Kerem Kaplan

“Bugün sizin için dininizi kemâle erdirdim ve size bağışladığım nimeti tamamladım." (Maide/3) Buyruğu gereğince bizim öğretmenimiz eğitimini tamamlamıştır. Eğitimin sona ermesinden sonra öğretmenin ölmesinin hiç bir mahzuru yoktur. Tıpkı ortadan kayboluşunun mahzurlu olmayışı gibi.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Bir şair şöyle der: Evladım! Hiçbir Ademden bir şey isteme! Sen kapısı hiç kapanmayandan iste. Allah, sen istemediğinde kızar. Ademoğlu ise ondan istediğinde kızar.
Ara sıra ölüm tehlikesinin gelişiyle karşılaşsa da, "Bekle biraz, daha çok zamanın var!" diyerek tevbesini geriye bırakmaya çalışır. Büyüdüğü zaman ise, "Acele etme, henüz ihtiyarlamadın, tevbeni o zaman yaparsın!" der. İhtiyarlayınca da; “Şu inşaatın var, şu aletin yapılacak, yolculuk var, şu çocuğun düğün giderleri var. Ev idaresi gerek. Şu adamın hasımlığı ve davaları var!" diyerek böylece bütün günlerini meşguliyetle geçirir.
Onlara ölümden, ahiret hayatından sorulunca: -Evet doğru konuşuyorsun, derler. Dilleri ile onlardan söz ederken kalpleri bütünüyle gaflete düşmüş vaziyettedir. Yemek yiyen bir adama yemekte zehir var desen, o da; -Evet, doğru söylüyorsun, diyerek dili ile söyleneni doğrulasa da, o yemeği yine yemeye devam etse, o yemekte zehirin olduğunu sadece diliyle doğrulamış ve fiili ile yalanlamış olur. İş ile olan yalanlama, dil ile yalanlamaktan çok daha mühimdir.
Aklı başında olan kimse ise bu konuda Hz. Ali'nin (Allah ondan razı olsun) şu sözüne uyar; 'Sakın hakkı adama bağlı olarak tanıma. Tersine önce hakkı tanı, sonra dolayısı ile hakka bağlı olanı tanırsın.'