Yazar Louis-Ferdinand Celine bugün bile “lanetli”, en azından tartışmaşı, başta antisemit hezeyan ve yazıları, ayrıca savaş sırasındaki tutumu olmak üzere birçok yönüyle da haklı olarak eleştirilen bir yazar olma özelliğini sürdürmektedir. Öte yandan, Henti Godard’ın da sıklıkla vurguladığı gibi, Celine’in romanlarıyla diğer yazılarını ayırmakta yarar vardır. Siyasi makalelerinde ya da özel mektuplarında bazen dizginlenemeyen ve nefret uyandıran bir iğrençlikle ortaya dökülen ırkçılığı, Yahudi düşmanlığı, romanlara aynı şekilde bulaşmaz.
Yok canım! Ne numarası, sizi temin ederim ki ben sadece konuştuğum gibi yazıyorum... Yoğunlaşma var burada sadece. Ben anlatma derdinde değilim, yalnızca HİSSETTİRMEK istiyorum. Bunu bildik akademik dille, güzel uslupla yapamazsınız...Neden mi argo dilini, jargonunu, sözdizimini bu kadar sık kullanıyorum, gerekirse kendim icat ediyorum? Çünkü tam da söylediğiniz gibi, bu dilin ömrü kısadır, yitip gider. Demek ki hiç olmazsa bir süre yaşamıştır, ben kullandığım sürece YAŞAMAKTADIR.
Can verirken, ünlü Hektor seslendi ona: “Patroklos, ne diye ölüm uçurumunu gösterirsin bana? Bakalım Akhilleus, güzel saçlı Thetis’in oğlu, benim kargımla vurulup benden önce can vermeyecek mi?” Böyle dedi, Patroklos’un gövdesine ayağını bastı, tunç kargısını çekti çıkardı yaradan, sonra gövdeyi attı sırtüstü....