“Bedenin çöktüğünü, dostların öldüğünü, herkesin sizi unuttuğunu, sonun yalnızlık olduğunu unutmamak gerekir. Bu yaşlıların da bir vakitler genç olduğunu, bir ömürlük zamanın gülünç olduğunu, bir gün yirmi yaşında, ertesi gün seksen yaşında olunduğunu da unutmamalı.” (s.114)
“Ben de böyleyim işte. Şatafat yokluğuna razı olmuş ama kimsenin nüfuz edemediği vicdanımla her gün tatlı tatlı alay ettiğim grotesk bir sistemin anormalliğini oluşturan bir kapıcı kadın!” (s.110)