8/10
·400 syf.··
2026 33. kitabı
Şu sıralar bana iyi gelen okumalardan biriydi. Ayı güzel kapattım :) Soytarı çapkın bir hokey oyuncusu arkadaş grubu ve içlerinden birinin dersten kalması ve bunu düzeltmek için o sınavdan çok iyi bir notla geçen kızın peşine düşüp kendine ders vermesini sağlayan bir oğlan... Çabana sağlık cidden pes etmek bilmedi. Hannah'da diğer kızlar gibi kolay lokma olmadığı ve kollarına atmadığı için ilgimizi epey çekiyor. Kızın hoşlandığı çocuğu kıskandırmak için çıkıyormuş gibi yapıyorlar ve tek bir öpücükten sonra her şey bulanıklaşıyor. Tabi Garrett çapkın bir soytarı olduğu için ve hokeyin önüne geçmemesi için ciddi bir ilişkiden kaçıyor o yüzden kendine itiraf etmesi epey sürüyor. Ama o süreç bile o kadar samimi ve bir ilişkide gibi hissettidi ki aslında aşık olmanın korkunç bir şey olmadığını keşfediyor. Ve kızı da ikna ediyor :) Yatak derslerimiz yardımcı oluyor. Bu kısımlarda ilk öpücüklerinde kızın etkilendiğini kabul etmemesi sonucu bi de kalkıp adamın ev arkadaşlarından birini öpmesi... Aynı odada. İlk öpücükten hemen sonra diğerine... Bu biraz bana battı. Tamam bir ilişkileri yoktu o zaman ama diğeri de adamın arkadaşı be yüz yüze bakacaksiniz jdjdj Neyse ki Dean o kadar ortalık malı ki sonradan unutmuş bile olabilir kfkfk (hakaret degil bence bundan gurur duyar) Logan'ı başta olmak üzere Tucker'i hepsini merak ediyorum. Ama Dean'in kitabı beni zorlayacak gibi of djjdkd Kitabın uyarlamasını izlemek için çok heyecan!
AnlaşmaElle Kennedy · Yabancı Yayınları · 20223,202 okunma
9/10
·472 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
8 günde okudu
·
Okunma: 06 Nisan 2026 17:03
1961 Anayasasının sağlamış olduğu özgürlükler ortamında, dünyada da ağırlığını hissettiren sol düşünce, ülkemizde de gelişme kaydeder ve 1965 seçimlerinde TİP onbeş milletvekili ile parlementoya girer. Büyük umutlar vardır. Daha sonra seçim kanunu değişikliği ile 1969 seçimlerinde iki milletvekiline düşer. Burjuva demokrasisi ile yani parlemento yolu ile bu işlerin olmayacağı düşüncesi üniversite gençliğinde hakim olur ve yeni arayışlar yaratır. Özellikle FKF'deki (Fikir Kulüpleri Federasyonu - sonra Dev-genç'e dönüşecektir) mücadele sonrası, birçok sol örgüt kurulur. Bu aşamada ABD'nin solu geriletmek için birçok ülkede yaptığı faaliyetler ülkemizde de devreye girer, paramiliter yapılar, devletin de desteğiyle sola saldırıya başlar. Solcu gençlik örgütleri de buna karşı durabilmek adına silahlanmaya gider. Bir kısmı zaten silahlı mücadeleden başka bir yola da inanmaz zaten. Ancak, 12 Mart 1971 Mart muhtırası ile sol kesime çok büyük bir darbe indirilir. İdamlar, işkenceler, hapisler, yiten yaşamlar... Osman Balcıgil bu dönemi, Talip, Sumru ve Fuat Lale çiftlerinin ilişkileri üzerinden çok güzel anlatmış. Sanki yakın tarihe ilişkin bir almanakmış gibi okunabilecek bir kitap. O dönemleri merak edenler için güzel bir eser olduğunu düşünüyorum.
Avuçlarımda Hala Sıcaklığın VarOsman Balcıgil · Destek Yayınları · 20211,497 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
7/10
·240 syf.··
Beğendi
·
2025 44. kitabı
Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım -240 sayfa Aygün Kevrina 1966 Kasım'ında bir grup öğrenci Amerikan uçak gemisi Shangri-La'ya davet edilmiştir. Yazarda arkadaşının isteğiyle gitmiştir. Daha sonra Aralık ayında FKF binasında onu çok etkileyen, uzak durmak istediği bir kara gözlüyle karşılaşır. Kitap boyunca sevdiğim dediği kişi Deniz Gezmiş'tir. Deniz Gezmiş'le toplamda bir yıl süren dönemleri olur. Sevdiği onunla evlenmeyi isteyecek kadar tutkuyla sevse de kendisiyle birlikte eylemlere katılmasını istemeyecek, arkadaşlarıyla tanıştırmayacaktır. Deniz Gezmiş'in balla ilgili olayını da içine alarak sevdiğine Balım demesi iyiydi. Aradan geçen yaklaşık altmış yıl sonra yazarın yaşadıklarını, kendisinin ve çevresindeki kişilerin işkencelerini öğrenmek etkileyiciydi. Ama neden bunca yıldan sonra anlatma, yazma gereği duyduğunu anlamak zorlayıcı oldu. Neden daha önce değil? Kitapla ilgili yorumlara baktığımda Deniz Gezmiş'in çevresindeki kişilerden böyle bir olay yaşansa bilirdik diyenler kadar yaşanmış olabilir diyenlerde vardı. Ben de var mıydı yok muydu kararsızlığı yaşadım doğrusu. Bu kitap bir otobiyografi olarak değerlendirilebilir. Çünkü yazar öncelikle kendi hayatını anlatıyor.
Sırlarım İpte Asılı Kaldı BalımAygün Kevrina · Kor Kitap · 2025132 okunma
ALATLI VS. MEZOPOTAMYA'NIN HÜZNÜ
10/10
·640 syf.··
Beğendi
·
2025 90. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Ağustos 2025 00:00
‘‘Oğul sadıklığın bu muydu? Valla(h) yedirdin kurda beni beni beni havar zalim ...’’ Eserin isim babası olan bu pasaj; bir türküden, bir Van türküsünden devşirilmiş. Aslında ‘’havar, havar’’; Türkçe’si aşağı yukarı ‘’imdat, İmdat" olan bir emanla nihayete eren bir ağıt… Erdal Erzincanlı’dan bi dinlemenizi tavsiye ederim. Coğrafyanın kaderinin batı notaları üzerindeki istimlakı gibi... Do, re, mi seslerinin bir bağlamaya sığmaz imdadı. Tüyleri diken diken eden bir yakarış mıdır nedir? Bir el uzatıp halleşmeden edemiyorsunuz. Alatlı bu yakarışa ‘’Mezopotamya’nın hüznü.’’ diyor. Alev Alatlı’nın muazzam Türkü kültürü, serinin henüz birinci kitabında kendini gösteriyor aslında. Bir de buna enfes yayıncı dehasını eklenince, görün ne afat bir şey çıkıyor ortaya. Şöyle ki; birinci kitapta Sedes’in, Rodoplu’nun masasında gördüğü henüz tamamlanmamış roman notları vardı; İşte üçüncü kitabın taslağını, arka planını bu roman oluşturuyor. Bir de flashback gibi bi görünüp bi kaybolan, duvardaki Şiran’a ait portre. Ve en kıymetlisi; analizin başındaki, romanda geçen ağıttan, o pasaj; ‘‘Oğul sadıklığın bu muydu? Valla(h) Yedirdin kurda beni.’’ Birinci kitapta, Rodoplu’nun masasında romanının taslak kağıtlarından ibaret olan, esasen okurun üzerine pek de basmadığı, ara ara konunun ortasına bu romanla birlikte laps diye giren Suat, Şiran, Çiçek, anne, baba, Nilgün, kadıncık gibi karakterler, üçüncü kitabın ana karakterleri oluveriyor. Meğer Rodop’lu eski bir aşk hikâyesini (eskimez ya!) daha ilk tanışta anlatmaya kalkmışta okura, okur; aydın, sol militarizm, ideoloji, kültür despotizmi, haymatlos filan derken onca kaosun içinde bu hazin hikâyeyi dinleyememiş. Şimdi dön birinci kitaba. Alatlı’nın muazzam yazın dehası... Birinci kitapta aydın despotizmi anlatılırken okura, üçüncü
Valla, Kurda Yedirdin BeniAlev Alatlı · Kapı Yayınları · 2024197 okunma
10/10
·240 syf.··
2025 82. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 07 Ağustos 2025 18:34
Sırlarım İpte Asılı Kaldı Balım Deniz Gezmiş'in şimdiye kadar hiç bilinmeyen sır aşkının, Aygün Kevrina'nın kaleme aldığı kitap.. Sırlarıyla ipte asılı kalan gerçek bir aşkın gerçek hikâyesi... Aygün Kevrina 60 yıla yakın bir zaman sonra suskunluğunu bozup bu sır aşkı yazmaya karar verdiğinde ilk akla gelen isim Deniz Gezmiş'i yakından tanıyan Aydın Çubukçu olmuş ve bu büyük sır aşkın kitap olma süreci başlamış... Deniz Gezmiş ve Aygün Kevrina'nın aşkı bir yıl gibi kısa bir zaman sürmüş ama o kısacık zamana bir dünya sığdırmışlar. O bir yıl Aygün Kevrina'nın hayatını kökten değiştirip etkilemiş. Bu sırla yıllarca yaşamanın zorluğunu anlatıyor kitapta, derinlikli, sarsıcı cümlelerle.. Hiç unutmadığı aşkını anlatıyor.. "Biz devrim ateşi içinde bir sevda yaşadık. Bu sevda öylesine kolay ve doğal gelişen bir insan gerçeğiydi ki, birileriyle paylaşırsak bozulacak kirlenecek diye ürküyorduk." "Öylesine sevecen, sevgisine ve sevdiğine saygılıydı ki onu eylemde hiç görmemiş, aslanlar gibi kükrediğini duymamış olsam, aynı insan olduğuna ben de inanmazdım. O her şeyi en derinden yaşama arzusuyla dolu omurgası bir milim dahi bükülmeyen bir insandı. Sevdası da öyle..." Aygün Kevrina Kayseri'de geçirdiği ilk çocukluk yıllarından sonra hukuk okumak üzere İstanbul'a geliyor. İlk tanışmaları 1966 yılının Aralık ayında, Aksaray'da FKF'da (Fikir Kulüpleri Federasyonu) karşılaşırlar ve sonrasında bir yıl süren aşkları başlar. Deniz Gezmiş sevdasına "Balım" diye hitap eder. Hatta kendisine hediye ettiği bir kitapta kendi el yazısıyla imzalı notu vardır: "Balım; Bu kitabı oku. Dönünce seni imtihan edeceğim. Biliyorsun değil mi?" DENİZ GEZMİŞ Deniz'imizin yüreği devrim ateşiyle yanarken bir yandan da "Balım" dediği sevdası Aygün'e olan aşkıyla yanmaktadır. Sabırsız,
Sırlarım İpte Asılı Kaldı BalımAygün Kevrina · Kor Kitap · 2025132 okunma
9/10
·510 syf.··
2025 34. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 12 Mayıs 2025 19:47
Eser; Emekçi, Aydınlık, PDA dergilerinde yazmış, TİP, FKF ve Dev-Genç örgütlerinin içinde olmuş hatta bazılarının yönetiminde bulunmuş Gün Zileli’nin anılarının 1972-1980 dönemlerini içeren 2. kitabı. İlk kitapta gördüğümüz legal-illegal yapıların daha da ayrışmalarını, adından anlaşılacak şekilde ‘’havarileri’’ anlatmış. Ayrıca ilk kitapta başladığı Doğu Perinçek (kız kardeşi Feyza Perinçek ile evli bu arada) eleştiri ve iğnelemelerinin sıklığını da artırarak devam ettirmiş. ‘’1974 yılındaki genel afla dışarı çıkıldığında sol örgütleri toparlayanlar Havariler oldu. Deniz Gezmiş’i görmüş, onunla THKO’yu kurmuş havariler “Halkın Kurtuluşu “ (daha sonra TDKP) hareketini, Mahir Çayan’ın arkadaşları “Dev-Yol” ve “Kurtuluş “ hareketini, İbrahim Kaypakkaya’nın çevresinde bulunan, onunla birlikte Aydınlık hareketinden kopmuş havariler TKP-ML’yi örgütlemeye giriştiler. ‘’ Okuyucuyu kendi düşüncelerinin doğruluğuna çekmeye çalışmaması, yazım dilinin güzel olması, sayfa sayısına rağmen hızlı okunmasını sağlıyor. Samimi buldum. Ama o dönemi aktif olarak yaşamış, o fikirlere inanmış, hayatları bu uğurda farklı yollara gitmiş kişiler için bunları okumanın ‘’acı ve kızgınlık’’ uyandırabileceğini düşünüyorum. Yine de hangi siyasi fikre sahip olunursa olunsun, dönemin ve örgütlerin hakkında bilgi sahibi olmak isteyen kişiler için tavsiye ederim.
Tarih
HavarilerGün Zileli · Lejand · 202434 okunma