Geri Bildirim
  • Merhaba arkadaslar

    Aklima gelmisken yazayim dedim.

    Bakiyorum da, bu sitede ve diger kitablara inceleme ve elestiri yazalibilinecek formlarda bazi arkadaslar ve diger sitedeki insanlar bazi yazarlarin yazi uslubu ve bazi kitablari hakkinda, cok rahat akici yazmis, yormuyor okuyucuyu, kitab kendini okutuyor gibi incelemelerinde cümleler kullanmislar. Simdi size cok ince bir akilla kavranilabilecek yani ancak ferasetle yakalanilabilecek önemli bir mevzudan bahsetmek istiyorum. Bence bazi yazarlar bazi kitablarini bir yaris ihtirasiyla dolu dizgin yaziyor; kosar gibi. Bilgileri ardi ardina ekliyor soluk almadan. Okuyucuya soluk alma, hazmetme, biraz dinlenme gibi bir ihtimal bile vermiyor. Okuyan, okuduklarini özümseme gibi bir ihtimal bulamiyor. Yazar her cümlesinde, cümleyi destekleme amacli her kelimesinde merak üstüne merak uyandiriyor. Insan korkuyor, sanki freni bosanmis bir araba gibi duvara toslamakdan yada ehillestirilmemis bir yabani atin üstünde gibi hissediyor kendini. Yazinin burasinda dinlene bilirsiniz.......(Reklamlar)..........(Kahve molasi)...................
    Ey...!!! yazar kardes, sendeki fikir bir malzeme bendeki akil bir tava, tavama koydugun fikri daha arkali önlü pisirmeden bir digerini koyuyorsun. Bilmiyorsun ki, benim tavanin bir kapasitesi, akliminda bir siniri var. Öyle atese tutup cekmenle hammaddelerin cig kaliyor. Kislik ayva'yi yazin koparip yemeye benziyor. Insanin bogazina duruyor, insanin solugu kesiliyor. Okuyucu hickiriga tutuluyor. Unutmaki okuyucularin arasinda asma (nefes darligi) hastaligina muzdarip insanlar var. Eger ben adenalin sitesem Ispanyanin boga areneasina giderim. Vücudumun dopamin pompalamasi icin o kadar cok aktivite var ki senin harflere yüzbin takla asirmana gerek yok. Dedigim gibi ben adrenalin istersem bunu elde edecek bir etkinlik mutlaka bulurum. sen dert etme kendine bunu.Korkma bizlerden hep birileri olacak okuyan, sen topragin altina girsende birileri seni hep okuyacak. Yoksa sen arkada güzel bir seyler birakmak icin yazmiyorsun da sanki dünyanin bir kaspisindan girip kosar gibi öbür kapisindan cikacakmis gibi bir düsünceylemi yaziyorsun. Sen rahat ol sikinti yapma dünya bosalmiyor birileri gidiyor ama seni okuyacak baska birileri geliyor. Acale etme sen yazacaklarinin terbiyesini yap, biz onlari akil tavamizda pisirmesini biliriz. Birde Ziya Baran diye biri cikmis hizli okumanin önemi anlatiyormus. Bunun yrumududa siz okuyuculara birakiyorum bu kadar malzemeden sonra. Garibime giden sey su: hizli okuyacam bu kitabi bitirecem hemen baska bir kitaba basliyacam o da en süreatli sekilde sonuna erecek sonra bir kitab daha, bir kitab daha........Kitab biten bir seyde okumak biten birsey degil ki, okuyan insan zaten ömrünün sonuna kadar okuyacak. Kitab degistirmek sadece tv'de kanal degistirmek gibi birsey. Televizyon bitiyor mu ? yok hayir oldugu yerde duruyor dügmesine basinca calisiyor. Sanki yaptigimiz eylem, islem yemek gibi birsey eger yemezsem bitecek. Birileri gelip yiyecek bana birsey kalmayacak yada yemezsem kötü olacak filan. Ey insan yavas yavas oku sindire sindire oku hazmet okuduklarini, bunuda insan olmanin dogasiyla ve kendine uygun ritimle yap.

    Arkadaslar yaziyi öylece biraktim orasini burasini düzeltmedim cünkü bilirim ki, " en güzel güzelin düsmanidir" . Tabiki yazi bütün kapilariyla elestiriye acik.

    Saygilarimla
  • Kitap okumak bos zamanda okumak degil ,
    Ihtiyactir
  • Kur'an'ı Anlama Eksenli okumanın Önemi
    Kur'an'la ilgili bilgi ve kültürümüz genelde aile ve top umdan bizlere intikal etmekte ve oldukça sınırlı bir özellik ortaya koymaktadır. Çünkü büyük çoğunluğu itibariyle insanımız, Kur'an'ı doğrudan anlamaya yönelik bir çaba içerisinde bulunmamaktadır. İnsanlara gönderiliş gayesinin ayetleri üzerinde düşünmek ve öğüt almak olduğunu bildiren bu ilâhi kelâmın sad, 38/29, manasını kavrama konusunda hala ilgisiz kalmamızı anlamak zordur. Çünkü Kur'an'ın kendisi, ayetle rini anlama çabası içerisinde bulunmamanın, müslümanların
    değil, aksine inkârcıların bir özelliği olduğunu bizlere hatırlatır Muhammed, 47/24
    Günümüzde geçmişten farklı olarak Kur'an'ın anlaşılması ile ilgili meal ve tefsir tarzında değişik yayınlara rahatlıkla ulaşılabilmektedir. Bu sebeple, artık müslümanların bu konuda herhangi bir mazeretleri kalmamıştır. Dolayısıyla onlar Allah’ın kendilerine yüklemiş olduğu tedebbür, yani ayetler üzerinde derinlemesine düşünme vecibe ve sorumlulukların yerine getirmelidirler
    Bütün eğitim sistemlerinin hedefi, kendi amaçları doğrulusunda insana bir takım davranış değişiklikleri kazandırmakır. Bunun için de doğal olarak insanın aklına hitap ederler. zihin, duygu ve sanat yönlerinden gelişmesini hedeflerler Kur'an'ın hedefi de, ilâhî değerler istikametinde insanın davanış değişiklikleri kazanması ve buna göre ferdi hayatını ve sosyal ilişkilerini düzenlemesidir. Bu sebeple de akılsahiplerin muhatap alır, onların idrak ve anlayış melekeleri ile iletişim kurmayı amaçlar. Onun elindeki en büyük kozu, akıl düşünce ve duygulan harekete geçirmektir.
    Kur'an'da kıraat İsra, 17/106, tilâvet Maide 527 terti puan 2 akıl Enbiya 2ızıo, tebyin Nahl 16/64 ilim i oyı alim Bakara, 2/ışı, tafsil Fussile 41/3, istima Araf, 7/204, tefekkür Bakara, 2/206, tedebbür Nisa, 4/82, tezekkür Enam 6/126, ezkir kat 50/5 vb. birçok kavram, doğrudan veya dolaylı ola rak ayetleri anlama ve onların manaları üzerinde yoğunlaşmanın önemini göstermektedir.
    Bu ayetlerden bazıları şunlardır: “Kur'an'ı iyice düşünmüyorar mı? Eğer Allah’tan başkası tarafından gelmiş olsaydı onda bir çok tutarsızlık bulurlardı.” Nisâ, 4/82). “Kur’an’ı hiç düşünmüyorlar mı?” Muhammed, 47/24. “Onlar hâlâ Allah’ın kelâmını iyice düşünmediler mi? Müminûn, 23/68ı “Bu Kur'an, onunla uyarılmaları Allah’ın tek ilah olduğunu bilmeleri ve akıl sahiplerinin düşünüp ders alması için insanlara yapılan bir tebliğdir İbrahim, 4/52
    Görüldüğü gibi bu ve benzeri birçok ayet, Kur'an'ı iyice anlamanın ne denli önemli olduğunu fazla söze hacet kalmadan apaçık bir şekilde gözler önüne sermektedir. Çünkü onun yol göstericiliğinden istifade etmenin bir başka yolu yoktur. Bu açıdan bakıldığında Kur'an'ı anlamaksızın okumak, onun hidayetinden, feyiz ve bereketinden istifade etmenin önünde bir engeldir. Çünkü, ifade yerinde ise, onun en önemli silah insanın anlama ve idrak melekesini harekete geçirmektir. Dolayısıyla bunun gerçekleşmemesi, bir anlamda en önemli silahın
    ondan alınması veya elinin kolunun bağlanarak işlevsiz hale getirilmesi demektir.
    Pinin doğru bilgisi, onun temel kaynaklarından yani an ve sahih sünnetten elde edilir. Eğer insanlar bu kay naklardan doğru bir şekilde bilgilenmezse, din adına aslı o mayan hurafe ve bâtıl inançları bir şekilde kendileri üretir ve zamanla da onlara inanmaya başlarlar. Tarihte bunun örnekler çoktur. Kur'an'ın bu bağlamda bizlere haber verdiği en önemli rnek yahudilerdir. Konu, ayette şu şekilde dile getirilmektedir çlerinde bir takım ümmiler vardır ki, Kitab'ı (Tevrat'ı) bil
    mezler. Bütün bildikleri kulaktan dolma şeylerdir. Onlar sadece zan tahminde bulunuyorlar Bakara 278
    İbrahim H. Karslı
    Sayfa 35 - Diyanet isleri başkanliğı