Zavallı adam! diye düşündüm. Bütün insanlar gibi senin de yüreğin, senin de sinirlerin var! Ne diye bunları gizlemeye kalkıyorsun? Gururun Tanrı'nın gözünü bağlayamaz ya! Sen büyüklenmeyi bırakıp "Ah!" diye haykırıncaya kadar Tanrı'yı, böyle kendine eziyete kışkırtıyorsun.
Ah, şimdi dışarıda olmayı ne kadar isterdim. Şimdi yine eskisi gibi küçük bir kız olmayı, yarı vahşi, gözü pek, başıboş, küçük bir kız olmayı ne kadar isterdim! Uğradığı haksızlıklara gülüp geçen, öfkeden kendini kaybetmeyen küçük bir kız! Niye bu kadar değiştim? Niye bir-iki sözcük beni böyle zıvanadan çıkarıyor?
İnançsız adam, ‘’ Dünyada acımam! ’’ diye haykırdı. Aksine, sırf beni yaratanı cezalandırmak için kendimi mahvetmekten, ruhumu Cehennem’e yollamaktan çok büyük bir haz duyacağım. Ruhumun laneti şerefine.