Geçmişin bazen zorbalığa varan bir tahakkümü var hayatımız üzerinde. Kendisine itaat etmemizi istiyor. En küçük bir unutkanlığa bile izin vermiyor. Şimdi bir yol ayrımındasın. Ya seni çağırdığı yere gideceksin ya da kendi istediğin yere.
Babamdan ne kaldığını merak etmiyordum. O hayattayken ihtiyaç duyduğum şeyler vardı ama öldükten sonra bana verebileceği bir şey kalmamıştı. Bir ev versin istemiştim mesela; içinde onun da olduğu bir ev. Hayattayken buna gücü yetmedi. Öldükten sonra da zaten bütün bunların anlamı kalmadı.