Puan vermedi·40 syf.·
2026 76. kitabı
Serçeye özenip kışın kar görmek için göç etmeyen minik sığırcık, kışı korkuluğun cebinde geçirir ve çiftçinin yazın korkuluğun ceplerine bıraktığı buğday taneleriyle beslenir. Korkuluk ve sığırcık birlikte bazı tehlikeler atlatır ve birbirlerine destek olurlar. Korkuluk sığırcığı kurtlardan saklarken sığırcık da tüm zorluğuna rağmen, dostunun başı üşümesin diye, bir karganın çaldığı şapkasını bulup getirir. Kış bitip göçmen kuşlar dönmeye başladığında ise sığırcık korkuluğun cebinden çıkar, diğer kuşlar gibi özgürce uçar. Daha sonra iki kır çiçeği getirip korkuluğun cebine bırakır ve yeniden özgürlüğe kanat çırpar... Sığırcığın tam da korkuluğun kalp hizasındaki cebinde kalması, korkuluğa bir kalbi varmış gibi hissettirir. Kısa ama duygu yüklü bir hikâye. Dostluk, cesaret, fedakarlık... Pek çok güzel mesajı var. İlk olarak pek çok yabancı dilde basılmış. Daha sonra Türkçe... İlk baskısından bu yana 30 yılı aşmış bir kitap... Genel olarak beğendim, okunabilir, okutulabilir. Her çocuğa hitap etmeyebilir ama. Duygusal çocuklar için daha hoş bir seçenek. Kısa olduğu için kolayca okunur. 6-7 yaştan itibaren uygun. Hatta 4-5 yaşa da okunabilir.
Korkuluğun KalbiYalvaç Ural · Marsık Kitap · 202341 okunma
7/10
·144 syf.··
2026 40. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 10:19
Ruhun patikalarında yolculuğa çıkmak isteyenler için eğitim üzerine yazılmış bir deneme. Çocukların her biri tıpkı çiçekler gibi farklı özelliklere sahip ve biricik. Bizler onlardan rengarenk tarhlar yaratabilirken onları birer çiçek mezarlıklarına dönüştürmemek adına bu çiçeklerin sesine kulak vermeli, kendi yollarını çizebilmelerini ve kendi ruhlarını bulmalarına olanak sağlamalıyız. "Karşınızdaki çocuk; bir yaban mersini, papatya, gündüzsefası, cennetkuşu çiçeği, gelincik, gök sarmaşığı ya da yeşil kanatlı yabani orkide olabilir. Hepsinin farklı ihtiyaçları, farklı hassasiyetleri vardır.” Önemli olan bu hasasiyetleri göz önünde bulundurarak davranabilmek. Onların ilgi alanına, duygularına saygı duymak, bizleri de saygınlaştırır. Çünkü; “Duygular tutkal gibidir, herkesi birbirine yaklaştırır.” Bizler çocukların üzerinde yetişkin rolünü bir gardiyan ya da yön levhası olarak değil; gölgesinde nefes alınacak bir "ulu çınar", bir "yönder" veya bir "bilge" olarak görmeliyiz. Çocuklar ve Çiçek Mezarlıkları, eğitim sisteminin çarkları arasında kaybolan çocuk ruhunu yeniden yeşertmek isteyen her öğretmenin, anne-babanın ve en önemlisi kendi içindeki çocuğu hâlâ yaşatan her bireyin başucunda bulundurması gereken zamansız bir eser. Coşkuneri bize, çocukları şekillendirilmesi gereken birer hamur olarak değil, açmasına alan açılması gereken birer kır çiçeği olarak görmemizi fısıldıyor. Yapılması gereken çok basit. Sadece yüreğinizi açın ve size güvenmelerini sağlayın. Kitapla, kasvetli çiçek mezarlıklarıyla değil rengarenk çiçek bahçelerinde sevgiyle kalın.
Çocuklar ve Çiçek MezarlıklarıTuğba Coşkuner · Cezve Kitap Yayınları · 20191,936 okunma
Reklam
8/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 51. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 11 Haziran 2026 12:42
İki farklı kitap okumuş gibi oldum. Maliyet açısından kârdayım. İki farklı kadın ve iki farklı yaşamlar. Bizim Beattie evli bir adamla ilişki yaşar ve hamile kalır. Kaç defa dedim yapma etme yok dinlemedi şimdi uğraş neyse herşey güllük gülistanlık iken çocuk işi bir hayli bozar. Adam ben evliyim der, ben angut evli işinde ne diye... Neyse ağzımı bozmayım. Önce ailesi tarafından sonra sevgilisi tarafından sıkıntılar yaşar. Yakın arkadaşının tavsiyesi ile kendince bir çare bulur. Hayatı başka bir boyuta geçer. Olaylar olaylar derken başka yerde başka ilişkilere yelken açar. Bu yeni Aşk hikayesi maalesef daha acıklı olur bu arada olanlar kitapta var arkadaşlar, öyle ağzınız açık anlatmamı beklemeyin. Yıllar sonra torunu Emma, Beattie'nin hayatını keşfetmesi için çabalar. Sonuç ne olacak kimler kaybedecek kimler kazanacak? Kitapta en çok etkileyen Beattie ve Charlie'nin aşkı ve Charlie'ne ne olacak? Birde rahatsız eden bir konu var, halen daha var o zamanda varmış, ırkçılık 10/8 okunur diyorum, iyi okumalarınız olsun
Kır Çiçeği TepesiKimberley Freeman · Arkadya Yayınları · 20133,428 okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 44. kitabı
Şair’in İsmet Özel’e ithafen yazdığı “Yıkılma Sakın” şiiirinin de yer aldığı kısa bir kitap. İdeolojik görüşünü yansıttığı şiirlerin yanı sıra melankolisini dile getirdiği şiirler ve çok iyi bildiğimiz şu şiiri de bu kitapta mevcut: BU AŞK BURADA BiTER Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir çocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben cekip giderim bir nehir akıp gider Bir hatıradır şimdi dalgın uyuyan şehir Solarken albümlerde çocuklar ve askerler Yüzün bir kır çiçeği gibi usulca söner Uyku ve unutkanlık gittikçe derinleşir Yanyana uzanırdık ve ıslaktı çimenler Ne kadar güzeldin sen! nasıl eşsiz bir yazdı! Bunu anlattılar hep, yani yiten bir aşkı Geçerek bu dünyadan bütün ölü şairler Bu aşk burada biter ve ben çekip giderim Yüreğimde bir cocuk cebimde bir revolver Bu aşk burada biter iyi günler sevgilim Ve ben çekip giderim bir nehir akıp gider
Bir Gün MutlakaAtaol Behramoğlu · Cem Yayınevi · 19891,119 okunma
Puan vermedi·224 syf.··
2026 11. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 04 Mart 2026 00:00
Yusuf’un daha küçücük bir çocukken, o kan gölünün ortasında, anne babasının cesetleri başında hiç ağlamadan, o kesik parmağıyla kaskatı durduğu o ilk sahne var ya… O an kalbime bir bıçak saplandı, kitabın sonuna kadar da o bıçak orada kaldı. Dünya daha o gün Yusuf’un çocukluğunu elinden almıştı, o günden sonra da ona hiç gülmedi zaten. O kasabanın leş gibi, ikiyüzlü, paraya ve güce tapan insanlarının arasında Yusuf’un o sessiz, o kimseye eyvallahı olmayan asil duruşunu izlerken içim hem gururla doldu hem de "Yapma Yusuf, bu kurtlar sofrası seni yer" diye haykırmak istedim. Muazzez’e olan o tertemiz, o kelimesiz aşkı ise sanki o pisliğin ortasında açmış tek bir kır çiçeği gibiydi. Bir adam bir kadını ancak bu kadar sakınarak, bu kadar kutsal sayarak sevebilirdi. Okurken resmen nefesimi tuttum, "Ne olur bu çocukların masumiyetine dokunmasınlar" diye içten içe yalvardım hayata. Ama o son... O son beni darmadağın etti, günlerce kendime gelemedim. Yusuf’un o her şeyden sakındığı biricik Muazzez’ini o çirkef bataklığın, o pavyon odalarının içinden çekip çıkarmaya çalışırkenki o gecikmişliği, o çaresizliği... Muazzez’in Yusuf’un kollarında, o dağ başında kanayarak son nefesini verdiği o an gözyaşlarımı tutamadım, hıçkıra hıçkıra ağladım. Yusuf’un kendi elleriyle toprağı kazıp, hayatının tek anlamını, o küçücük masum kızı oraya gömdüğü o sahnede benim de içimde bir şeyler öldü sanki. Atını dağlara, o bilinmezliğe doğru sürerken arkasında bıraktığı o koca yalnızlık resmen odaya doldu, nefes alamadım. Kitabı kapatıp masaya koyduğumda hıçkırıklarım hâlâ boğazımdaydı. Kuyucaklı Yusuf benim için bir roman değil; bu dünyanın o kirli, o acımasız çarkları arasında ezilen, paramparça edilen tüm temiz kalplerin arkasından yakılmış en hüzünlü, en can acıtıcı ve en samimi ağıttır.
Alıntı
Kuyucaklı YusufSabahattin Ali · Yapı Kredi Yayınları · 2025210,6bin okunma
10/10
·536 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 20 Mayıs 2026 14:25
Okumaya doyamadığım, okurken çok keyif aldığım bir kitaptı…. Çok beğendiğim,hiç bitmesin istediğim bir kitap oldu. Asla sizi sıkmayan , merak uyandıran hikayelerden oluşan güzel bir hikaye. Yazarın diğer kitaplarını da okumak için sabırsızlanıyorum. Bu okuduğum ilk kitabıydı .
Kır Çiçeği TepesiKimberley Freeman · Arkadya Yayınları · 20133,428 okunma
Reklam