Oysa ben bir akşamüstü oturup turuncu bir yangının eteklerine, yüreği avuçlarımda atan bir can yoldaşıyla dünyayı ve kendimi tüketmek isterdim. Öyle bir tüketmek ki, sonucu yepyeni bir "ben"e ulaştırırdı beni, kederli dalgınlığımdan her döndüğümde...Bir ben ki tüm ilişkilerin perde arkasını görür de gülerdim sessizce yapay yakınlıklarına insanların. Kim kimi ne kadar anlayabilir Ömür hanım? Şükrü Erbaş
Edebiyat
“Zerre içinde zerreyim, Ben kendimi bilmez miyim?” Aşık Daimi
Felsefe
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Sahibine..
Pardon bayım, ben sizinle hiç öpüşmüş müydüm? Üzgün olduğum zamanlarda duygularımı ifade etmek için kelimelerin arkasına sığındığımı düşünürüm. Bazen de yazmamak için kendimi zorlarım. Dilin ucuna kadar gelen kelimeleri söylemeden tutmayı başarmak ne kadar zor ise, dimağı işgal eden düşüncelerin düşüncesizliklerini dizginleyerek yazmamak için direnmek de o derece zor. İnsan bazen kendini bile isteye zorlu bir yolda bulabiliyor; arzunun, sevginin, belki de sevme ihtiyacının isteği o kadar güçlü ki yanlışların içinden doğru hayallere tutunmaya çalışırken buluyoruz kendimizi. Yeter ki insanın sevmeye gönlü olsun her şey gerçekleşir arzusuyla ilerlediğimizde, bir kelime, bir cümle veya bir soru tüm soğukluğu ile tokatı yüzümüze indirebiliyor. Oysa bedenen bir avcının kurşunu dışında yaralayan, can acıtan, hatta öldüren hiçbir şeye maruz kalmazsın. O kurşuna da kader deyip teslim oluverirsin. Bir avcının kurşunu asla bir insanın samimiyetsizliği kadar can yakamaz. Bitmiş bir şeyin ardından koşmak nasıldır bilir misin? Zamanın içinde geçen her anın avuçlarımın yanmasına sebep olduğunu söylesem, bunun nasıl bir duygu olduğunu anlayabilir misin? Bu durumlarda nefes almakta güçlük çektiğimi ben bilirim de, benim dışımda başka kimler bilir diye bir soruya genel bir tanımlama yaparak cevap bulabilir misin? Yağmurlu havalarda ıslanan kaç güvercin gördün hayatında? Islanmanın arınmak olduğunu düşünen kaç insan tanıdın? Yağmurdan koşarak kaçan insanların, bilmeden kendilerinden kaçtıklarını hiç düşündün mü? Kendisiyle konuşamayan insanların, yanılsama içinde olduklarını, aslında bu durumlarda insanın içine kapandığını, içine kapandığını sandığı anların da yalnızlık olarak nitelendirildiğini söyleyen birilerini tanıdın mı? Yalnızlık, yalnız yapabileceğini düşünen insanın
Bugün sosyal psikoloji çalışırken(konu depresyon ve maniydi) farkettim ki tebriği hak ediyorum yergiyi değil. Kibirli bir yerden değil, sağ çıkma tebriği. Çokça kutluyorum kendimi, gözlerimden öpüyorum.
#ihhgünlükler
Aah keşke anlasam şu derdini… Vazgeçtim artık yoramam kendimi. ;) TUANA
Müzik
Uzun zamandır kendimi hep gözüm kapıdayken buluyorum. En ufak bir tıkırtı da keşke gitsem buralardan diyorum. Bu evden, bu insanlardan, bu şehirden, bu ortamdan, bu aileden. Kimseyi tanımamış olmayı istiyorum. Keşke yer yüzündeki tek bir insanla bile muhabbetim olmasaydı diye düşünmekten alıkoyamıyorum kendimi. Bir ben bulamadım bu alemde yerimi. Bir ben eksik kaldım. Bir benim gözüm yollarda kaldı sanki... Tek bildiğim; bu alemden, bu diyardan, buradan gitmek. Kötü anılarımın olduğu her yeri, herkesi terketmek. Ansızın ve bir gece... Çünkü ben nereye ait olduğumu bulamadan iyileşemeyeceğim. Ben sanırım hiç bir zaman İyileşemeyeceğim.