Puan vermedi·376 syf.··
2026 38. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 18:00
Herkese merhaba,Amin Maalouf’un kalemiyle ve Granada’dan Roma’ya uzanan tarihi bir coğrafyayla tanışmak harika olur diye düşünüyordum.Ancak dürüst olmam gerekirse, bu kitapla yıldızımız pek barışmadı ve sayfaları zar zor, yer yer atlayarak bitirebildim.. Neden mi?Kitap yoğun bir tarih kroniğine sahip ve bu bir süre sonra sıktı beni..Granada, Fas, Kahire, Roma derken her seferinde hikayeye dahil olan onlarca tarihi şahıs var. Bir noktadan sonra kim kimdi, kiminle ne bağı vardı derken karakter kalabalığı içinde kayboldum,buna birde Maalouf’un sakin ve detaycı üslubu da eklenince iyice uzaklaştım. Afrikalı Leo kesinlikle çok katmanlı, muazzam bir emeğin ürünü ve çok güçlü bir biyografik roman. Tarihi sevenler için bir başyapıt olabilir. Ancak benim gibi daha dinamik, odak noktası net ve akıcı bir tempo arayanlar için okuması epey sabır gerektiren, yorucu bir deneyim.. Herkese keyifli okumalar dilerim,kitapla kalın..
Afrikalı LeoAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202418,3bin okunma
8/10
·336 syf.··
Beğendi
·
2026 72. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 17:26
Saramago ne kadar medeni gibi görünsek de aslında hala birer hayvan olduğumuzu, şartlar değişirse her şeyin hızlı şekilde vahşileceğini, kendimizi medeni sanacak kadar kör olduğumuzu anlatmak istemiş. Bu mesajı biçimsel olarak da vermeye çabalamış ki bu durum okumayı ve akıcılığı olumsuz etkilemiş. Örneğin, nokta ve virgül dışında noktalama işareti kullanmamış. Karakterlerin isimleri yok. İlk kör olan adam, doktorun karısı gibi sıfatlarla tanımlanıyor kitap boyunca insnlar. Özellikle konuşmalar düz yazı şeklinde aktarılınca kimin ne dediğini anlamak zor olabiliyor. Başlangıçtan ortalara kadar aksiyonu bol, merak duygusu yüksek bir tempoda ilerlerken ortalardan sonra yavaşlayan ve daha detaycı bir anlatım var. Bazı soruları kasten yanıtsız bırakmış yazar. Final kısmı ise daha güçlü ve çarpıcı olabilirdi. Kitabın genel karamsar atmosferini karşılamayan bir final olması bence etkisini azalttı. İnsanın psikolojik yönünü doğru tahlil eden bir yazarın okuyucunun aklından geçenleri tahmin ederek kaleme aldığı, bolca alt metni olan güzel bir distopya okuması oldu benim için
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022131,9bin okunma
Reklam
9/10
·176 syf.··
2026 32. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:53
Selamün aleyküm kardeşler Şu gördüğünüz kitap Mesut Karakulak tarafından yazılmış ve Osman Paşa'nın biyografisini Plevne savaşını ve Osman paşa'nın askeri, siyasi ve normal psikolojisini yazmaktadır. Şahsen Kitabı beğendim yazarın eline sağlık güzel yazmış verdiği bilgiler gayet kıymetli ülkemizde'de Paşa'nın hayatını anlatan böyle başka bir kitap yok kendi kanaatimce çok kolay bir kitap her okuyucu kitlesindeki insan açıp okuyabilir. Eleştirilere gelecek olursak ilk 100 sayfaya kadar çoğu şeyi tekrar ediyor hiç sevmedim aynı şey kitapta 2-3 kez karşınıza çıkabilir onun dışında pek sıkıntı görmedim 168 sayfa zaten hepinize iyi okumalar
Gazi Osman PaşaMesut Karakulak · Kronik Kitap · 20263 okunma
4/10
·239 syf.··
2026 10. kitabı
·
14 günde okudu
·
Okunma: 15 Haziran 2026 17:57
10/4 bir kitap.. Beklediğim şekilde sürüklemediği için bu kadar düşük puan verdim ama ilişki içinde olanların çok işine yarayacağını düşünmüyorum. Kitap hakkında ayrıntılı yorumumu Instagram hesabımdan bulabilirsiniz :)
BağlanmaAmir Levine · Aganta Kitap · 20185,9bin okunma
Bir Mimoza Masalı
Puan vermedi·640 syf.··
2026 13. kitabı
Herkese merhabaa Nabersinizzz? Kitap yorumuma başlamadan önce bu kitabın ikinci kitap olduğunu ve bundan dolayı spoiler olabileceğini belirtmek isterim. İlk kitapta aileleri yüzünden yarım kalmak zorunda olan Liza ve Poyraz’ın lise aşkına şahit olmuştuk. On yıldır değişmeyen tek şeyleri belki de aşklarıdır. İnsan ne kadar da geçmişini geride bırakmak istese de geçmiş her daim peşindedir. Tıpkı karakterlerimiz gibi. Liza ne kadar iyileşmek istese de ailesi sınırlarını bir o kadar aşmakta. Ama Liza artık ne güçsüz genç bir kız ne de yalnız. Yanında Poyraz’ı vardır. Birlikte kaybolan yıllarının intikamını almak için savaşmaya hazırlardır. Ama bu intikam arzusu mutluluklarına engel olabilir mi? Poyraz aşkının intikamı için uğraşırken bir yandan da babalık duygusunu karakterine işliyordur. Talya, onun biriciği, biricik kızı. Doğdukları ailede göremediği sıcacık sevgiyi oluştukları ailede görmekteler Liza ve Poyraz. Aile demişken Liza’nın annesinin o dipsiz bucaksız nefreti, o dondurucu soğukluktaki sevgisizliğini de öğreniyoruz bu kitabı okurken. Yağız ve Leyla… Onların sevgi dili “atışmak” olsa gerek. Okurken onları yüzümde hep bir tebessüm. Leyla ve Yağız’ın o tatlı hallerine şahit olmak, kitabı okurken bana çok iyi geldi. Yazarımız 640 sayfalık kitabı öyle bir kurgulanmış ki su gibi akıyor yani sayfa sayısı asla sizi korkutmasın. Kaleminin akıcı olması özellikle reading slump sürecindeyken çok iyi geliyor şahsen bende öyleydi. Finalini de mükemmel yapmış tıpkı ilk kitaptaki gibi. Tavsiye ederim ve bu arada dipnot olarak şunu demeliyim ki Poyraz karakteri kitap karakteridir gerçek hayatta aramayınız.(bu kendime bir hatırlatma daha çok.)
Bir Mimoza Masalı - Kuzey RüzgârıAlmina · Parola Yayınları · 202571 okunma
"Tenlerin ayrılığı, canlara ayrılık getirmez."
10/10
·704 syf.··
Beğendi
·
2026 26. kitabı
·
157 günde okudu
·
Okunma: 14 Haziran 2026 15:28
Bayram Ali Öztürk... Hayatını Allah ve Resulü'nün (s.a.v.) yoluna adamış bir Allah kulu. Kendisini Allah'ın yoluna kurban etmiş mübarek bir hoca. Gelin size de hayatını kısaca anlatayım. Bayram hoca, Sakarya Karasu'nun Konacık köyünde doğmuştur. Henüz 5 aylık iken babasını kaybeder. İki yıl sonra tekrar evlenip evden ayrılan annesi de onu bırakınca 2-3 yaşından itibaren halası ve babaannesi'nin himayesi altına girmiştir. 12-13 yaşına basınca şehirde okumak için amcasının yanına yerleşir. Evlenene kadar amcasıyla kalan Bayram hoca, yüreğinde ki yetimlik duygusunu her daim taşır. Bu yüzden sakin bir mizaca sahiptir. Başı bükük, kendi hâlinde, suskun... Okuduğu için hep ders çalışırmış. Kendisine "Kütüphane mi olacaksın" derlermiş. Gerçekten de dedikleri gibi oldu hocamız... Evlenip askerliğini yapan Bayram hoca, üniversiteyi bitirmeye yakın Mahmut Ustaosmanoğlu'na (k.s.) danışarak bundan sonra nasıl bir yol izlemesi gerektiğini sorar ve böylece İstanbul'a gelir. Bir süre imamlık yaparak, sonrasında ise kadrolu olarak göreve başlar. Çektiği yokluk bir yana, marul-ekmek yiyerek hafızlığını tamamlar. Emekli olana kadar da camii görevine devam eder. İlköğretimden itibaren okuduğu kitapları biriktirir. Okuma, ilim, kitap aşkı ile 20.000 ciltlik bir kütüphanesi vardır. Bu kütüphane ile hoca ve öğrencilerin müracaat kaynağı olmuştur. Kendisine "Kürsüde kükreyen, sokakta kedi gibi olan" lakabı takılmıştır. Canım hocam... Verdiği sohbetler içime işledi okurken. İnsanlara karşı koruduğu mizacı ise çok başka... O ise bu cümlenin ezikliğini hep hissetmiştir. Kitapta ise hocamızın hayatı, notları (bu kısımda çok güzel bilgiler vardı), sevdiği şiirler, beyitler, onu tanıyanların gözünde ki yeri ,albüm (şehadet elbiselerinin resmi de dahil) bölüm bölüm aktarılır. Sağolsunlar,
İnceleme
Şehid Bayram Ali Öztürk Hoca 1 (Hayatı ve Hatıraları)Bayram Ali Öztürk · Kubbe Yayınevi · 201892 okunma
Reklam
Reklam