Yok canım! Ne numarası, sizi temin ederim ki ben sadece konuştuğum gibi yazıyorum... Yoğunlaşma var burada sadece. Ben anlatma derdinde değilim, yalnızca HİSSETTİRMEK istiyorum. Bunu bildik akademik dille, güzel uslupla yapamazsınız...Neden mi argo dilini, jargonunu, sözdizimini bu kadar sık kullanıyorum, gerekirse kendim icat ediyorum? Çünkü tam da söylediğiniz gibi, bu dilin ömrü kısadır, yitip gider. Demek ki hiç olmazsa bir süre yaşamıştır, ben kullandığım sürece YAŞAMAKTADIR.
Bu iğrenç günlerde hatırlanması gerek belki de değil ....
Bu kitap sarsıcı ve ülkemizde de güncel...Sizlere incelemeyi özet sunmak isterdim fakat sistematik kurumsal çocuk tecavüzleri hakkında aklınıza gelebilecek bir gazeteci abimizle mailleşmiştik. Onu atmak isterim. Başı ve sonu sorularımdan ibaretti kestim. Aldığım cevap ise maaleaef TR de bunları takip edecek bir vicdan olmadığıydı...okuyan unutmaz. Buyrun bu da incelememdir;
........ Ama o kadar büyük bir girdabın içindeyim ki şu sıralar. Bu girdap olamayacak kadar büyük bir adiliğin varoluşunun girdabı ve sadece acı var içinde.
Size fikirlerimi; bu kadar haber yapılıp sosyal medya üzerinden tam tamına söyleyemedikleri düşünceleri olan insanların ortak fikrileri üzerine sunmak isterim. Karaman’daki çocuk tacizi. Düzenli, tek taraflı ve sürekli, bilindiği halde sımsıkı gizlenen… Küçücük; ki düşünün korumasız, ölümden yaşamdan bi haber, yürekleri de bedenleri kadar tecavüze uğramış yavrularımız…Daha dünyada bundan başka neyi tolere edebilirsiniz? Neye karşı direnir de burada gözyaşlarınızın en azından gözlerinizin kıyısına vurmasına engel olabilirsiniz ? Karşıdaki zihnin hastalık sürecini düşünmeyi bırakın. Empati asla kurmanız mümkün değil aynı savunmasının da asla yapılamayacağı veya bunun bir hastalık olduğu teorisine dayandırılamayacağı gibi. Bunu yapanın genetiğinde sorun olsun olmasın ortaya çıkan eylemin yükü Kabili’in Habil’i acımasızca katledişinden çok daha fazla. İlahi ve ilahi olmayan hiçbir dinde, totaliterden gerçek komunisit rejim yelpazesinde farklı farklı yönetilen hiçbir devlette, baskı altında veya hürce yazılmış hiçbir hukuk sisteminin kuralları içinde, ölüm sonrası yeniden varoluştan önce kısa süreli format atılıp değerlendirilmeye tabi tutulmada veya sırat köprüsünden bir adım önce bu