Çok etkileyici, muazzam bir kurguydu!
Romanda bir aile hikayesi okuyoruz. Olgunlaşmamış ebeveynler ve onların ellerinde yaralanmış çocukların hikayeleri.
Bölümler olarak ayrılmış ve bir bölümü geçmişten bir karakter; Derviş Ali anlatıyor. Diğer bölümü günümüzden bir karakter anlatıyor; Halide.
Derviş Ali, Abdulhamid zamanında yaşayan; idama mahkum edilmiş biri. Zindanda idam edilmeyi beklerken hikayesini anlatıyor. Halide günümüzde, Vefa semtinde eski aile konağında yaşıyor. Kardeşlerinin konağa gelmesini beklerken hikayesini anlatıyor. Sonunda bu iki karakterin hikayesi birleşiyor.
Kitap boyunca bir merak ve gizem söz konusu. İki dönemde de İstanbul’da bir karmaşa ve kaos hakim. Duyguları çok güzel hissetirmiş yazar, öyle bir dil var ki; sanki o ortamdaymış gibi hissediyorsunuz.
İçinde tarih, psikoloji, anne-kız ilişkileri, eski İstanbul, aile yaraları gibi unsurları barındıran, edebi olarak zengin, şahane bir kurgu okumak isterseniz muhakkak bakın bu kitaba.
Hepimiz çürüyoruz, lakin herkes suçu diğerinin üzerine atıp vicdanını rahatlatmanın peşinde, ekşi çürük kokusunu üstüne alınan yok. İnsanın bozulması hiçbir şeye benzemiyor.