Bu denli güçlü, erdemli ve muhteşem olan insan aynı anda bu kadar da acımasız ve adi miydi gerçekten? İnsanlık kâh asaletin, tanrısallığın timsali oluyor kâh kötülüğün vücut bulmuş hâline dönüşüyordu. Duyarlı bir varlığın erişebileceği en yüce onur, büyük ve erdemli bir insan olmaktı.
İnsan neden hayvanlardan üstün duyarlılıklarıyla övünür ki? Bu onları daha da zayıf kılıyor sadece. Dürtülerimiz açlık, susuzluk ve ihtirastan ibaret olsaydı neredeyse özgür olabilirdik. Oysa artık her esen rüzgar, gelişi güzel bir sözcük ya da o sözcüğün bizde uyandırdıkları duygularımızı galeyana getiriyor.