Heyy!

Heyy!
@kesek
Bilmek varken neden bilinmek isteyeyim?

Heyy!

, 2019 okuma hedefini ekledi.
2019 OKUMA HEDEFİ
0/52 kitap - %0 tamamlandı
Henüz kitap okumadı
52 kitap
0 sayfa
0 inceleme
0 alıntı
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Durdu. Düşünmeden koyuldu her an yaşayacağı deneyimine. Uykuyla uyanıklık arasına sıkışmış son dakika çabalarının, biraz heyecan biraz korku biraz baskı biraz endişe taşıyan bir gövdenin içinde nasıl aynı anda var olabildiğine hayret etti. Hazırlığı yapılmış bir geceydi ve bitmişti. Ne yaklaşık 1gün önce hayal edilenin gerçeğe dönüştüğüne şahit oldu ne de tüm çabasını bırakıp kendini azat etti. Düşünsel diplerin ve zirvelerin arasında bir salmışlıktı onunkisi. Hayatı düşündü. Hayatını düşündü. Toplumu ve dayattığı hayat ideasını düşündü. Onun baskısından kurtulmaya her niyetlenişinde bir pranga daha takıldı düşüncesine. O ise kurtulmak dışına atabilmek için kendisini, niyetlenişinden, düşüncesinden, davranışlarından, hatta ruhundan vazgeçmeliydi. Kendini toplumla silkeledi ve çalışmaya devam etti bir müddet. Bölündü çalışması uykuyla. Belki de var oluşun dayattığı bu sözde uyanıklık hali olan çalışma figürünün uykusundan ancak karşı çıkılan yasak meyveymiş gibi sakındırılan salt uykuyla kurtulabileceğini düşündü. Bu çok dallı, çok prangalı, sayısız bağlantıdan habersizleşerek bağlantısızlaşmak istedi hatta başka bir bilincin içindeki bağlantılarla koparttı artık bunaldığı içinden sıyrılmak istediği bu kalabalık bağlantı halinden. Bilgiyle olan iletişiminden, insanla olan birlikteliğinden, kendisiyle olan göbek bağından toplumsallık çatısında bir an durmaya tahamülsüzleşmişti. Ancak tüm bu çatışmanın bir benin gölgesinde sürdüregelsin tek bir davranışıyla bunu istediğini belli etmiyordu ya da etmemeye çalışıyordu. Oysa dilinden düşmeyen müthiş entellektüel görünen kaygılarının onu nasılda ezdiğini her dillendirişinde nasılda tükettiğini bir kendisi hissediyordu. Elbette bunu farkeden olmuştu. Ancak onun sözde sınırsızlığına isabet eden bir durum olmadığından
Kulak sesleri aracısız duyduğunda başına gelmişti kirlenmiş gerçeklik. Günaşırı yapılan bir yolculuğun dönüşünde, öfkenin zirvesinde tüm yaşayışının tefekküründeydi. Gün damlacıkların ardışık inişiyle ıslaklığını hissettirdiği, serinliğin pencere köşelerinden yayıldığı bir gündü. Katedilen yolların bitmezliğini takip eden bir çift gözdü. Dalmak isteyen, düşüncenin tüm cezbedici asiliğine direnen bir direnişçiydi. Damlalar ıslatmaya, yollar katedilmeye, direniş şiddetlenmeye devam ediyordu. Ve ısınmış bir soyutluğun dışında soğuk fırtınalar kopuyordu. Geçen 2 gün boyunca, aklın yer ettiği düşünce, his ve duyumların, hayatındaki tekraratına üzülmeye çalıştı. Bulma çabaları neyi aradığını bilmediğini fark edişinde  kaybolmuştu çoktan. Sıralandıkça tüm anları, kopacakmışçasına tutmak istedi. Bitişin endişesini ertelemek yapabileceği tüm girişimlerin en iyi ihtimaliydi. Vakit gitmekte, ardı olmayan bir üst boyut gibi. Heyecanlandı aniden, saldı her şeyden birkaç saniyeliğine. Aklından, kalbinden, vicdanından  ve gördüklerinden çekiştirilen bir deneyimin kilit taşıydı. O deneyimdi. Yolculuğun bittiğinde kopacak olan soyut gerçekliğiydi kendinin. Bir insan kendinin gerçekliği nasıl olabilir.? Asıl gerçeklik hiç aracısız duyamadığıydı
Felsefe
Ah, sefalet insanları ne kadar küçülmeye sürüklüyor!
Can Yayınları·Kitabı okudu
Edebiyat
Ah, dostum! Mutsuzluk bulaşıcı bir hastalıktır. Mutsuz ile yoksulun birbirinden uzak durması lazım, birbirlerine bulaştırmamak için.
CAN YAYINLARI·Kitabı okudu
Edebiyat