Tenakuz mu ? Tahrifat mı ?
Puan vermedi·1200 syf.··
2026 16. kitabı
·
21 günde okudu
·
Okunma: 17 Mayıs 2026 13:43
Gazi Mustafa Kemal Atatürk; Osmanlı okullarında okumuş, yetişmiş, Osmanlı ordusunda görev almış, Osmanlı üniforması giymiş ve Osmanlı'nın verdiği yetkilerle hareket etmiş bir kimse olmakla beraber, Nutuk'un ilk sayfalarında Sultan Vahidettin'e ağır ithamlarda bulunmakta, hatta "soysuz" dahi demektedir. Bununla birlikte başta Fatih Sultan Mehmet, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman ve Abdülhamid Han olmak üzere bütün Osmanlı padişahlarını kapsayacak şekilde, "Osmanoğulları altı asırdan beri milletimize tasallut ederek milletin hâkimiyet ve saltanatına el koymuş, Türk milleti şimdi bunlara isyan ederek hâkimiyet ve saltanatını eline alarak bu mütecavizlere hadlerini bildirmiştir." diyerek cümle Osmanlı padişahlarına hakaret etmiş ve onları aşağılamıştır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk, Büyük Millet Meclisinin açılışını cuma gününe denk getirmek ve onun manevi bereketinden istifade etmek suretiyle gayet dindar bir görünüm sergilemiştir. Kurmuş olduğu cumhuriyetin ilk anayasasına "Türkiye devletinin dini, Din-i İslam'dır" ibaresi yerleştirilmiş ve kendisi cumhuriyet tarihimiz boyunca ilk defa minbere çıkıp hutbe okuyan cumhurbaşkanımız olmuştur. Buna rağmen kısa bir müddet sonra anayasadan İslam ibaresi kaldırılmış ve laiklik getirilmiştir. Hatta Kâzım Karabekir Paşa'nın, Nasıl Hristiyan Olacaktık? isimli eserinde bildirdiği üzere; Gazi Mustafa Kemal Atatürk, milletimizin dinini Hristiyanlık olarak değiştirme fikrini Kâzım Karabekir Paşa'ya açmış, ondan gördüğü tepki neticesinde ise bunu bir şaka olarak nitelendirmiştir. Malumunuz olduğu üzere Kanuni Sultan Süleyman Han bir mektupla Fransa'da dansı yasaklatmış iken, Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün teşvikleriyle Keriman Halis, Avrupalıların önünde arzıendam etmek ve onların önünde dans etmek üzere Avrupa'ya gönderilmiş,
İnceleme
NutukMustafa Kemal Atatürk · Yapı Kredi Yayınları · 202134,5bin okunma
Çiçekler Susamışsa...
Puan vermedi·384 syf.··
2026 1. kitabı
Kitabın dili gayet anlaşılır ve yalındı; sürükleyiciydi ve okurken zamanın nasıl geçtiğini de anlamadım. Okudukça daha da meraklandırdı ve olayların içine daha da çekti kitap beni 10/8 --- spoiler --- Kitap Birli denen bir pavyon sahibinin Elif'le tanışmasıyla başlıyor. Birli bir gün sokak ortasında birçok elemanı tek başına dövüyor ve Elif ondan etkileniyor. Birli de türlü oyunlarla bu kızı arabasına atıp tecavüz ediyor ve kızın hayatı bambaşka bir yöne çevriliyor. Sonrasında Yâdigardır, Dursundur, Keriman Teyzedir derken birbirinden farklı kişilerin hikayelerinin birbiriyle harmanlanıp birleşmesini izliyoruz. --- spoiler ---
Çiçekler SusayıncaAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 20213,294 okunma
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Puan vermedi
“Ahmed Günbay YILDIZ’ın her eseri film tadında.Kitap başlangıç olarak sıkıcı gelse de hayatın akışında ki gerçekçilik olarak sizi içine çekiyor.Yazar, her eserdinde olduğu gibi bunda da ahlaki üslubun önemini kaleme almış.Yapılan hiçbir kötülüğün karşılıksız kalmadığı ve yıllar geçse bile elbet bunun karşınıza çıkacağı, kaderinde bu bedeli size ödeteceğini anlatan bir hikâye. Elif:Yeşermekte olan bir fidan. Yadigâr:Ne murat almış ne de yadigâr kalabilmiş. Keriman Hanım:Onuru çiğnenmiş bir kadın. Birli:Kitaptaki tüm karakterlerin hayatını mahveden haysiyetsiz bir adam. İnsanları hayatının baharında kaderine küstürmemek gerekir.Beni bu hikâye de en etkileyen karakter Elif oldu.Toplum olarak ahlâki değerlerimize önem vermeli ve yeni yeşeren bir fidanın, zaten yeterince kötülüklerle dolu olan bu dünyaya karşı korumalıyız. Elif’ler özeldir ve benim Elif’im tüm Elif’lerden daha özeldir.Keyifli okumalar…”
Çiçekler SusayıncaAhmed Günbay Yıldız · Timaş Yayınları · 20213,294 okunma
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2025 3. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 28 Şubat 2025 11:10
Göçmen bahçıvan Akim ile Keriman'ın , Mihriban'ın gölgesinde geçen aşklarının en büyük tanığı küçük yeğeni Gönül'ün gözünden bize aktarıldığı bir öykü ile başlıyor kitap. Gönül'ün aktarımıyla yaşanan aşka, sadakate, kültüre, sosyal yaşantıya tanık oluyoruz. Yazarın daha önce Parasız Yatılı kitabını okumuş ve çok beğenmiştim. Bu kitabını aynı hislerle bitiremedim. Dil anlatım olarak duyguyu çok güzel verebiliyor olsa da bana hiç hitap eden bir kitap olmadı. Kitapta bağımsız üç öykü var. İlk öykü kitaba adını vermiş ve benim pekte beğenmediğim bir eser olarak kaldı. 'Sesi Olmayan Türkü' ve 'Varoşlarda' öykülerini daha içten buldum ve beğendim. Konu olarak bana daha yakınlık hissi verdi. Tavsiyedir diyemeyeceğim.
Akim SevgilimFüruzan · Yapı Kredi Yayınları · 2023493 okunma
8/10
·320 syf.··
2019 70. kitabı
Romanın ilk kısmı, Medlerin Keyhüsrev tarafından yıkılması süreciyle başlar. Son Med kralı Astyages, Lidya kralı Krezüs’ün eniştesidir. Bu akrabalık bağı, Medlerin yıkılışının Krezüs üzerindeki etkisini artırır. Krezüs son derece zengin bir hükümdardır. Eşi Karuna, hasta oğlu Krytis, veziri Sandanis ve komutanı Nakata ile birlikte güçlü bir yönetim kadrosuna sahiptir. Lidya’nın anaerkil yapısı, Anadolu’daki güçlü konumu ve başkent Sfard’ın zenginliği özellikle vurgulanır. Paktolos Nehri (Sart Çayı) çevresindeki altın madenleri, Lidya’nın ekonomik gücünün temelini oluşturur. Krezüs’ün aşırı zenginliği, altınla kurduğu bağ ve buna rağmen harcamaktan kaçınan cimri tavrı dikkat çekicidir. Devletini daha da güçlendirmek için para bastırma ve ticari hâkimiyet kurma düşüncesi ön plandadır. Ancak geleceğe dair kararlarında kâhinlere başvurması, dönemin zihniyetini yansıtır. Bilge Solon ise diğer kahinlerden farklı olarak asıl zenginliğin maddi varlık değil mutluluk olduğunu söyler ve Krezüs’e geleceğe dair önemli bir uyarıda bulunur. Krezüs bu sözlere tepki gösterir; ancak ilerleyen süreçte Solon’un haklılığını acı bir tecrübeyle anlar. Hikâye yalnızca saray çevresinde ilerlemez. Nakkaş Namirek Usta ve kızı Edusa ile Musevi Halludos, Karialı Kufu ve Phrygialı Mehte’nin ekseninde toplumsal bir boyut kazanır. Edusa’nın güzelliği ve üç gencin ona duyduğu aşk, olayların duygusal yönünü oluşturur. Edusa, kendisine talip olan gençlere gerçekten onu hak edip etmediklerini sorgulatır. Hallys (Kızılırmak) kıyısında yapılan savaşta Krezüs mağlup olur. Sandanis ölür ve mezarına büyük hazineler konur. İhanet ve entrika sahneleri dikkat çeker; Mehte’nin Kufu tarafından öldürülmesi ve suçun Halludos’a atılması, zindan sahneleri ve işkence, dönemin karanlık yüzünü gösterir. Edusa’nın aslında
Karun ve Anarşistİskender Pala · Kapı Yayınları · 20176,4bin okunma
Gerçek hayat hikayesini sevenler toplansin
10/10
·272 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
1964'ten 1999'a kadar olan zaman dilimini ele alan kitapta; Türkiye 'deki yaşamın zorlasmasiyla Almanya 'ya gitmek isteyen Neriman hamile olduğu anlayınca bebeği doğurup eşi Halil'le birlikte Keriman ve İbrahim'e verip Almanya'ya gidiyor. Bebeğin adı her iki babanın da isimleri olan Halil İbrahim oluyor. Halil İbrahim diğer çocuklara göre daha farklı bir çocuk. On beş yaşına geldiğinde gerçek ailesini bulmak için Almanya'ya gidiyor. Halil İbrahim'in hayat hikayesini merak ediyorsanız okumanızı tavsiye edeceğim bu gerçek hayat hikayesinden uyarmış kitabı mutlaka okumalısınız.
1000Kitap
Bir Bedende İki Masum Kardeş IMehmet Tuncay Duruk · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202534 okunma