"Doğumum anama hamallık Yaşamım bana, Ölümüm dahi hamallık Tabutumu taşıyana..." Şair Khan
Şiir
Yeni Bir “Dünya Okulu” Mümkün Mü?
🌏 Mevcut eğitim sistemleri bireysel farklılıkları göz ardı eden, insan doğasına uyum sağlamakta zorlanan, tek tip ve zorlayıcı yapılar olarak küresel ölçekte hâkim durumdadır. Oysa yapay zekâ, sanal gerçeklik ve açık kaynaklı eğitim platformları sayesinde kişiselleştirilmiş öğrenme sistemleri artık küresel ölçekte erişilebilir hale gelmektedir. “Ya öğreten ol, ya öğrenen ol, ya dinleyen ol, ya da ilmi destekleyen ol. Beşincisi olma, helâk olursun!” Hz. Muhammed (Taberânî, Beyhakî) Dünya Bir Okul Olsaydı… Hayal edin; dünya kocaman bir okul… Bu okulda insanlar, hayvanlar, ağaçlar, taşlar, yıldızlar… Kısacası; her şey bir rol üstlenmiş. Kimileri öğretiyor, kimileri öğreniyor, kimileri sadece dinliyor ya da destekliyor. Ama bir gerçek var: Beşinci bir şık yok… Ya bu büyük okulun içinde bir yeriniz vardır ya da sistemin tamamen dışında kalacaksınız. İşin doğrusu, özü aynı olan her canlı ya da cansız varlık, dünyanın neresinde olursa olsun, bütünün bir parçası olarak işlevini yerine getirir. Ancak burada en önemli husus söz konusu varlığın doğal ortamından koparılmadan bu işlevi sürdürebilmesidir. Zira bir varlık doğal bağlamından koparıldığında, artık o varlık olmaktan çıkar, başka bir şeye dönüşür. Dolayısıyla etkisi de tepkisi de değişir. __Bugün bağlamından kopar(t)ılmış varlıklarla dolu bir dünyada yaşıyoruz maalesef. Bu nedenledir ki bugün dünya bir türlü dikiş tutmuyor. Eğitim bunu düzeltmek için hem bir alternatif, hem de potansiyel bir engeldir. Bunun farkında olan küresel güçler eğitimin ipini elinden bırakmıyor bir türlü. Pandemi bunun son global eğitim-yönetim provası oldu. İşte bizim de dikkat çekmek istediğimiz temel sorun burada! Şayet yukarıda sınırları çizilen bir dünya okulu kurulabilirse, insanlık yeniden aslına rücu eder ve işler de
Makale|Yazı
Reklam
"PK" (film, 2014)
Sabahkı imtahana hazırlaşmaq əvəzinə göz yaşları içində, janrı komediya olan bir filmi - Aamir Khanın baş rolda olduğu “PK” filmini ikinci dəfə izlədim. Düşünürəm ki, “PK” hər insanın həyatında ən azı bir dəfə izləməli olduğu filmlərdəndir. Çünki film boyu sadə görünən, amma çox dərin məna daşıyan suallar vasitəsilə insanı öz həyatı, inancları və qəbul etdiyi həqiqətlər haqqında düşünməyə vadar edir. PK-ın məntiqli, lakin cəmiyyət üçün qəribə görünən suallarını eşidən insanlar ona hind dilində "Pee kay hai kya?" - yəni "Sərxoşsan?", "İçmisən?" - deyə müraciət edirlər. Hamının ona eyni şəkildə səsləndiyini görən yadplanetli isə bunun öz adı olduğunu zənn edir və özünü insanlara "PK" kimi təqdim etməyə başlayır. Filmin rejissoru bu qısaltma vasitəsilə incə bir ironiya qurur: cəmiyyətin kor-koranə qəbul etdiyi inancları və stereotipləri sorğulayan insan çox vaxt başqalarının gözündə ya "ağlı başında olmayan", ya da "sərxoş" biri kimi görünür. (Tövsiyədir. İzləsəniz, fikirlərinizi gözləyəcəyəm.)
Teknoloji Dünyası Nasıl Kötücül Hale Geldi?
🔥Bir zamanlar halka güç veren karşı kültür idealistleriydiler. Bugün ise açgözlü tekelciler haline geldiler. Devlet tarafından herhangi bir şekilde dizginlenmektense demokrasimizi yok etmeyi tercih edecek durumdalar. Ve durdurulmaları gerekiyor. I. Şu Deccal Saçmalığı Amerikan teknokrasisinin yükselişini yirmi ikinci yüzyılda inceleyecek tarihçiler, bu dönüşümün zirvesini Peter Thiel’in Eylül ve Ekim 2025’te San Francisco’daki Commonwealth Club’da verdiği dört konferansta bulabilir. Thiel’in serveti 29 milyar dolar. Kendisi veri madenciliği devi Palantir’in yönetim kurulu başkanı ve PayPal’ın kurucularından biri. Bu tarihçiler, Amerikan teknokrasisinin garajlarda tuhaf icatlarla uğraşan, Whole Earth Catalog okuyan neşeli tiplerden Philip K. Dick kehanetlerini hayata geçiren karanlık oligarklara dönüşümünü izlerken, o dört konferansa özel bir yer verebilir. Konferansların konusu Deccal’di. Thiel şöyle açıklıyordu: “On yedinci, on sekizinci yüzyılda Deccal, bir Dr. Strangelove olurdu; bu türden kötü, çılgın bilim yapan bir bilim insanı.” Thiel konuşurken dışarıda onlarca protestocu yürüyordu. Bazıları şeytan kostümü giymişti. Ellerindeki pankartlarda “Son Yakın / Palantir Yoldur / Thiel Yolu Gösteriyor” gibi ifadeler yazıyordu. Thiel devam etti: “Yirmi birinci yüzyılda Deccal, bütün bilimi durdurmak isteyen bir Luddit’tir. Greta ya da Eliezer gibi biridir.” Greta, İsveçli iklim değişikliği aktivisti Greta Thunberg’di. Eliezer ise Berkeley merkezli yapay zekâ eleştirmeni Eliezer Yudkowsky’ydi. __Sınıf savaşı bundan daha zıvanadan çıkmış hale pek gelemez. Amerikan plütokrasisi hakkında ne derseniz deyin, ekonomik çıkarını nadiren dinî bir zorunluluk olarak çerçeveler. Ama Silikon Vadisi daha masum günlerinde bile büyüklenmeye yatkındı. Yalnızca yeni bir
Makale|Yazı
Bazen kendini anlamak için kendini başkalarının gözünden görmen gerekir. Fanaa filmi/ Aamir khan
Güzel filmler
İnsanın içini sessizce yumuşatan; umut, vicdan, emek ve aidiyet duygularını gösterişe kaçmadan anlatan, hayatın içinden ama etkileyici; hafif hüzünle birlikte insana iyi kalabilmenin mümkün olduğunu hissettiren; emeğin, umudun ve ilhamın olduğu hikâyeler Rüzgar Yükseliyor My Name is Khan Yukarı Bak Wall E Cennetin Çocukları Benjamin Button'un Tuhaf Hikayesi Ruhların Kaçışı Mononoke Yerdeki Yıldızlar Dangal Umudunu Kaybetme Kahraman Küçük Prens Komşum Totoro Yedinci Koğuştaki Mucize Ayla Üç Aptal Küçük Cadı Kiki ... bonus: Anime Serisi: Full Metal Alchemist (2003) Miyazaki’nin bana verdiği o saf ve nostaljik his gerçekten bambaşka
Film
Reklam
Reklam