Yaşam sürecinin sert gerçeğinin engellerinde boşa çıkıp mahvolan bu idealler bunun sonucunda sadece öznel olabilir ve sadece kendilerini en yüksek ve akıllı bireyler olarak kabul edenlere uyabilir. Bunlar aslında bu tanıma ait değildir. Çünkü bireyin kendisi için ayrıntılarında ördüğü hayaller, genel olan gerçeklik için yasa olamaz, dünya yasasının da her bir birey için ayrı ayrı olamadığı gibi, kısa süreli olur. Bu arada benzer olanların fark edilememesi ihtimali de vardır. Birey sıkça kendisiyle ilgili düşünceler üretir, yüksek amaçlarını, dünyanın kurtuluşunda uygulamak istediği parlak amaçlarını ve eylemlerini sahiplenir. Böyle düşüncelerin konu edilmesi kendi yerlerine konulmalarını gerektirir. Kendi değerleriyle abartılmış düşüncelerden başka bir şey olmayan bu hayalleri insanoğlu kendisi yaratır. Bireyin haksızlığa uğraması da söz konusu olabilir; ama bu, bireye, ilerleyişinde vasıta olarak hizmet eden dünya tarihini ilgilendirmez.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Her şey bir bütünlükten, bir gayeden ortaya çıkmıştır. Felsefe, bu çeşitli öğelerden oluşan bir biçimdir, peki ama hangisi?- felsefe en yüksek gelişim mertebesidir, bütün varlığın kavramıdır ve bütün durumun tinsel özüdür, zaman tininin, tin olarak düşünerek mevcut olmasıdır. Bu çok varlıklanmış bir bütün, en basit olan odak noktasını onun içinde yansıtarak bilinen düşüncenin kendisini sunar.