Dikenler, yaşamın bir parçası. Ve bir şekilde, bizi bulacak, ruhumuza batıp, kanatacak ve acısını hissettirecek, belki uzun süre kalacak bizimle, belki kısa, belki etkisini hala devam ettiriyor olacak. Ama ne kadar derine ineceğine karar verecek kişi, yine hep biz olacağız. Çünkü acı, biz, ona izin verdiğimiz kadar, bize varlığını hissettirir. Acının geçici bir şey olduğunu, onunla yaşamanın, aslında hiç yaşayamamaktan bir farkı olmadığını kendimize anlatmayı bildiğimiz noktada, iyileşmeyi de, kabul etmiş oluruz. Acı, ne yazık ki, biz kaçtıkça, bizi kovalayan bir şey olmaya devam edecek. Ve bizi yakalayacak. Ama asıl mesele, biz, onun, bizimle kalmasına ne kadar müsade ediyoruz? İşte bu. Acının bizimle kalmasına müsade ettiğimiz, onun ize dönüşmesine izin vermediğimiz, ize dönüştüğü noktada ise, elimizle o acının yerini yoklamaya başladığımız yerde, bilin ki iyileşmeyi reddetmiş oluruz.
•Gülben