Derya Karpuz

Derya Karpuz
@kirikkafiyeli
Şairler kentinin kırık kafiyeli kızı.
Puan vermedi·430 syf.··
2024 3. kitabı
Khaled HOSSEINI- Bin Muhteşem Güneş Afganistan’ın Sovyet işgaliyle başlayan bitmek bilmeyen savaşlarını, ayrışmalarını, dayatmalarını ve dayanmalarını anlatan bu kitapta aslında hiçbir şey kurgu değil. Özellikle kitapta yaşamını okuduğumuz kadınlar.. Hepimizin göz yumduğu, zorunda olduğu, değiştirmek istediği, bunu isteyenlerin ötekileştirildiği hayatlara yazarın penceresinden bakıyorsunuz. Dinin yalnızca kadınlara dayatıldığı, hangi coğrafyada yaşarsak yaşayalım kadın olmanın zor olduğu hayatlar. Savaş, hastalık, mücadele, enkaz ve tüm bunların arasında yeşeren ve yıllar süren fırtınalara rağmen kök salmayı başarabilmiş bir aşkın öyküsü. Meryem; bir dağ köyünde, parmak uçlarında yükselince tavana dokunabildiği küçücük bir kulübede dünyaya gözlerini açan harami Meryem. Celil’in Kızı. Ve Celil’in kızı olduğu için yitip giden koca bir ömür. Leyla; Bir darbe gecesi dünyaya gelen, çocukluğu iki abisinin gölgesinde kalan, genç kızlığını enkazın altında bırakan ve geçmişteki yaşamından elinde kalan tek anısı için geleceğinden vazgeçen Leyla.
Bin Muhteşem GüneşKhaled Hosseini · Everest Yayınları · 2026119,5bin okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi·517 syf.··
2024 4. kitabı
Jack London’ın kaleme aldığı yarı otobiyografik aynı zamanda felsefesi, sosyolojisi ve psikolojisi olan bir roman: Martin Eden. Sosyalist bir insan olan Jack London, Martin Eden karakteriyle bireyciliğin yenilgisini ortaya koymaya çalışmış ve bu şekilde Nietzsche’nin düşüncelerine reddiyede bulunmuş. İşçi sınıfından olan Martin'in burjuvaziden Ruth'a aşık olmasıyla başlıyor verdiği gelişim mücadelesi. Kitabı okurken, hayatı boyunca çalışmak zorunda kalmış ve bu nedenle ilkokulu dahi bitirememiş, çok çalışmaktan ellerinde nasırlar tutmuş İşçi Martin'in; bilgiye olan açlığı karşısında bu açlığı dindirmek için uyumayı dahi zaman kaybı görerek, günde yalnızca dört saat uyku uyuyarak kendini geliştirme - dönüştürme sürecine şahitlik ediyorsunuz. Arzuladığı, hayranlık duyduğu burjuvazinin, bankalarda parası olan, büyük kurumlarda eğitim gören kültürlü insanların seviyesine, sınıfına yaklaşmak için girdiği gelişim süreci aynı zamanda kendi sınıfından da uzaklaştırdı Martin'i. Kitabın sonunda ne işçi sınıfına ne de burjuvaziye kendini ait hissetmeyen yapayalnız bir Martin buluyorsunuz. Kitabın sonu yüzüme büyük bir tokat çarparak bitse de Jack London'un usta kaleminden ancak böyle bir son çıkarabilirdi. Dergilerin önce yüz çevirdiği, sonra yayımlamak için birbirleriyle kavgaya tutuştuğu eserlerini kitaplığımda görmek isterdim, hiçliğe tırmanan adam ; Martin Eden.
Martin EdenJack London · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2025135,2bin okunma
Puan vermedi·344 syf.··
2024 1. kitabı
Nazan Bekiroğlu - Mücella Annesinin, zamanın kötülüklerinden korumak için avuçları arasında saklayarak sevdiği, sevilirken bir yandan kanatlarının ezildiği Mücella. Neyyire Hanım’ın uslu kızı, hamarat kızı Mücella. Yetimliği ana rahminde başlayan, kırkının son demlerinde öksüzlüğü tadan, hayatı bir pencere içiyle karayemişin altındaki mesafeye sıkışıp kalan Mücella. En güzel iğne oyalarını işleyip, gelinlik kızların çeyizini süslerken, kendi hayatı için bir ilmek dahi atamayan Mücella. Nazan Bekiroğlu’nun 1920-1970 yıllarını anlatan eseri. Yazar, başkarakter Mücella’nın, yaşanmış değil yaşanamamış hayatını yine kendine has üslubuyla, okuyanın mutlaka içinde bir yerlere dokunacak naif cümleleriyle ele almış. Nazan Bekiroğlu’nun duru, abartıdan uzak, gündelik anlatımı bu kitabında da beni kendisine çekmeyi başardı. Senin hayatının benim kağıdıma düşen yazısıydı bu, uktelerin en büyüğü Mücella.
MücellâNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202112,9bin okunma
Puan vermedi·126 syf.··
2024 5. kitabı
Genç Werther'in Acıları; Goethe'nin kendi hayatından esinlenerek , 1774 yılında yazdığı kurgusal mektuplardan oluşuyor. Okurken ciğer bırakmayan bu kitabın tamamlaması, Goethe'nin yalnızca iki haftasını almış. Kitap ana hatlarıyla platonik bir aşkın saplantılı ve sancılı sürecini anlatıyor olsa da insan ilişkileri ve sınıf ayrımcılığına da değinmiş. Fakat bu ne anlatımdır böyle ! Bu ne şiirsel dildir, bu ne güzel cümle kurmaktır efendim ! İnsan ister istemez Goethe'nin ustalığı karşısında şapka çıkarıyor. Werther.. Bütün bir kitap boyunca ne kadar hassas bir kalbin olduğunu tekrarlayıp durdum. Dünya hassas kalpler için bir cehennemdir Werther.. Bu maalesef 1774 yılından bu yana değişmedi. Ah Werther.. Bir dönemin platonik aşıklarını intihara sürükleyen, sırf Werther gibi giyinmek için, sarı pantolon mavi ceket modasının öncüsü olmuş adam.. Keşke bambaşka bir hayatın olabilseydi genç adam, Keşke.
Genç Werther'in AcılarıJohann Wolfgang Von Goethe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2024150,2bin okunma
Puan vermedi·536 syf.··
2024 2. kitabı
Dostlarım.. Hani bazı kitaplar vardır, siz onu okuduğunuzu sanarken aslında kitap sizi okuyordur. İşte bu kitap o kitaptır. Son sayfaya varana dek altını çizdiğiniz cümlelerin yanında kendinizden de çok şeylerin altını çiziyorsunuz. Nazan Bekiroğlu'nun kalemini ilk kez bu kitabı sayesinde tanıdım. Geç tanıdığım için pişmanlık duyduğum yazarlar silsilesine bir halka da Nar Ağacı sayesinde eklenmiş oldu. Kitabın türü Roman olsa da daha ilk sayfalardan itibaren ustaca yazılmış bir seyahatname olduğunu anlıyorsunuz. Fakat bu seyahat nereden nereyedir? Bir memleketten bir başka memlekete mi ? Yoksa hayalden gerçeğe mi ? İki ayrı ırmağın birbirine nasıl karıştığı sorusu her iki ırmağın da ana kaynağına götürüyor sizi. Zehra'ya ve Settarhan'a. Anadolu'nun güzel kızı Zehra ile Doğunun yağız delikanlısı Tacir Settarhan'ın hikâyesi bu.. İki ırmağın kaynaklarından nasıl çağlayarak çıkıp, birbirlerinin sularına nasıl karıştığına şahitlik ediyorsunuz. Divan Edebiyatı okuyanlar bilirler ki aşkın dili Farsçadır. Hafız'dan Tebrizli Şems'e kadar nice Divan şairlerinin adının zikredildiği bu kitapta Farsçanın neden aşkın dili olduğunu bir kez daha anlıyorsunuz. Divan Edebiyatı'nın nizamı ve muazzamlığı da sarıp sarmalıyor sizi.Bazı noktalar var ki tarihimizdeki acı gerçekleri tüm saydamlığı ile gün yüzüne çıkarmış yazar. Üstelik bunu yaparken size bambaşka bir pencere açıp, tarihe farklı farklı noktalardan bakma imkanı da tanımış.  İyi ki okudum ! Zehra ve Setterhan.. Keşke bu kadar çabuk ayrılmasaydım sizden.. . .
Nar AğacıNazan Bekiroğlu · Timaş Yayınları · 202534,1bin okunma