Umutsuz olmaları iyi. Bizim yapacağımız en birinci iş onların umutlarını öldürmek olacak. İçlerindeki umut tamamen söndüğü gün onların karıncalıkları da bitecektir. Kendilerini filler için yaratılmış bir hoş yaratıklar sanacaklar.
Her şeyimiz ortak, diyor Lux. Tarihçen o senin. Et olmakla insan olmak arasındaki diğer fark da bu. Hayvanlarla insanlar arasındaki farkı kastetmiyorum. Onlar evrim geçirmeyi bilir. Biz onlardan daha yetenekliyiz, nereden geldiğimizi bilme şansımız var. Bunu unutmak, bizi neyin var ettiğini ve nerelere götürebileceğini unutmak, şey gibi, ne bileyim. Kendi kafanı unutmak gibi.
"Herkes -özellikle eğitimle uğraşan insanlar- toplumun karanlığından bahsediyor. Iyi ama toplumun karanlığını aydınlatma sorumluluğu kimde? Eğitimle uğraşanlar toplumun karanlığından şikayet ediyorlar ama toplumu aydınlatma sorumluluklarını unutmuşlar. Bu karanlıkta onların karakterlerinin kapkaranlık gökyüzündeki yıldızlar gibi aydınlık olması gerektiğini unutmuşlarsa bu toplumun bir umudu olabilir mi!"
"... Fakat hiçbir sorunu çözmek istemeyen bir toplumda katlanma fikri yaygındır. Katlanmasalar nasıl yaşayabilirler?"
"Kişisel çaba bir işe yaramaz mı?"
"Yaramaz! Bu kadar kafası karışık, cahil, zavallı, fakir, halinden memnun hatta mutlu bir halk; ellerinde sopa olan, büyülü yaprakları ve kadınları çalmaktan başka bir şey bilmeyen askerler; kurnaz, bencil, öngörüsüz, utanmaz, kendi çıkarlarından başka bir şey düşünmeyen ve toplumla hiç ilgilenmeyen siyasetçiler varken kişisel çaba bir işe yarar mı?