İnsanın kendine verdiği sözü tutması kadar güçlü bir his azdır. Benim için en büyük tatmin, başkalarına ne söylediğimden çok kendime söylediğim şeyleri hayata geçirebilmektir. Çünkü insanın karakteri, kimse bakmazken verdiği kararlarla şekillenir. Bir hedef koyup peşinden gitmek, zorlandığında bile yarım bırakmamak, bahane üretmek yerine sorumluluk almak bana büyük bir huzur veriyor. Kendime verdiğim sözleri tutmayı önemsiyorum çünkü güven önce insanın kendi içinde başlar. Kendine güvenemeyen biri, hayata da tam anlamıyla güvenemez. Her tuttuğum söz, özgüvenime eklenen yeni bir tuğla gibidir. Belki her zaman kusursuz değilim ama vazgeçmeden devam etmek, kendime olan saygımı korumamı sağlıyor. Bu yüzden başarıdan önce disipline, sonuçtan önce sözüme sadık kalmaya değer veriyorum.
Duygu ve Düşünce
ETKİLİ KONUŞMA VE PROFESYONEL DİKSİYON REHBERİ HEDİYE!
Workshopers olarak sizlere harika bir sürprizimiz var! Yeni WhatsApp kanalımıza katılan herkese Etkili Konuşma ve Diksiyon Rehberi PDF dosyasını hediye ediyoruz. Hemen aşağıdaki bağlantıya tıklayarak kanalımıza katılabilir ve kanal içindeki linkten rehberinize anında ulaşabilirsiniz: 👉 Kanalımıza Katılmak İçin Tıklayın: whatsapp.com/channel/0029Var... Sürprizlerimiz Sadece Bununla Sınırlı Değil! Bu rehber sadece bir başlangıç. WhatsApp kanalımızda önümüzdeki günlerde kariyerinize ve kişisel gelişiminize değer katacak yepyeni içerikler paylaşmaya devam edeceğiz. Kanala özel olarak: Hediye e-kitaplar İşinize yarayacak pratik şablonlar Çok özel PDF dosyaları ve daha birçok sürpriz sizlerle olacak.
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Sahipsiz Mezara Dönmüş İnsan - Kavli Garib Çoban
Vakit o vakit değil, taa ki kendimi affedene kadar. Yorulduğunda gelirim, ne kadar oldu olmayalı?.. Çünkü sevgi kuşu hep gönüldedir. B/aşka zamandayız insan insandan kendini, kendinden esirgiyor. Derin bir insan derin sorular sorar kendine. Derin bir gönül hayatınızın derinliklerine iner. İki zeki insan aşık olamaz, gerçek aşkın bir aptala ihtiyacı vardır. Bir bak bakalım, ne kavgalar verdiğin hayat. Ne kadar sürüyormuş?.. Bu kadarcık süre!.. Bütün o kavgalara değiyor muymuş?.. Sanki dünyada sadece gündüzün bir saati kadar kaldıklarını sanırlar. Ahkaf-35) Sana temin ederim ki, yaşayabilmek için elimden gelen ve gelecekte de yapabileceğim her şeyi yapıyorum. Ey gönül bana inan. İki zeki insan aşık olamaz, gerçek aşkın bir aptala ihtiyacı vardır. Bir yere gitmeliyim, çok uzaklara. Yapmayacağım. O halde yeniden doğmalıyım, dönüşmeliyim!.. Kime, neye?.. Zamanında ölmek gibi. Ama sonuna kadar yaşamak. Dua böyle sesleniyor. Kendine layık ol. Ve putlarınıza cevaplamaya hazır olmayabileceğiniz sorular sorar. İki zeki insan aşık olamaz, gerçek aşkın bir aptala ihtiyacı vardır. Ve eğer bir gün gitmek istersen, benim için endişelenme, ben iyi olacağım. Dağda bir çoban çeşmesinin kıyısında diz çökerek, çamurla yeni bir kalp yapacağım kendime.
Bize insan ilişkilerinin organik olduğu, ortak değerlerin ve karşılıklı sıcaklığın kendiliğinden bir araya gelmesiyle oluştuğu öğretiliyor. Bu güzel bir yalan. Modern sosyal pazarda karizma artık bir kişilik özelliği değil; bir varlık sınıfı. Ve tıpkı gayrimenkulde olduğu gibi, bazı insanlar en iyi mülklere doğarken, diğerleri tadilat gerektiren bir evi satmaya çalışmak zorunda kalıyor. Artık insanları tüketmiyoruz; onlara dair algılarımızı tüketiyoruz. Aşırı görünür bir dünyada, insan etkileşimi ticarileştirildi. Karizma mistik bir yetenek değil; adaletsiz bir sosyal hiyerarşi yaratan yüksek performanslı bir pazarlama kampanyasıdır. Markalaşmayı çoğu zaman sadece beğenilirlikle karıştırırız, ancak bunlar tamamen farklı ekonomik prensiplerle işler. Tamamen beğenilen bir kişi istikrarsız bir para birimiyle hareket eder; statüsünü korumak için sürekli olarak iyi işler yapmalı ve kusursuz bir sicil tutmalıdır. Bir anlık hata yaptığında, yerini başkasına bırakır. Beğenilirlik onay kazandırır. Markalaşma ise affedilme kazandırır. Ancak markalaşmış bir kişinin mükemmel olması gerekmez; sadece tutarlı olması yeterlidir. Ancak markalaşma sadece affetmeyi yeniden şekillendirmez; fırsatları da yeniden şekillendirir. Ve fırsat sunumla ilişkilendirildiğinde, baskı sadece etkileyiciler ve ünlülerle sınırlı kalmaz. Eskiden dünyada yol almanın nesnel bir liyakat meselesi olduğuna, iyi performans gösterirseniz sosyal dengenin kendiliğinden sağlanacağına inanırdım. Ancak modern odaların mekaniğini izlemek bu düşüncemi hızla değiştirdi. Teknik yeteneğin yarısına sahip olup estetik açıdan iki kat daha avantajlı olan insanların fırsatları zahmetsizce yakaladığını, daha sessiz, daha derin zihinlerin ise arka plana kaybolduğunu gördüm. İş aynıydı. Ambalaj farklıydı. Ve her seferinde
Substack
Gecikenin Neden güzelleşiyor olabileceği (Sevgi+ Aşk)
Her gün yeniden aşık olacağım birini seçiyorum Öyle bir uyumumuz var ki ben oyum o da ben Karışmışız ama kendi benliğimizi korumuşuz da Birbirimizi bulmuşuz, kolaylaştırıp dengelemişiz Birbirimizi beklemişiz ve sonsuza dek birbirimize ait olmuşuz Birbirimizi büyütüp destekliyoruz Bakışlarımızla konuşup anlaşıyoruz Beni benden daha iyi tanıyor Onu ondan daha iyi tanıyorum Bana dair en ufak bir şeyi bile kaçırmıyor Ona ait en ufak bir şeyi bile kaçırmıyorum Sevginin de yenilenen, her an derinleşip güzelleşen halini seçmişiz. Onun yerini korudum Benim yerimi korudu O yokken saygı duydum Ben yokken saygı duydu Benim için kendini geliştirip güzelleştirdi Onun için kendimi geliştirip güzelleştirdim İkimiz de hakikati biliyoruz ve bunu her şeyde tercih ediyoruz Su gibi berrak ve şeffafız. Gelişi güzel değil, derin ve ince ince seviyoruz Yan yanayken de özlüyoruz Yan yanayken de doyamıyoruz Her an her yerde Birbirimizin önceliği haline gelmişiz
Birini övebilmek için başkasını harcamayın. Çünkü başkasını küçülterek siz büyümüş olmazsınız. Ayşe ESMER