‘ Kimse bir diğer kişiyi sevmedikçe onun varliginin farkında olamaz. Onu sevdiğinde içindeki henüz harekete geçmemiş ve geçecek olan potansiyeli görür. Dahası sevgisiyle seven kişi sevilenin de bu potansiyelleri harekete geçirmesini sebep olur.’ Victor Frankl
"O gün kişi anasından babasından kaçacak.
Eşinden, oğullarından..
O gün herkesin kendisine yetecek kadar telaşı olacak. O gün bazı yüzler Allah'a itaat ettikleri için pırıl pırıl parlayacak, neşeli olacak..
(Cennetlik olduklarının hazzını tadacak orada güzel karşılanacaklar) O gün bazı yüzler de toz toprak içinde onu bir karanlık ve siyahlık kaplayacak...
Yüzleri kara olanlar kâfirlerin, tâcirlerin ta kendisidir..."
(Abese 34/42)
Gördünüz mü âyeti...
O gün herkes birbirinden kaçacak.
Duygusal ve akli verilerin mezcedildiği yer olan kalp itminana erdiğinde hem duyularımız hem de aklımız hakikatle bütünleşir. Huzur bulmak ile huzurda olmak, bütün varlığımızı kuşatır. Allah'ın, kalbine sükunet indirildiği kişi, duyularını ve aklını doğru kullanıyor demektir.
"Yalnız değilim." Dudakları yukarı doğru kıvrılırken acı çekmişti ve ben bunu bizzat görmüştüm. "Saçma," dedi. "En istediğin kişi yanında olmayınca yanında bin kişi bile olsa kendini yalnız hissediyorsun."
Çin'in Yunnan ve Siçuan eyaletleri arasındaki sınırda yer alan Lugu Gölü'nü çevreleyen dağlarda, kurdukları aile sistemiyle gezginleri ve akademisyenleri yüzyıllardır şaşkınlığa uğratan 56 bin kişi yaşar... Cinayet, savaş ve tecavüz kelimelerinin, dillerinde hiçbir karşılığı yoktur. Mosuoların sakin, saygılı, huzurlu varoluşlarının yanında, sonsuz bir cinsel özgürlük ve hem kadın hem erkek için özerklik söz konusu dur. 1265'te Marco Polo Mosuoların yaşadığı bölgeden geçerken, uluorta cinsellikleriyle ilgili şunları yazmıştır: 'Bir yabancının ya da herhangi bir erkeğin kendi karıları, kızları, kız kardeşleri veya evdeki diğer kadınlarla ilişkiye girmesini münasebetsiz bulmuyorlar. Aksine bunun faydalı olduğuna, böylece tanrılarının ve putlarının kendilerinden yana olup cömertçe hediyeler vereceklerine inanıyorlar.' Polo göz kırpıp dirsek atarak devam ediyor: 'Bir yabancı çok kereler zavallı bir ahmağın karısıyla üç veya dört gece geçiriyor.' Maço bir İtalyan olan Polo, durumu tamamen yanlış okumuştu.