Beylikten Devlete
Puan vermedi·632 syf.··
2026 43. kitabı
·
54 günde okudu
·
Okunma: 28 Mayıs 2026 00:23
Olay örgüsünü Ertuğrul Gazi ile başlayan süreçten Osman Bey'in amcası Dündar ile olan rekabetine kadar getirmek başlıbaşına bir tarihçi işi.Dolayısıyla normal zamanda bir tarihçiden bekleyebileceğimiz bu işi,Kemal Tahir anlatıyı 600 sayfadan biraz uzun tutarak ve bu sırada eğer ben okuduğumu yanlış anlamadıysam kronolojik hata namına sadece Orhan Bey ile Ertuğrul Gazi'yi çağdaş göstermek hatasına düşerek -araştırabildiğim kadar Orhan Bey,Ertuğrul Gazi öldükten bir yıl sonra doğuyor esasında- gayet güzel başarıyor.Türk Dil Kurumu ödülünü de almış. Ertuğrul,Osman ve Orhan Beyler üzerinden Bey olmanın,Lider olmanın zorluklarını; Kerimcan üzerinden de o devirde herkes erkekten belli bir oranda savaşçılık hüneri beklerken,bilgiye gönül vermişliğin yarattığı çelişkinin o erkek kişisi üzerinde doğurduğu baskıyı gösteren çok katmanlı bir eser. Kerimcan en sonunda "Siyasetnâme" 'yi (Nizamülmülk?) yeniden eline alabilecektir.
Devlet AnaKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20198,9bin okunma
Puan vermedi·196 syf.··
2026 52. kitabı
Kimse bir anda kaybetmez. Yavaş yavaş eksilir insan. Güzel Kaybedenler, tam olarak bu eksilişin kitabı. Dışarıdan bakınca hayat devam ediyor gibi: insanlar konuşuyor, gülüyor, bir şeyler yaşıyor. Ama içeride başka bir şey oluyor. Bir kopuş. Sessiz, görünmeyen bir uzaklaşma. Kendinden. Kitap boyunca karakterler ne tam kötü ne de gerçekten iyi. Daha çok, ne yaptığını bilmeden yaşayan insanlar. İlişkiler var ama bağ yok. Yakınlık var ama temas yok. Herkes birbirine değiyor, kimse kimseye ulaşamıyor. Çünkü bazı insanlar kaybetmeyi seçmez. Fark etmeden kaybolur.
Güzel KaybedenlerKerimcan Kamal · Doğan Kitap · 2016165 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Puan vermedi·651 syf.··
2026 4. kitabı
·
34 günde okudu
·
Okunma: 08 Mart 2026 00:00
Saf, bakir, apaçık, capcanlı Türkçe kullanımıyla Türk romanı tartışmasının ortasına alev gibi düşen bu başyapıtla Kemal Tahir; söz konusu lokal imgelerin, unsurların ve dilin kullanımında mahirliğini göstermiştir. Esinlerini, referanslarını gazavatnamelerden, atasözleri ve deyimlerden, Orta Anadolu'nun bağrından kopan yazılı ve sözlü miraslardan alarak bu yapıyı oluşturmuştur. 50'ler sonrası Türk romanı tartışmasına yerel unsurlarla beslenen saf Yunus Emre Türkçesi ile karşılık verirken dönem edebiyatı için belirleyici olacak Türk romanı ve Türkçe roman farkını da göstermiştir. Eserini yazarken kökenini Anadolulu eserlerden alıp konuşmalarında Dostoyevski'ye atıfta bulunmuş, lokal ögeleri hikayelerine katıp tam bir Türk romanı oluşturma çabasına girmiştir. Okuyup araştırıp yazma sürecinde Köprülüler ailesinden miras kütüphanenin Amerika'ya satılmasına da kızgınlığını İsmail Coşkun ve Emrah Safa hocamın Devlet Ana incelemesi yayınında öğrendim. Yazarın açık seçik, gerçeğe en yakın Türk romanı oluşturma sürecinde bu kadar ince eleyip sık dokurken bilgi ve esin kaynağı olabilecek bu kütüphanenin elden çıkarılmasına tepkisiz kalacağını düşünmek saçma olurdu. Romanın temelini atarken çeşitli ahi gruplarının, heteredoks dervişlerin, savaşçı grupların, heterodoks İslami yapı içerisindeki grupların rollerini olduğu gibi yansıtıp beylikten devletleşme sürecini tarafsızca anlatmış, okuyucuyu bu farklı kültürlerle tanıştırmıştır. Dini alanın kuruluşta yaygın kanının aksine henüz oturmamış olması çeşitliliği ve dolayısıyla ilerde uygulanacak istimalet politikasının ilk adımlarını atmasını sağlamıştır. Beyliğin yükselmesinde dönemin coğrafyasını etraflıca analiz eden ve özgüveniyle, kendini ifade edişindeki kararlı tavrıyla beyliğin fikir babalarından Şeyh Edebali'yi öyle
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,9bin okunma
10/10
·632 syf.··
2026 4. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 17 Şubat 2026 12:08
Kurt Kanunu ile dilini beğendiğim ve bir tarih tezine imza atan Kemal Tahir’in Devlet Ana’sı edebiyat derslerinde aşina olduğumuz bir roman. Okumasının bu günlere kalması da benim ayıbım. Hatırladığım kadarıyla lisede Küçük Ağa daha bir tavsiye edilip okutuluyordu okullarda. Bunda Kemal Tahir’in yer yer kadın erkek ilişkilerini açık bir şekilde anlatmasının da etkisi vardır diye düşünüyorum. Kitap 1290’lı yıllarda, Ertuğrul Bey’in ölülüyle şekillenen Osmanlı’nın beylikten devlete geçiş sürecinde yaşananları anlatıyor. O kadar geniş bir pencereden aktarıyor ki mevcut durumu, yıkılan Selçuklu ve Moğol tarafından işgal edilen Anadolu ile Bizans, Frenk elleri hem üretim tipleriyle hem coğrafyasıyla hem insan yapısı ve dini inanışlarıyla sayfalarda yerini alıyor. Bu anlatım hem çok bilgi verici ama bir o kadar da didaktik değil, metnin ve diyalogların içine o kadar güzel yedirilmiş ki ustalık da burada kendini gösteriyor zaten. Sosyoloji, ekonomi ve politiği romana ustaca dahil etmiş. Mertlik gazilerde, dürüstlük Ahilerde, strateji ve akıllı yönetim beylerde kendini gösteriyor. İlk sayfalarda Mavro işe Şövalye diyaloğunda gördüğümüz batak ise kitaba karakterini veriyor, düzenin bozulduğunun simgesi, Konya ve Bizans güçten düştüğü için bakımsızlıktan ırmakların çevrilip arazinin ekilemediğini ve Sakarya’nin üç kez yatak değiştirdiğini okuyoruz. Yine Frenk feodal düşesinin ilk gece hakkı, Ahilerin buna ses çıkarmasının bekleyen Mavro’nun orada Ahi olmadığını öğrenmesi de üretim tipleri olarak müthiş diyaloglarla bir öğreticilik sağlıyor. İlk sayfalarda şövalye Notüs Gladyüs ve Türkoğlu Uranha ile başlıyor sonra Söğüt’e doğru geçiyor kadraj. Yıllardır barışı sürdüren Ertuğrul Bey üç beyliği ile Anadolu Selçuklu başkenti Konya arasındaki ferman diyaloğu devletin bittiğine
Edebiyat & Roman
Devlet AnaKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20198,9bin okunma
Puan vermedi·651 syf.··
2025 78. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 22 Aralık 2025 21:54
Kemal Tahir okumaya da bir yerden başlamalıydık. Devlet Ana en önce de en sonra da okunabilecek bir kitap olduğundan onunla başladık. Türk Edebiyatı için önemli kalemlerden biri olan Kemal Tahir bir destan okuyormuş hissi uyandırdı bende. Bir kere daha anladım ki yazmak öyle her babayiğidin harcı değil. Eline kalemi alan yazıyorum diye çıkmasın. Kemal Tahir yazmış ve iyi de yapmış. Osman Bey, babası Ertuğrul bey ölünce başa geçiyor ve beylik nelerle mücadele ediyor, kimlerin ihanetine uğruyor, kimlerden destek alıyor, Bacıbey ne kadar önemli ve ne işler başarıyor okuyoruz kitapta. Kerimcan aslında bu kitabın baş kahramanı ve son noktası da aynı zamanda. Kerimcan kim mi? Demircan'ın kardeşi, Bacıbey'in oğlu. Bacıbey mi kim Liya'yı istemezken Mavro'ya kucak açan, Kerimcan'a silah kuşatan. Ama Kerimcan elinden kitap düşürmek istemiyordu,ilim diyordu neden silah kuşandı? Orhan'la arkadaşken, beylikte o kadar işler başarırken, kılıcına kuvvet derken ne oldu da.... Herşeyi de anlatamam ki. Bence okuyun.
Devlet AnaKemal Tahir · Ketebe Yayınları · 20268,9bin okunma
Tarihin lezzeti...Hem de en sevdiğim yazarın kaleminden...
10/10
·632 syf.··
Beğendi
·
2025 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 14 Kasım 2025 20:25
Kemal Tahir’in Devlet Ana adlı romanı, Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemini yalnızca tarihsel olaylarla değil, bu olayların arkasındaki toplumsal ve düşünsel yapıyla birlikte ele aldığı için benim açımdan oldukça etkileyici bir eser oldu. Romanı okurken, yazarın tarihî kaynaklara hâkimiyeti ve dönemin zihniyet dünyasını kurmadaki ustalığı dikkatimi çekti. Kuruluş sürecini idealize etmek yerine, bu sürecin arkasındaki sosyal dayanışma, adalet arayışı ve kültürel etkileşimi ön plana çıkarması eseri daha derinlikli bir noktaya taşıyor. Romanda en çok dikkatimi çeken unsur, Kemal Tahir’in karakterleri birer tarihsel figür olmanın ötesine taşıyarak dönemin düşünce sistemini temsil eden sembolik unsurlara dönüştürmesiydi. Bacıbey’in toplumsal düzeni ayakta tutan bilge figürü, Akçakoca’nın stratejik aklı ve Kerimcan gibi karakterlerin bireysel dönüşüm süreçleri, Osmanlı’nın temelini oluşturan değerlerin hem insani hem de kurumsal yönlerini göstermesi açısından oldukça etkileyiciydi. Bu karakterlerin etrafında şekillenen olay örgüsü, yazarın devlet anlayışını daha bütünlüklü bir perspektifle sunmasına yardımcı oluyor. Sonuç olarak Devlet Ana, sadece tarihî bir roman olmanın ötesine geçerek devlet, toplum ve adalet ilişkileri üzerine derin düşünceler sunan önemli bir edebî eser olarak değerlendirebileceğim bir kitap oldu. Romanı bitirdiğimde, hem kuruluş döneminin tarihsel arka planını daha iyi anlamış hem de Kemal Tahir’in devlet kavramına getirdiği yorum üzerinde uzun süre düşünmüş hissettim. Bu açıdan bakıldığında, Devlet Ana hem akademik hem de edebî yönü güçlü, üzerinde tartışmaya değer bir eser niteliği taşıyor.
Devlet AnaKemal Tahir · İthaki Yayınları · 20198,9bin okunma