İnsanı sadece biyolojik bir varlık olarak göremediğimiz, onun varoluşuna çeşitli yüce anlamlar yüklediğimiz için, gövdeden akan kanın, can denilen şeyi çekip almasını, dolayısıyla o kişinin "ölmüş” olmasını bir türlü kavrayamadığımızı düşünüyorum. Hayvanlar ölümü anlıyor ama insanlar anlayamıyor. Can denen şey, her türlü yaralanmaya, berelenmeye açık haldeki insan bedeninden bir saniyede çıkıp gidiveriyor ve insanlar bunun sonucunda aklını kaçıracak kadar sarsılıyorlar. "Tanrım, daha bir iki saat önce nasıl da canlıydı, nasıl da kahkahalar atıyordu, şimdi nasıl yok olabilir" diye tekrarlayıp duruyorlar. İnsanın algılama gücünü zorlayan bir durum bu. Hayatımıza, varoluşumuza yüklediğimiz hiçbir kavramla bağdaşmıyor. Sahiden her şey saçma mı, hayatın hiçbir anlamı yok mu? Bence öyle! Yok, hiçbir şey yok. İnsanın biyolojik fonksiyonlarına aşırı bir anlam yükleme çabası içindeyiz. Çünkü hiçlik zor geliyor.
...
Hepimiz öleceğimizi biliriz ama öldürüleceğimiz aklımıza gelmez
Bazı savaşların kahramanları ne doktorlar ne askerlerdir.
Onlar savaşın gerçekleriyle yüzleşmenizi sağlayan gelecektekilere bu kıyımların ardını kanıtlarla gösteren savaş fotoğrafçıları ve muhabirleridir...
Sokakta iki kişi birlikte yürüyorsa
hızlı olan yavaş olana ayak uydurmak için yavaşlamalı mıdır yoksa yavaş olan hızlı olana yetişmek için çabalamalı mıdır?