Yine bir "Overrated "kitap:(Geceyarısı Kütüphanesi
3/10
·296 syf.··
2026 29. kitabı
Evet hem ülkemizde hem de uluslarası alanda best seller olmuş,"Goodreads En İyi Kurgu"ödülü almış,bir o kadar da övülen kitabı okumayan bir ben kalmıştım.OKUDUM BİTTİ:))İyi ki de geç okumuşum çünkü tam bir hayalkırıklığı yaşadım.Farklı yaşantılarda,paralel evrenlerde,sayısız alternatifleri deneyerek hangisinde daha huzurlu olduğunu görüp,yaşamın ve mutlu olmanın anlamını öğrenen Nora karakterinin ,kişisel gelişim+büyülü gerçeklik karışımında ,bana göre birbirini tekrarlayan ve sıkan bir döngüye sahip hikayesiydi.Bu tarz konulu fazlasıyla film,senaryo,kitap olduğu için yeterince ilgi çekici de gelmedi açıkçası:(Çok gömdüm galiba...Kişisel görüştür.Sevenler kusura bakmasın:)
Gece Yarısı KütüphanesiMatt Haig · Domingo Yayınevi · 202598,1bin okunma
8/10
·360 syf.··
Beğendi
·
2026 7. kitabı
·
18 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 03:22
'Sıradan' kişisel gelişim kitapları muamelesi yapılmayacak bir kitap olduğunu düşünüyorum. Hayatı boyunca okuduğu kitaplardan alıntılar var ve neredeyse her alıntıya dair hayatında karşılık olarak bir yaşanmışlık var, hikaye var. Türk Silahlı Kuvvetlerinin kaliteli insanlar yetiştirdiğini bir kez daha görmüş oldum Ali Tükşen'in hayatını okuyunca, umarım (yaşanılan tüm kumpaslara, hainliklere rağmen) hala nitelikli insanlar yetişmeye devam ediyordur. Umarım bir gün tanışmak imkanı bulabilirim yazarla.
Asla Vazgeçme AslaAli Türkşen · Kırmızı Kedi Yayınevi · 2020322 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·240 syf.··
2026 107. kitabı
Bugün sizlere bir kişisel gelişim kitabı ile geldim. @kendihikayeniyazkitap ’ün kaleme aldığı “Kendi Hikâyeni Yaz”, modern insanın en büyük çıkmazlarından birine odaklanarak okuyucuyu derin bir sorgulamanın içine çekiyor. Bu eser, psikolojik farkındalık ile duygusal derinliği çok zarif bir çizgide buluşturuyor. Yazar, daha ilk sayfalardan itibaren “İç sesin gerçekten sana mı ait, yoksa hikâyeni başkaları mı yazdı?” sorusuyla zihnimizde adeta bir uyanış başlatıyor. Hayatın koşturmacası ve dış dünyanın bitmek bilmeyen gürültüsü arasında kendi özünü, gerçek isteklerini ve potansiyelini unutan herkes için bu kitap, samimi bir rehber niteliği taşıyor. Eserin en çekici yönü ise okuyucuyu sadece pasif bir gözlemci olarak bırakmaması; tam aksine korkuları cesarete dönüştürmek, içsel dengeyi bulmak ve kendi hayatının kahramanı olmak adına güçlü bir motivasyon aşılaması. Kendi potansiyelini keşfetmek, başkalarının yazdığı senaryolardan sıyrılıp kendi gerçeğini inşa etmek isteyenlerin severek okuyabileceği, her satırıyla derin bir farkındalık sunan çok kıymetli bir kişisel gelişim yolculuğu. Yazarımızın emeğine sağlık. İyilikle ve kitapla kalın.
Kendi Hikâyeni Yazİlke Akgün · İkinci Adam Yayınları · 20262 okunma
7/10
·152 syf.··
Beğendi
·
2026 31. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 25 Mayıs 2026 00:00
“Aşktan Önce”, sinirbilim temelli ilişki anlatısını popüler bir dille kurduğu, “aşkın romantik bir kader değil, biyolojik bir süreç olduğu” fikrine dayanan bir kitap. Neden âşık oluyoruz ve âşık olurken bedenimizde neler oluyor da kendimizi kaybediyoruz? gibi sorulara cevaplar veriliyor. Kitabın en belirgin iddiası, aşkın, sanıldığı gibi “kişisel bir mucize” değil, beynin belirli kimyasal ve sinirsel mekanizmalarının ürettiği güçlü bir algı durumu olduğu. Metnin bazı bölümlerindeki yoğun metaforik dil; örneğin, karşılaşma anında “beyne fırlayan fotonlar”, “eksiklik hissi”, “iki kişilik bir bedende tek kalma” gibi ifadeler aslında bir tür bilimsel romantizm kuruyor. Yazarlar, özellikle aşkın başlangıç evresini (arzu, çekim, bağlanma) biyolojik bir çerçeveye yerleştirerek okura, “Yaşadığın şey gizemli değil, anlaşılabilir.” düşüncesini yerleştiriyor. Bununla birlikte, aşkı yalnızca nörokimyasal süreçlere indirgemek, deneyimin biricikliğinin değerini düşürüyor. Yani “Neden bu kişi?” sorusu biyolojiyle kısmen açıklansa bile anlam düzeyi tamamen ortadan kalkmıyor. Kitap bu anlam katmanını zaman zaman arka plana itiyor. Bu da metni bilimsel açıklama ile duygusal deneyim arasında bırakıyor. Eser, karmaşık bir alanı (aşk + beyin) sadeleştirerek okunabilir bir anlatıya dönüştürmüş. Özellikle, “Neden aynı ilişki döngülerini tekrar ediyoruz?” sorusuna bilimsel bir açıklama arayanlar için işlevsel bir giriş metni. Kitapta beni rahatsız eden şeylerden biri, araştırmalara "güzel" denmesi oldu. "Güzel araştırma" ne demek? Açıklayıcı mı, aydınlatıcı mı, yenilikçi mi, devrimci mi? "Çirkin araştırma" da olur mu? Kelimeler...
Aşktan ÖnceSerkan Karaismailoğlu · Ortapia Yayınları · 2026256 okunma
Karamsarlığın İçindeki Bilgelik
Puan vermedi·56 syf.··
2026 38. kitabı
·
20 saatte okudu
·
Okunma: 12 Haziran 2026 20:55
Mutlu Olma Sanatı, isminden dolayı uzun süre bir kişisel gelişim kitabı sanılabilir. Oysa kitap, günümüzde sıkça karşımıza çıkan "pozitif düşün, evrene mesaj gönder, her şey güzel olacak" anlayışından oldukça uzak. Arthur Schopenhauer mutluluğu vaat etmiyor; aksine insan hayatının sınırlarını, hayal kırıklıklarını ve beklentilerini anlamaya çalışıyor. Schopenhauer'a göre insanın mutsuzluğunun en büyük kaynaklarından biri bitmek bilmeyen arzuları. Bir şeye ulaşana kadar onu isteriz, ulaştığımızda ise kısa süre sonra yeni bir eksiklik hissi ortaya çıkar. Bu düşünce ilk bakışta karamsar görünse de kitap ilerledikçe bunun aslında oldukça gerçekçi bir gözlem olduğunu fark ediyorsunuz. Kitap boyunca mutluluğun peşinden koşmaktan çok, acıyı ve hayal kırıklıklarını azaltmanın yolları üzerinde duruluyor. Belki de bu yüzden birçok cümlenin altını çizme ihtiyacı hissettim. Çünkü Schopenhauer insanı motive etmeye çalışmıyor; ona ayna tutuyor. En sevdiğim tarafı ise yazarın dürüstlüğü oldu. İnsan doğasını olduğundan daha iyi göstermeye çalışmıyor. Kıskançlığı, hırsı, beklentileri ve bencilliği olduğu gibi kabul ederek konuşuyor. Bu nedenle kitap bazı okuyuculara karamsar gelebilir; bana ise oldukça samimi geldi. Açıkçası bayıldığım bir kitaptı. Uzun zamandır bir felsefe kitabını okurken bu kadar sık durup düşünmemiştim. Bazı sayfalarda kendimi, bazı sayfalarda çevremdeki insanları gördüm. Belki de kitabı bu kadar sevmemin nedeni buydu; teorik bir metin olmaktan çok, insanın gündelik hayatta sürekli karşılaştığı durumları açıklıyordu. Bu kitabı bitirdiğimde mutluluğun peşinden koşmanın bazen onu daha da ulaşılmaz hâle getirdiğini düşündüm. Belki de mesele sürekli mutlu olmaya çalışmak değil; hayatın kaçınılmaz zorluklarına rağmen huzurlu kalabilmeyi öğrenmek.
Mutlu Olma SanatıArthur Schopenhauer · Can Yayınları · 202017,7bin okunma
10/10
·1192 syf.··
Beğendi
·
2026 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 17 Ocak 2026 13:43
İkinci Dünya Savaşı, sanatın birçok alanında en çok kullanılan konulardan biri. Çünkü dünyanın dengesini oynatmış bir olay. Bu güne kadar okuduğum, savaşı konu alan eserlerin içinde, kült diyebileceğim tek kitap Yaşam ve Yazgı oldu. Romanın odağı sadece savaş değil. Savaş insan ruhunu nasıl etkiler, çok güzel irdelemiş. Kitapta da aynı savaştaki gibi farklı cepheler var. Askerler, bilim insanları, kadınlar, anneler, aşıklar... Her bir cephe savaştan nasıl etkilenmiş, ince ince işlenmiş. Savaşın içindeki unutulan insanı en iyi anlatan roman olduğunu düşünüyorum. Nazizm ve Stalinizm arasında aslında hiçbir fark olmadığının altı çizilmiş. Okurken anlıyorsunuz ki, biri insanları yok ederken diğeri dönüşmeye zorluyor, yani her ikisi de aslında insanı silme amacı taşıyor. İnsanın ahlaki sınavları, seçimleri, evlat acısı, onur, insanlık ve vicdan ustalıkla anlatılmış. Dil çok güzeldi, sade ve anlaşılırdı. Yazarın kişisel duygusu, yorumu metne yansımamış. Etkilendiğim noktalardan biri bu oldu. Beni zorlayan tek şey, Rus isimleri ve kısaltmalarına alışmak oldu. Ama okudukça bu sorun da ortadan kalktı. Çok çok beğendim muhteşemdi. Saygı duyulası bir eser. Kesinlikle tavsiye ederim.
Edebiyat
Yaşam ve YazgıVasili Grossman · Can Yayınları · 202222 okunma