Hadis
Efendimiz Hz. Muhammed (ﷺ)’in ümmetine ibret olarak anlattığı rivayetlerden biri de KİFL kıssasıdır. Buyurdu ki Efendimiz (ﷺ): Eskiden “Kifl” adında bir adam vardı. Günahlardan sakınmayan, haramlara düşmekten çekinmeyen biri olarak bilinirdi. Bir gün bir kadını günaha çağırdı ve ona para teklif etti. Kadın büyük bir ihtiyaç ve çaresizlik sebebiyle bunu kabul etti. Tam günah işleneceği sırada kadın titremeye başladı ve ağladı. Kifl ona sordu: “Seni ben mi zorladım, tiksindim mi benden, neden ağlıyorsun?” Kadın şöyle dedi: “Hayır… Ama ben bunu hayatımda ilk kez yapıyorum. Açlık beni buna mecbur etti. Allah’tan korkuyorum…” Bu sözler Kifl’in kalbini sarstı. Kendi kendine dedi ki: “Bu kadın, işleyeceği ilk günahtan dolayı Allah’tan böyle korkuyorsa, ben bunca günahı nasıl işledim?” Bunun üzerine geri çekildi, parayı kadına verdi ve: “Git, bu para senin olsun. Vallahi artık Allah’a isyan etmeyeceğim.” dedi. O gece samimi bir tövbe etti. Ve rivayete göre aynı gece vefat etti. Ve sabah insanlar kapısında şu yazıyı gördüler: “Allah, Kifl’i bağışladı.” Tirmizî, Kitabu'z-Zühd no: 2496 Müsned-i Ahmed b. Hanbel Hâkim en-Nîsâbûrî, el-Müstedrek ale’s-Sahihayn
Allah
Bir gün köyün delisi ağanın yanına gitmiş. Ağa,şu beyaz atını bana ver demiş. Ağa öfkelenmiş Git işine! O atı kimseye vermem. Deli hiç üzülmeden dönüp gitmiş,giderken de kendi kendine; İsteseydin verirdi,ağa da kim oluyor ki,demiş. Bu söz ağanın kulağına gitmiş. Günlerce kafasına takılmış. Sonunda deliyi çağırıp beyaz atı vermiş. Deli atın yularını almış,yürümeye başlamış bu kez de; Sen istedin de verdi,ağa da kim oluyor ki, demiş..
Reklam
Gülce, aynanın karşısına geçip makyaj masasına saçındaki tokaları tek tek çıkartıp bırakıyordu. Melahat kulağına taktığı kulaklıkla yine çevreye olan bağlantısını tamamen kopartmıştı. Yerinde dans edip eğleniyordu. Eda bir elindeki kitaba bakıyor bir de ona. Hiç ses yoktu ancak görüntüsü dahi onu deli ediyordu. EDA: Yeter! Git başka yerde dans et! Alo, duymuyor mu mu bu beni! GÜLCE: Yine başlama. Bırak ne yapıyorsa yapsın, birazdan ışıkları kapatacağım zaten. EDA: Dikkatim dağılıyor anlamıyor musun! GÜLCE: Ben de seni görünce… Neyse… Gülce, Melahat’ın yanına gidip dürttü. Kulağına bir şeyler fısıldayınca Eda’ya karşı dik dik başları eşliğinde yatağına yolladı. Banyodan elinde havlu, saçları ıslak bir halde Asya çıktı. Dalgın dalgın yürürken havluyu kirli sepetine atıp yatağına uzandı. Battaniyesini başını örtecek kadar kendine çekip sessizliğe gömüldü. Etraftakiler pür dikkat onu izlemişti. Birbirlerine gözleriyle işaret verip durumu anlamaya çalışıyorlardı. Gülce ışığı kapatıp yatağına geçti. Aradan beş dakika kadar bir süre geçince ağlama sesleri duyuldu. Gülce doğrulup etrafına bakındı. Ses Asya’nın yatağından geliyordu. Yatağına uzanıp boş gözlerle tavana bakıyordu. Diğer kızlarda sessizce onu dinliyordu. Melahat komidinin üstünden telefonunu alıp fenerini açtı. Tavanda daireler çizdi. Gülce ne yapmaya çalıştığını ilk başta anlayamamıştı. Sonra eline telefonu alıp eşlik etti. Eda da fenerini açtı eşlik etti. MELAHAT: Ne yaparsan yap asla yalnız olmadığını bil. GÜLCE: Bizi ayakta tutan ışığımız olduğu sürece yalnız değilsin. Ağlama sesleri yavaş yavaş kesildi. Birkaç saniye sonra Asya battaniyeyi üzerinden attı. Asya battaniyesini üstünden atıp kollarını açtı. Kızlar koşup üstüne atladı. ASYA: Beni boğmaya mı geldiniz! Ah ayağım! GÜLCE: (Yanağından öpüp
1000Kitap
Vacid | el-Vacid İsminin Anlamı Vacid isminin lügat anlamı: Vücd ve cide mastarlarından türemiş olan el-Vacid ismi; bilmek, bulmak, istediğini elde etmek, çok sevmek, üzülmek, öfkelenmek, zengin ve malik olmak anlamlarına gelmektedir. Vacid ismi Kur’an’da Rabbimiz için kullanılmamıştır. Meşhur Esma-i Hüsna hadisinde zikredilmektedir. EL-VÂCİD: istediğini bulan; fakirlik ve zarurete düşme­yen daima zengin olan. Kadri ve şanı yüce, kerem ve cö­mertliği sonsuz olan… Bir ayette kulun, kendine yazık edip de bunaldığı za­man Allah’a yönelirse, onu ne kadar merhametli ve ne kadar cömert, tevbeyi kabul eden müşfik bir Rab olarak bulacağı anlatılıyor: “Biz her peygamberi sırf, Allah’ın izni ile itaat edil­mek üzere gönderdik. Eğer onlar kendilerine zulmet­tikleri zaman sana gelseler de Allah’tan günahlarının bağışlamasını dileseler ve Peygamber de onlara ba­ğışlama dileseydi, elbette Allah’ı tövbeleri çok kabul edici ve çok merhametli bulacaklardı.”(Nisa, 4:64) Vacid isminin ıstılah anlamı: Vacid; zengin olan ve hiçbir şeye muhtaç olmayandır. Vacid; kullarının taleplerini yerine getirmekte hiçbir zaman aciz kalmayandır. Vacid; istediğini istediği an huzurunda bulandır. Vacid; kendisinden kaçış ve kurtuluşun mümkün olmadığı yegane zattır. Vacid, kullarının bütün yaptıklarını görendir. Vacid; kullarını rızıklandırmaya, hidayet etmeye ve cezalandırmaya gücü yetendir. Vacid | el-Vacid Dualar ve Zikirler EL-VACİD isminin zikri (14) adettir. Zikir saati Zühre; günü Cuma’dır. Büyük Ebcetle hesap edilip (14×14=196) defa okunması daha uygun görülmüştür. Cuma sabah erken, gün doğarken ve ikindi sonrası ve akşamdan sonraki ikinci saat ile gece yarsı okunabilir.
Din İslam
Hz. Muhammed'in ailesindeki bazı kadınlar
🤍 Halaları: ♡ Safiyye bint Abdülmuttalib: Peygamber’in halası. Oğlu Zübeyr’i cesur yetiştirmiş, Bedir ve Uhud’ da Müslümanlara moral vermiştir. Cesaretiyle “savaşçı anne” olarak anılır. ♡ Âtike bint Abdülmuttalib: Müslüman olmuş, Mekke’de İslam’ın yayılışında Peygamber’e destek vermiştir. ♡ Ervâ bint Abdülmuttalib: Müslüman olmuş, ailesiyle birlikte Peygamber’in mücadelesine katkı sağlamıştır. 🖤 Teyzeleri: - Ferîda ve Fahita: Peygamber’in peygamberliğinden önce vefat etmişlerdir, bu yüzden İslam mücadelesinde doğrudan rol almamışlardır. ●○● Önüme bir video düşmüştü. Kısıtlanmış ve biraz örtülü durduğunu düşündüm: Geriye dönünce daha çok aklıma dedesi, amcası, damatları vs. geldi. O kadar halası olduğunu da teyzesi olduğunu da yeni öğrendim galiba. Tarihte ve günümüze dek sadece erkekler yaşamış ve yaşıyor gibi davranıldığından kadınlarla ilgili bir şeyler bulabilmek için illa eşelemek gerekiyor. Özellikle tarihte, yok dinde, en çok bilimde vs. aaa meğersem her şeyde. (: Kadına yıkılan roller mi yoksa erkeklerin hayali kadın figürü mü tam bilemem ama görüldüğü üzere her yerde sekteye uğramış. Özellikle kadına çoğunlukla "ev hanımı" gözüyle bakan İslamda kadınların her alanda aktiflik göstermesi onların bir hayli canını sıkmıştır. Hoş, dini öğretirken o tarz güçlü ve aktif olanları ya es geçiyorlar ya da pasif gösteriyorlar: Okumayın, meslek sahibi olmayın, erken evlenin, ilk ailenizden sonra kocanızdan ibaret olun. Onlar gözüne perde indirmesin ama siz örtülü giyinin. İlişkiler de eş ve eş olarak değil, sahip ve sözünden çıkmaması gereken hayvan üzerine kuruluyor. Şiddet güzellemesi yapılıyor ahlak ve edep güzellemesi değil, boşanma pek önerilmediğinden o aşamada dahi boşanma yerine o evden kefenle çıkma normal görülüyor. Bedensel, ruhsal ve duygusal refaha önem
Din
Hadis
Efendimiz Hz. Muhammed (ﷺ)’in ümmetine ibret olarak anlattığı rivayetlerden biri de KİFL kıssasıdır. Buyurdu ki Efendimiz (ﷺ): Eskiden “Kifl” adında bir adam vardı. Günahlardan sakınmayan, haramlara düşmekten çekinmeyen biri olarak bilinirdi. Bir gün bir kadını günaha çağırdı ve ona para teklif etti. Kadın büyük bir ihtiyaç ve çaresizlik sebebiyle bunu kabul etti. Tam günah işleneceği sırada kadın titremeye başladı ve ağladı. Kifl ona sordu: “Seni ben mi zorladım, tiksindim mi benden, neden ağlıyorsun?” Kadın şöyle dedi: “Hayır… Ama ben bunu hayatımda ilk kez yapıyorum. Açlık beni buna mecbur etti. Allah’tan korkuyorum…” Bu sözler Kifl’in kalbini sarstı. Kendi kendine dedi ki: “Bu kadın, işleyeceği ilk günahtan dolayı Allah’tan böyle korkuyorsa, ben bunca günahı nasıl işledim?” Bunun üzerine geri çekildi, parayı kadına verdi ve: “Git, bu para senin olsun. Vallahi artık Allah’a isyan etmeyeceğim.” dedi. O gece samimi bir tövbe etti. Ve rivayete göre aynı gece vefat etti. Ve sabah insanlar kapısında şu yazıyı gördüler: “Allah, Kifl’i bağışladı.” Tirmizî, Kitabu'z-Zühd no: 2496 Müsned-i Ahmed b. Hanbel Hâkim en-Nîsâbûrî, el-Müstedrek ale’s-Sahihayn
Reklam
Reklam