Kendini iletişimsizliğe bırakmanın, tesellisiz ve sessiz heyecanlarımızın ortasındaki gerilimin dışında, hayat, koordinatları belli olmayan bir alan üzerinde koparılan patırtıdır, evren ise, sara hastalığına tutulmuş bir geometri...
İnsanlar en önemli işleri yatarak yapar diye düşünüyorum. Yatarak doğar, yatarak büyür, yatarak ürer, yatarak iyileşir, yatarak dinlenir, yatarak doğurur ve yatarak ölür. Ölüm sonrasında ise hepten yatar. Bütün bunlar yataysa, geriye dikey olarak ne kalıyor ki zaten! Homo erectus hali, bize omurga ağrıları veren geçici bir haldir olsa olsa.
İzah edecek sözcükleri bulmakta zorlanıyorum ama verdiği poz, bakışları, saçlarının duruşu, bu fotoğraftaki her şey özgürlüğü, önünde uzanan ihtimallerin sonsuzluğunu ve belki de, aynı zamanda, mutluluğu çağrıştırıyor.