“Kültür mirasının bir parçası olan edebiyat, gençlere cazip gelmiyor ve gençlerin yazdığı kompozisyonlar da kültür mirasına yakışacak edebî değerde tezler değiller.”
kitablogum.com/kitap-sozleri/m...
“Düşünsenize, kültür mirası yeni yetişen kuşak tarafından büyük bir coşkuyla karşılanıyor ve öğrenciler yüreklerinde taşıdıkları sırrın hem sorusunu hem de cevabını içerdiği için bu bilgi pınarından kana kana içiyorlar. Aslında güzel bir düşünce bu ancak gerçekler göz önünde bulundurulduğunda böyle olmuyor. Zira ruh ve düşünce dünyaları karmakarışık, tam yerine oturmamış, hatta banal ve henüz olgunlaşmamış bireylerden söz ediyoruz.”
“Lise son sınıf zorunlu eğitimin son basamağıdır. Bu nedenle de öğretilecek konularda nitelikle ilgili bazı şartlar aranmalıdır. Bu demektir ki verilecek bilgiler öğrencilerin henüz gelişimini tamamlamamış düşünce ve duygularına göre ayarlanmayacaktır. Hatta tersine öğrenciler kendilerine aktarılanların seviyesine erişebilmek için uzansınlar, gayret göstersinler diye düzey yüksek tutulacaktır.”
“Her günkü gibi özenerek tertemiz bir gömlek giymişti üzerine. Bu çağda ve bu koşullar altında yaşamak zorunda kalmanın verdiği ve bir türlü kurtulamadığı rahatsızlığı bir nebze hafifletiyordu bu gömlek.”
kitablogum.com/dunya-edebiyati...
Yazarı Dag Solstad olan Mahcubiyet ve Haysiyet adlı roman; demode ve külüstür olduğuna inanan, son kullanma süresinin bittiğini ve artık tedavülden kalktığını düşünen bir edebiyat öğretmeninin, küçük bir olayın tetiklemesiyle yaşadığı travmayı ve bu travmayla başlayıp romanın sonuna kadar devam eden çok yönlü ve çetin içsel hesaplaşmasını anlatıyor.
Kendi ülkesinde 1994 yılında yayımlanan, Türkçeye de 2018‘de çevrilen ve incecik bir kitap olan Mahcubiyet ve Haysiyet, eleştirmenlerce “yükte hafif, pahada ağır” olarak nitelendiriliyor. Dag Solstad ise Norveç’in yaşayan en büyük yazarı kabul ediliyor.
Mahcubiyet ve Haysiyet, hem insana dair sunduğu ruhsal gerçeklik hem de zengin sosyal ve toplumsal arka planıyla okurun zihin dünyasını harekete geçirmeyi oldukça iyi başaran, modern dünyaya “moderniteden gözleri kamaşmış insanlar” gibi sözlerle eleştirel göndermeler yapmayı da ihmal etmeyen dikkate değer bir eser