Şefkat artık burada bitmeliydi, toprak onu almalı ve saklamalıydı. Ne güzel bir istirahattı bu! Duyacağı tek ses o saplarını esen kuşların hafif ayakları olacaktı. Başının üstünde kimse yürümeyecek, rahatsız edilmeden yıllarca evinde kalacaktı. Bu günlük güneşlik bir ölüm, kırların dinginliğinde sonsuz bir uykuydu.
Önce güzel olmadığını sanıyorsun ama sonra ruhsal bir güzellik insanı etkisi altına alıyor ve onu hayranlıkla izlemeye başlıyorsun... Hem kayıtsız hem de insancıl, bir şey söylemek isteyene dek susuyor, sonra diyeceğini dehşetli bir güzellikte söylüyor.