Fakir ama gururlu...
8/10
·195 syf.··
2026 9. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:28
Hani bizim kültürümüzde çok bilindik bir tabir vardır ya: "Fakir ama gururlu..." İşte bu kitabı okurken, tam olarak öyle bir karakterin hayatını izliyoruz aslında. Cebinde tek bir kuruşu bile yokken sokakta bulduğu parayı başkasına verebilecek kadar asil, en değerli eşyalarını rehin bırakırken bile o dik duruşundan, karakterinden asla ödün vermeyen bir roman kahramanı var karşımızda. "Kahramanımızın adı ne?" derseniz, söyleyemiyorum; çünkü kitap boyunca adı hiç geçmiyor. Sadece bir bölümde, o da mecbur kaldığı için uydurma bir isim kullanıyor, o kadar. Karakterimizin öyle ilginç psikolojik gelgitleri var ki... Bazı zamanlar cebindeki üç beş kuruş parayı ya da midesine giren tek lokma yemeği hem cebine hem de bedenine resmen yük olarak görüyor. Para bulduğu veya karnını doyurduğu anlarda Tanrı'ya şükrederken, sadece birkaç saat sonra aynı Tanrı'ya isyan edebiliyor. Dini anlamda pek bir tutarlılığı yok anlayacağınız; hatta dine oldukça uzak olduğunu bile söyleyebiliriz. Zaten romanda daha önce gittiği yerlere defalarca uğrarken, bir rahibin yanına sadece tek bir kez gidiyor; onda da rahibi yerinde bulamayınca arkasını dönüp gidiyor ve bir daha asla oraya adımını atmıyor. Sayfaları çevirirken aç bir insanın psikolojisini, o anlık duygu değişimlerini, gururla çökmüşlük arasındaki o ince çizgiyi sonuna kadar, iliklerinize kadar hissediyorsunuz. Dört bölümden oluşan bu eserde, alışılagelmiş o klasik giriş, gelişme ve sonuç bölümleri yok bana göre. Biz sadece, 1890'lı yılların Norveç'inde, hayatın kendi akışı içinde açlıkla boğuşan bir insanın, normalde görmediğimiz, bilmediğimiz sokaklarda ve köhne mekanlarda hayatta kalma mücadelesini okuyoruz.
AçlıkKnut Hamsun · Can Yayınları · 202335,7bin okunma
7/10
·72 syf.··
2026 104. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:55
Levni Hakan Şahin’in “Sen Hiç Merak Etme” kitabı, 2025 Yaşar Nabi Nayır Öykü Ödülü’nü aldı. Öykü yazan ya da atölyelere devam eden biri olarak, ödül alan yazarları özellikle okumaya çalışıyorum. Çünkü ister istemez insan, “Neyi farklı yapmış?”, “Hangi teknikleri kullanmış?”, “Öyküler nasıl açılıyor, nasıl bitiyor?” gibi soruların peşine düşüyor. Bu okumalar hem öğretici oluyor hem de insanı kendi yazdıklarıyla kıyaslamaya itiyor. Ben de bu merakla kitabı aldım. Öncelikle editoryal anlamda çok temiz bir kitap olduğunu söylemeliyim. Farklı yayınevlerinden çıkan pek çok ilk kitapta akıcılığı bozan tekrarlar, gereksiz uzatılmış paragraflar ya da aynı duyguyu defalarca anlatan bölümlerle karşılaşmıştım. Bu kitapta ise böyle bir sorun hissetmedim. Dili özenle işlenmiş, üzerinde ciddi emek verilmiş. Bu yönüyle yazarı ve editörünü gönülden tebrik ederim. Kitap on öyküden oluşan ince bir çalışma. Öyküler daha çok gündelik hayatın içinden, sanki yazarın hafızasında yer etmiş anıların edebî bir dille yeniden kurulmuş hâli gibi geldi bana. Çoğunluğu olay öyküsü niteliğinde; bir iki tanesi ise bilinç akışına yaklaşan anlatılar. Buna rağmen, okuduktan sonra zihnimde uzun süre kalan ya da “İşte bu!” dedirten bir öykü maalesef olmadı. Özellikle sonlar beni çok tatmin etmedi. Elbette bu tamamen benim okuma zevkimle ilgili. Sonuçta ödül almış, güçlü jürilerden geçmiş bir kitaptan bahsediyoruz. Ben sadece bir okur olarak bende bıraktığı izlenimi paylaşıyorum. Genel olarak baktığımda, çok temiz yazılmış, iyi çalışılmış ve teknik açıdan başarılı bulduğum bir ilk kitap okudum. Benim beklentim ise biraz daha zihnimde iz bırakacak, okuduktan sonra dönüp tekrar düşündürecek öykülerdi.
Sen Hiç Merak EtmeLevni Hakan Şahin · Varlık Yayınları · 202510 okunma
Reklam
Sessizliğin Mirası
7/10
·100 syf.··
2026 26. kitabı
2026- 30. Kitap Kitabın Adı : Sessizliğin Mirası Yazarı : Mustafa Gülaçtı Yayınevi: Mahlas Yayın Grubu Türü : Roman Basım Yılı : - Sayfa Sayısı: 243 Sayfa Düşünceler : -Biraz 80 darbesini toplum ve aile üzerindeki etkisi,birazda yarım kalan bir aşk hikayesi bu -Babasından sessizliği miras kalan Timur, -Oğlu doğduğu gün hapse giren Timur'un babası Refik, -Eşi hapse giren çocuğu ile hayatta kalma mücadelesi veren Refik 'in eşi Zeynep, - 13 yaşında annesini 17 yaşında babasını kaybeden Timur 'la önce arkadaş,sonra sevgili en sonunda da eş olan Elif. -Konuşurken susanların, susarken konuşanların , haksızlıklar karşısında gerçeği korkusuzca haykıranların romanı bu. Bir solukta okudum. İki günde bitirdim. Vaktim olsa bir günde de Bir çok yerin altını çizdim. Kontrol altındaki hayat hayat değildir " Bilmiyorum " , çoğu zaman evet demeye cesaret edilemeyen bir ,"hayır" dı. Kelimeler insan nefes alamıyorsa bile yol bulur
Sessizliğin MirasıMustafa Gülaçtı · Mahlas Yayınları · 20266 okunma
İlk Stephen King kitabım ve King'in de yazdığı ilk kitap.
8/10
·206 syf.··
2026 5. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:26
NE OKUDUM BEN? Spoiler!!! Kitabın başlangıç sayfaları özellikle ilk 50 sayfası aşırı sıkıcıydı.Bilirsiniz,Tess Geritsen direkt olayın içine bırakıyor sizi fakat Stephen King öyle yapmıyormuş.Bir korku kitabı değilde polis raporları okuyormuşum gibi hissettim.Polis demişken bu kitaptaki polislerin rolü hikayede sönüktü ve hiçbir olayı da çözemediler.Carrie'nin annesi ve okuldaki herkesin çok yanlış davrandığını düşünüyorum.Çığlığı basacaktım sinirden.Neyse ki Sue akıllı bir kızdı her ne kadar yanlış yapsa da... Neyse Billy ve Chris kadar budala insan görmedim.Bu arkadaşlar sayesinde kitap son 70 saydasında aşırı sardı.Öncelikle Billy tam bir psikopat neler neler dedi okurken "Psikoloğa git.Parası ne kadarsa öderim." dedim.Masumlar hariç herkes bu sonu hak etmişti.Tommy kim vurduya gitti fakat zaten yaşasaydı ya Sue'yi ya da Carrie'yi çok feci üzecekti.Evet Sue yine üzüldü ama ölüm insanı teselli eder.Bir noktada işleri kadere bırakırsın. O kadar insan tanıdım ki isimleri bulan Stephen King'i tebrik ediyorum.Hiçbiri kukla gibi değildi, yaşayan ve kendi kararlarını veren karakterler gibilerdi.Sonuç olarak kitabın ilk başlarındaki aşırı bilgilerden sıkıldığımdan ve korku kitabı yerine polisiye okuyormuşum gibi hissettiğimden 8 puan veriyorum.Yine de elinizde varsa şans vermenizi öneririm uzun süre unutamam. Son sahne yüzünden ikinci Carrie White vakası geliyormuş gibi hissettim. Göz Stephen King
Paranormal
GözStephen King · Altın Kitaplar · 20238,2bin okunma
8/10
·352 syf.··
Beğendi
·
2026 32. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 22:35
Tarihte yaşanan susturulmayı görünür kılmak adına yazılmış bir kitap. Oldukça dağınık gidiyor olmasına rağmen tatlı bir gece uykusu öncesi sohbeti aslında. Metinden kopmalar yaşasam da beğendiğimi söylemeliyim. Politik bir anlatı fakat didaktik değil. Şiirsel bir deneyim tadında. Hepsini tek metinde yapmak riskli bir seçim fakat kendimi kaptırmamak elde değildi “Sonra Juan durup dururken konuşuyor ama bir sohbet başlatır gibi değil de sonlandırır gibi..” “Ama söz ver nene eğip bükeceksin, yalan söyleyeceksin, sabitli şekil alabilir hale getireceksin. Söz veriyorum, Juan.” “Sonra sessiz gökyüzünün siyahımsı mor rengine bakınca hissettin ya da algıladın, biz gecenin en temel direnişindeydik, günün yeninden doğacağına inanmanın zor olduğu bir zamanda..”
KarartmalarJustin Torres · Livera Yayınevi · 202512 okunma
Puan vermedi·98 syf.··
Beğendi
·
2026 48. kitabı
Kitap Ali Vehbi Bey'in ırak cephesinde yaşadıklarını anlatıyor asıl anlattığı kısım Irak cephesinde Graf hattıdır. Kitabın içinde genellikle teçhizat ve temel yetersizlik(su vs) hakkında bolca bilgi var. İngilizlerin oldukça üstün ekipmana sahip olması Osmanlı'nın başarısızlığının en büyük nedenlerinden birisi. Türk birlikleri ne kadar süngü taarruzu ile başarılar elde etse de İngilizlerin sürekli bombardıman ve uçak saldırıları Osmanlı ordusunu zayıflatmıştır. Dili bir nebze ağırdır.
Tarihçe-i Harb - Üçüncü AlayAli Vehbi Aykota · Türk Tarih Kurumu · 20116 okunma
Reklam
Reklam