Derste Canı Sıkılan Öğrenciler
“Yumuşak ve tombul genç yanakları, kendilerine müthiş kötü görünen sivilceleri, muhtemelen pembe dizilerdekine benzeyen hayallerle dolu karmaşık ve yetersiz iç dünyalarıyla karşısına oturmuş, canları sıkıldığı için kendilerini hakarete uğramış, küçük düşürülmüş hissediyorlardı.
Kendilerini küçük düşürenin öğretmen olduğuna inanıyorlardı zira onları can sıkıntısına boğan kişi öğretmendi… Çok ciddi alınmışlardı çünkü. Öylesine takınılmış bir tavır değildi bu, tamamen içlerine işlemişti ve bu hakarete uğramışlık duygusu edebiyatın en önemli eserlerinin işlendiği bu dersin öğrencileri olarak öğretmene karşı tutumlarını derinden belirliyordu.”