Kevser

Kevser
@kevoph
Yalnız, gökyüzündeki yıldızlardan çayın dibindeki çakıllara, doğu tarafından kopup gelen bulutlardan batı tarafındaki denize kadar uzanan ve yayılan bu kocaman gecenin içinde, yapayalnızdı. Düşüncelerini hangi istikamete koşturursa koştursun, karşısına kimse çıkmıyordu. Şu anda bu koskoca dünya üzerinde kendisini düşünen bir tek kişi bile mevcut olmadığına o kadar emniyeti vardı ki, acı bir kabadayılıkla kendisi de hiç kimseyi düşünülmeye layık bulmuyor; fakat bundan, sebebini anlayamadığı bir üzüntü duyuyordu. Acaba onu sahiden hiç düşünen yok muydu ve o hiç kimseyi düşünmemekte, kendini yalnız bulmakta bu kadar haklı mıydı?
Sayfa 75
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Yola çıkmak, Kierkegaard'ın dediği gibi, kaygıyı çoğaltmaktır, yola çıkmamaksa kişinin kendi benliğini yitirmesi.
Sayfa 27
Modern tecrübe, sohbet halkalarını da darmadağın etme davasındadır. Zenginle fakir, işçi ile patron, öğretmen ile öğrenci aynı irfan meclisinde buluşmuyor artık. Ruh akrabalığı yerini rütbedaşlığa bırakmış durumda. Sohbet ise 'geyik muhabbeti'ne.
Sayfa 26
Sadece onu düşünmek bile Martin Eden'ı yüceltiyor, saflaştırıyor, daha iyi biri haline getiriyor ve daha iyi olmak istemesine yol açıyordu.
Sayfa 42
"Onun hakkında ne düşünüyorsun?" diye sordu Arthur. "Çok ilginç biri, taze bir esinti gibi," diye cevap verdi Ruth.
Sayfa 29