"Anyway, the aim of life is development. We have to realize our own nature. People are afraid of themselves nowadays. They have forgotten their own nature. Courge has left their hearts."
Ağlamıyorum sadece arka arkaya Zweig okudum :'). Bu seferki nokta Clarissa'nın babasının ona şefkat göstermemesi değil çocuklarına karşı her zaman mesafeli ve utangaç davranmasıydı ama çocuklarının da bundan son derece gurur duyması. Clarissa'nın Leonard ile çocuğu olur ama Clarissa bunu farkedemeden ikisi savaş yüzünden ayrılmak zorundadır. Clarissa onunla ayrıldığı vakit hamiledir ama bunu herkesten saklar ve babasının ondan utanacağını düşünür. Bebeğini aldırma kararıni alır ama bir şekilde bundan vazgeçer bu sırada Clarissa hastanede hemşire olarak çalışır ve her zaman Leonard'ı düşünür. Hastanede hasta bir asker ona bağlanır ve Clarissa'ya aşık olduğunu zanneder (adam ikiyüzlünün teki) ama ona aşık değil adamın sadece kendine şefkat gösterecek bir anneye ihtiyacı vardır. Doğuma çok az kala Clarissa ilerde çocuğuna babası hakkında ne diyeceğini düşünür ve o adamla sadece kağıt üzerinde, çocuğunun soyadını taşıması için bir evlilik yapar. Adam anlaşmaya uyar ama kaçak işlere bulaşır Clarissa onun soyadını taşıdığı için bundan utanır. Ve sonunda Leonard'ın Clarissa'ya mektup yolladığı ve babasının bunları okuduğu anlaşılır. Aslında Clarissa'nın tek suçu yalnız olmaktı şimdi çocuğu ile birlikte yapayalnız...
ClarissaStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 201717bin okunma
"Ancak insan bir tek şeyini veremez; esas olanı: özgürlüğünü. Çünkü her özgürlüğün bir sorumluluğu vardır. 'Il n'y a qu'une chose, rester soy-méme' der, yaşamın her anında düşüncelerine başvurduğum Montaigne."