Kitabın özeti olan alıntım.. Neden ?
Dünyadaki insanlardan kaçı elini vicdanına koyarak,sarsılmaz bir güvenle hayatları boyunca hiçkimseye ihanet etmediğini söyleyebilir? -On,beş,hiç..Hal böyleyse ihanet konusunda neden onca gürültü koparıyoruz..
Muhtemelen kitabın özeti
Peki, Gereksizyazar’ımın bu, samimi olmasına samimi ama derinlikten yoksun sözlerini onun dehasının neresine koyacağız. Şurasına diyeyim yazarımdan aldığım güçle; deha çamuru eline aldığı zaman ne yapacağını soranlara aptalca cevaplar verir, elinde yuvarlarken de aptalca cevaplar vermeye devam eder, ama onun kıt aklından bağımsız sızı parmakları hep kendi istediği gibi hareket ettirir. Sonuçta dehanın elindeki muhteşem heykeli alırken alkışlayanlar, üstad bize neden bir insan kafası yapacağını söylemedin de abuk subuk konuştun derler. Deha elinden alınan heykele bakar. Orada çamuru görür. Üzerine bir parça acısından katmıştır sadece. Bir parça da yalnızlığından. Bir parça da hayalinden. Çünkü der, bir şey söylemesi gerektiği için, neresinde olduğumu bilmiyorum. Neyin derler alkışlayanlar. Deha yine aptalca cevaplar vermeye devam edecektir çoğu zaman; iyi roman yazmak üzerine gençlere ne tavsiye edersiniz üstadım diye bir soruyla karşılaşan gerekli yazarların verdiği teknik üzerine cevaplara benzer türden ama bazen de aptalca cevaplar vermeyip şöyle diyecektir deha; neyin neresinde olduğumu mu? Ben sandığınız kişi değilim. Çamurunu alır ve gider deha.
Sanırım tüm kitabın özeti buydu :(
Kath bazen sen anlamıyorsun. Göremiyorsun çünkü sen bir bağışçı değilsin.
Alıntı
KİTABIN ÖZETİ
Kimse size bir şey borçlu değil ama siz kendinize her şeyi borçlusunuz.
Sayfa 362·Kitabı okudu
Kitabın kısmi özeti diyebiliriz;
Bu tür bir yapının en önemli sonuçların biri, bu nesnelerle yüzleşmeyi göze almanın ve onların yöntem ve amaçlarını reddetmenin kişi için çok zor olmasıdır. Sonuç itibariyle yansıtmacı özdeşleşimin tersine çevrilebilirliği sekteye uğrar. Daha sonra bu tersine çevrilebilirliği oluşturmak için yasın derinlemesine çalışılması sürecinin başarıyla tamamlanması gerektiğini öne süreceğim. Kendiliğin yansıtmacı özdeşleşimle kaybolan kısımlarını geri kazanma süreci neyin nesneye neyin kendiliğe ait olduğu gerçeğiyle yüzleşilmesini gerektirir ve bu da en belirgin biçimde kayıp deneyimiyle yapılır. Yas tutma süreciyle kendiliğin parçaları geri kazanılır ve bu başarı epeyce derinlemesine çalışma yapılmasını gerektirebilir. Bu nedenle nesnenin gerçekten içselleştirilmesi yalnızca ondan dış bir nesne olarak vazgeçildiği takdirde gerçekleşebilir. Böylece nesne kendilikten ayrı olarak içselleştirilebilir ve bu durumda onunla esnek ve tersine çevrilebilir bir biçimde özdeşim kurulabilir. Simgesel işlevin gelişimi bu süreci destekler ve kişinin nesnenin somut bütünlüğünden ziyade onun belirli yönleriyle özdeşleşmesini mümkün kılar.
Sayfa 13 - İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları
Psikoloji
Bu kalbim benim Ah bu kalbim benim Sağırın biri Duymuyor Dolmuyor Boşalmıyor da. Bir hususiyeti yok ki Pankreastan, böbrekten Korkusu bile yok ölmekten Ah bu kalbim benim Dinsizin biri değil ama Dilsizin biri Sağ da mı ?sol da mı? Belli değil ki yeri Ne girilen kapısı Ne açılan penceresi Sevmekte nesi? Bu kalbimin üşümüyor donmuyor Hızlı çalışır yavaş çalışır Her derde nasıl da alışır Ah bu kalbim benim dolmuyor boşalmıyor Üstelik durmuyor da…(sonda ki şiir) kitabın özeti gibi.