Kerem Teke

Şeytan aşkı istediğinde gözü Maşuk'u bile görmez.
Puan vermedi·224 syf.··
2022 14. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2022 00:00
Bencillik insanı nereye sürükler? İçimizdeki yaşama isteği bizleri körleştiren bir hırsa dönebilir mi? Arzular şeytana bile pabucunu ters giydirebilir mi? Roman ebedi hayattan sıkılan Şeytan'ın büyük bir oyun için Dünya'ya inmesiyle başlıyor. Hepimizin tanıdığı Şeytan figürü Leonid Andreyev'in yazarlığında özgün bir görünüme kavuşuyor. Romanda ön planda olan duygu Şeytan'ın kibri ve bencilliği. Bunu Leonid Andreyev somut sıfatlarla göstermektense sahneler oluşturarak anlatmayı tercih etmiş. Örneğin Şeytan biriyle karşılaştığında veya bir sahneyi tasvir ederken sadece kendi gördüğünden bahsediyor. Herhangi bir insanın saç rengidir veya kişilik özellikleridir Onun umrunda değilse bahsetmiyor. Aşık olduğu kadının beyaz tenli oluşu dışında bile bir şey öğrenemiyoruz. Aralarında neredeyse hiç diyalog geçmiyor geçse de Şeytan bunlardan bahsetme gereği duymuyor. Evet roman yeni bir Şeytan karakteri vaat etmiyor etmesine ancak sayfalar boyunca akıcı ve tempolu anlatım ile zevkli bir deneyim sunuyor. Eğlenceli ve tempolu bir kitap arıyorsanız tercih edilebilir bir kitap. Yazının bundan sonrası Spoilerlı. Kitap dört bölüm olarak kurgulanmış. İlk iki bölümü Şeytan'ın dünyaya inişi ve Milyoner kişiliği ile Roma'ya seyahatini ve Roma'da geçirdiği günlerini anlatıyor. İki bölüm boyunca Şeytan insan olmadığını ve asla olmayacağını insan evladına kah aşağılayarak kah överek kah teselli ederek anlatıyor. Asıl hikaye Maria ve Magnus ile tanışmasıyla başlıyor. İronik bir durum olarak Şeytan Meryem'e benzettiği Maria'ya koşulsuzca aşık oluyor. Burada dikkatimi çeken Şeytan'ın Maria'yı aslında zerrece önemsememesiydi. Hatta romanın sonlarında Maria aslında yoktu Ben uydurdum dese inanacak durumdaydım. Maria hakkında Meryem'e benzemesinden ve Şeytan'ın içini yakmasından başka hiçbir şey
Roman
Şeytan'ın GünlüğüLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20254,800 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Dünya çıldırdığında böyle gülmeye başlar
Puan vermedi·80 syf.··
2021 10. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2021 02:57
Bazı kitaplar vardır anlattığı dünyaya girebilmek için çaba göstermeniz gerekir. Kızıl Kahkaha kısa bir roman olmasına rağmen sadece yarattığı dünyayı canlı hale getirmekle kalmıyor sizi de bir parçası haline getiriyor.Kısa ve vurucu betimlemeler öyle iyi kullanılmış ki bazı noktalarda bomba seslerini duyuyor, sahra hastanesindeki homurtulardan rahatsız oluyor,güneşten dudaklarınız kurudu sanıyorsunuz. Leonid Andreyev bu anlamda sayfalar üzerinde film çekmiş dersek yanılmış olmayız. ---Spoiler---- Betimlemelerin ve canlı dünyanın yanı sıra kitabın hikaye anlatımında tercih ettiği yöntem takdire şayan. Parçalardan oluşmuş iki bölüm var ve bu bölümler karakterin gözünden anlatılıyor. Bu parçalar karakterlerin yırtılmış veya zarar görmüş günlüklerinden okunaklı kalmış parçalarını okuyormuş gibi hissettiriyor. İlk bölümde karakteri ve savaş alanında yaşadıklarını öğreniyoruz, ikinci bölümdeyse kardeşinin gözünden savaş atmosferinin insanların dengesini nasıl bozduğunu görüyoruz. Hikaye boyunca en sevdiğim nokta klasik savaş anlatısının tercih edilmemesi oldu. Bir düşman var, insanların zihinlerini ve dünyayı sarmış vahşi kızıl kahkaha. Kızıl kahkaha duyulduğunda ne düşman ondan kaçabiliyor ne dost. Kim olursa olsun sonunda kızıl kahkaha daima kazanıyor. Birbirini öldürmek isteyen askerler, kan içmek isteyen insanlar, kendi tarafına saldıran taburlar, trenle toplanan cesetler ve en korkuncu savaştan canlı kurtulanlar. Karakterin savaştan döndükten sonra yaşadıkları size keşke ölseydi dedirtiyor. Dehşet verici olansa karakterin hayata tutunan pozitif biri olmasına rağmen etrafındaki insanların bir türlü savaştan önceki insanla aynı insan olduğunu kabullenememesiydi.Bir bisiklete binebilmenin bile özlenebilir bir şey olması hatta sandalyeye tek başına oturabilmenin
Kızıl KahkahaLeonid Andreyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20257,7bin okunma
Sadece İzleyen Bir Adamın Öyküsü
8/10
·187 syf.··
Beğendi
·
2021 19. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2021 14:38
Dostoyevski'nin imzasını taşıyan her eser gibi dış dünyayı iç dünyanın süzgecinden geçirerek, gri renklerle anlatan bir eser.Zaten bir Dostoyevski eserinin de esas özelliği ruhu yansıtmasıdır. Diğer romanlarında olduğu gibi bunda da karakterler gerçekten yaşıyorlar.Aleksey İvanoviç bir öğretmen ve hayat onu bir generalin yanında Roulettenbourg'e atıyor.Hikayeyi Aleksey İvanoviç'in notlarından öğreniyoruz.Bu yerinde bir tercih olmuş çünkü kitapta yan karakterler,hatta mekanlar bile aslında önemli değiller.Aleksey İvanoviç ne hissediyor, ne görüyorsa siz de okurken onları görüyor ve hissediyorsunuz.Diğer karakterler yalnızca diyaloglardan ve ana karakterimizin yazdıklarından ibaret.Aleksey İvanoviç'in en sevdiğim özelliği hayatına dair olan kayıtsızlığı oldu.Bu bir oblomovluk ya da kadercilik şeklinde de değil.Hayata dair hayalleri,insanlardan beklentileri olan duygusal bir karakter.Ancak bu konuda hiçbir şey yapmıyor, öyle ki etrafındaki insanlar gibi sanki kendini de dışardan izliyormuş havasında.Bir şeyleri başardığında omuzlarından tutup şimdi ne yapacaksın diye sorsanız size "e ne yapayım ki" diyecek neredeyse! Romanda Aleksey'in fakat ne yapabilirim psikolojisi çok iyi anlatılmış.Bir şeyin parçası oluyor ancak asla olayların üzerinde etki yaratamıyor.Bunun sebebiyse ne saflık ne umursamazlık Aleksey İvanoviç sadece sürükleniyor ve bunu da farkında. Spoiler!!-------------- Kitapta işlenen aşk hikayesi de bu yüzden bir yere varamıyor ve havada kalıyor.Aleksey İvanoviç kanaatimce ne kumarbaz ne de bundan sahici bir zevk alıyor.Bunu 100.000 frank kazandığı akşamdan sonra görüyoruz.Derhal Polina'nın yanına gidiyor.Eğer burada Polina sahiden onunla beraber bir hayata başlasaydı Aleksey İvanoviç bu defa bambaşka bir yere sürüklenecekti.Bunu hemen ertesi günü Blanche'nin
Edebiyat
KumarbazFyodor Dostoyevski · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202388,4bin okunma