...
Hiç kimse yanlış anlamasın, yanlış yorumlamasın! Amerika'da gördüğüm Allah sevgisini, gezebildiğim İslam ülkelerinin pek azında müşahade ettiğimi itiraf zorundayım. Ve bu ifademle bir kadirşinaslık görevi yaptığıma inanıyorum. Zikir başladığında ağlamayan göz, Allah demeyen dil, Hak sevgisi ile dolmayan gönül kalmıyordu. Tevhidi dillerine vird edinmişlerdi. Yemeyi, içmeyi akıllarına bile getirmiyorlardı. Teneffüs ettikleri hava, içtikleri su ve bütün yaşantıları Allah sevgisiyle doluydu. Mübalağa etmiyorum: Yemiyorlar, içmiyorlar, uyumuyorlar, hep Allah'tan söz ediyorlar, Allah'tan bahis açıyorlardı. Allah sevgisi ve aşkı, fizyolojik ihtiyaçlarını onlara unutturmuş, kendilerini âdeta melekleştirmişti. Hepsi çocuklar kadar saf ve masumdular.