş ilişkilerin, yapay insanların ve anlamsız bir kalabalığın içinde buluyor. Dışarıdan ışıklı görünen hayatın içinde, içeriden yavaş yavaş kararan bir ruh... Kitabın başından sonuna kadar eksilmeyen o kasvet hissi beni yordu resmen . Esther’in ruhsal çöküşünü sadece okumadım, adeta hissettim. Sayfalar ilerledikçe insan onun nefessizliğine ortak oluyor. Ve kitap bittiğinde insanın aklında tek bir soru geliyor: Biz hangi fanusun içinde yaşamaya alıştık?
Sırça FanusSylvia Plath · Kırmızı Kedi Yayınevi · 201917,2bin okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2026 24. kitabı
·
33 saatte okudu
·
Okunma: 20 Nisan 2026 18:47
Angola bağımsızlığını kazanmadan hemen önce… Ludo Vasadić, apartman dairesinin kapısına bir duvar örer. Ve orası artık onun dış dünyaya kapalı hayatıdır. ️ Terasında sebzeler yetiştirir. ️Güvercinler besler. ️Kitaplarıyla ısınır. Duvarlarına kendi hikâyesini yazar. Ama dış dünya asla tamamen susmaz… ️Radyodan sızan sesler. ️Geçmişin izleri Ve bir gün gelen Sabalu Her şey değişmeye başlar. Anlatım parçalı ve ilk başta hikâyeye girmek zaman alıyor. Ama sayfalar ilerledikçe her şey yerine oturuyor. Birden fazla karakterin hikâyesi hızlı akıyor, bu da kitaba hareket katıyor. Yoğun anlatımlı ve derin kitaplardan sonra okunursa daha çok keyif verir.
Unutmanın Genel TeorisiJose Eduardo Agualusa · Timaş Yayınları · 20181,491 okunma
Reklam