Puan vermedi·216 syf.··
2026 31. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:24
William March – Kötü Tohum Sekiz yaşındaki Rhoda Penmark, dışarıdan bakıldığında herkesin sahip olmak isteyeceği kadar kusursuz bir çocuk. Kibar, düzenli, olgun ve neredeyse rahatsız edici derecede sakin… Ancak bir okul pikniğinde yaşanan trajik olay, bu kusursuz görüntünün altında saklanan karanlık ihtimalleri gün yüzüne çıkarmaya başlıyor. Kitabın en etkileyici yanı, cinayet gizeminden çok bir annenin yaşadığı çaresizliği ve inkâr sürecini anlatmasıydı. Christine’in, hem gerçeklerle yüzleşmeye çalışıp hem de annelik içgüdüsüyle kızını koruma arasında sıkışıp kalışı, hikâyeyi psikolojik açıdan oldukça güçlü kılıyor. Rhoda’dan korkarken bir yandan Christine için üzülmemek de mümkün olmuyor. William March, masumiyet kavramını ters yüz ederek okuru rahatsız edici bir soruyla baş başa bırakıyor: Kötülük öğrenilen bir şey mi, yoksa insanın doğasında mı var? Kitap boyunca bu sorunun kesin bir cevabı verilmiyor; tam aksine, her sayfada yeni şüpheler ve yeni ikilemlerle karşılaşıyoruz. Yıllar önce yazılmış olmasına rağmen yarattığı tedirginlik ve psikolojik derinlik bugün bile etkisini koruyor. Gerilim dozu yüksek olsa da beni asıl etkileyen şey, korkunun bir canavardan ya da karanlıktan değil, en güvenli hissettiğimiz yerden, yani aileden doğabilmesi oldu.
Kötü TohumWilliam March · Tersine Kitap · 2026121 okunma
7/10
·128 syf.··
Beğendi
·
2026 60. kitabı
·
14 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:29
Kitap “İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları", İngilizlerin İslâm Düşmanlığı, İslam dünyasının geçmişte maruz kaldığı siyasi, kültürel ve fikrî müdahalelere dikkat çekmeyi amaçlayan tartışmalı bir metindir. Eser, Batılı güçlerin İslam coğrafyasındaki etkilerini bir casusun ağzından aktarmaya çalışırken, okuyucuyu tarih, siyaset ve inanç ekseninde düşünmeye sevk ediyor. Sömürgecilik, istihbarat faaliyetleri ve toplumsal dönüşümler arasındaki ilişkiyi sorguluyor. Bununla birlikte eser, akademik bir tarih çalışmasından ziyade belirli bir bakış açısını yansıtan, ideolojik bir metin niteliği taşıyor. Anlatılanları farklı kaynaklarla karşılaştırmak, tarihsel gerçeklik ile yorumları birbirinden ayırmak önemlidir. Kitap, İslam dünyasının yaşadığı kırılmaları, dış müdahalelerin etkisini ve Müslüman toplumların birlik meselesini gündeme getirirken, okuyucuda hem merak hem de eleştirel düşünme ihtiyacı uyandırmaktadır. Tarihsel olayların arka planını sorgulamak isteyenler için dikkat çekici, ancak tek başına nihai bir kaynak olarak değil, farklı görüşlerle birlikte değerlendirilmesi gereken bir eserdir.
1000Kitap
İngiliz Câsûsunun İ'tirâfları ve İngilizlerin İslam DüşmanlığıM. Sıddık Gümüş · Hakikat Kitabevi · 20092,495 okunma
Reklam
Puan vermedi·400 syf.··
2026 21. kitabı
·
27 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 17:10
#okudumbitti Maggie O'Farrell'in Evlilik Portresi adlı romanını bitirdim. Lucrezia'nın en çok beni etkileyen özelliği hem güçlü hem de pasif olmasıydı. Sarayın ona yüklediği görevleri yerine getirmek zorundaydı ve o kadar kalabalığın içinde aslında yapayalnızdı. Çok yalnız bir prenses, çok yalnız bir kadındı. Roman, saray evliliklerinin aşk ve sevgi üzerine değil; güç, çıkar ve hâkimiyet üzerine kurulduğunu gösteriyordu. Bu yönüyle beni oldukça düşündürdü. Kitaptaki en gerilimli bölüm Lucrezia'nın boğulma sahnesiydi. O bölümü okurken gerçekten çok etkilendim. Lucrezia'nın yerinde olsaydım büyük ihtimalle onun gibi davranırdım. Çünkü içinde bulunduğu koşullarda kendi kararlarını vermesi kolay değildi. Bir prenses olarak ondan beklenenleri yerine getirmesi gerekiyordu. Tarihsel bir karakter olmasına rağmen Lucrezia bana son derece gerçek geldi. Duygularını, korkularını ve yalnızlığını hissedebildim. Romanda en çok dikkatimi çeken sembol evlilik portresiydi. Bu portre bana sadece bir resmi değil, Lucrezia'nın gerçek kimliği ile insanların onda görmek istediği kişi arasındaki farkı da düşündürdü. Kitap, kadınların tarih boyunca yaşadığı bazı zorlukların hiç değişmediğini gösterdi. Aradan yüzyıllar geçmiş olsa da bazı mücadelelerin hâlâ devam ettiğini görmek üzücüydü. Bence Lucrezia'nın asıl mücadelesi hayatta kalmak değil, kendi kimliğini korumaktı. Kitabı bitirdiğimde hissettiğim baskın duygu ise üzüntü oldu. Çünkü Lucrezia'nın hikâyesi bana çok gerçek geldi. Onun yalnızlığına, çaresizliğine ve elinden alınan seçim hakkına üzülmeden edemedim.
Evlilik PortresiMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20231,501 okunma
10/10
·368 syf.··
2026 22. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 00:00
2. şans temasından hiç hoşlanmam normalde ama bu kitap muhteşemdi. serideki favorim de bu oldu. bayıldım, bayıldım, bayıldım... cam, tam da düğün günü damat tarafından terk edilir ve soluğu üstündeki gelinlikle luke'un barında alır. barın tuvaletinde çaresizce ağlarken onu oradan çıkartan tek kişi ise ilk ve tek aşkı dusty olur. dusty, dünyada belki de cam'in neye ihtiyacı olduğunu bilen tek kişidir ve cam'e o gün neye ihtiyacı varsa onu verir. hukuk yeterlilik sınavını geçemeyen, nişanlısı tarafından başka bir kadına aşık olduğu için terk edilen ve minik kızıyla onca insana rağmen yapayalnız kalan cam, çocukluğundan beri hayalini kurduğu evin kiralık olduğunu öğrenir öğrenmez hemen taşınmak ister fakat komşusunun dusty olduğu ortaya çıkar. ikili bazen mecburi bazen doğal olarak gerçekleşen bu yakınlaşmaların sonucunda geçmişte verdikleri kararların sonuçlarını da yeniden gözden geçirirler ve yeniden aşka kucak açarlar. dusty, mükemmel erkeğin sözlükteki karşılığıydı. kitap geçmiş günümüz şeklinde ilerledikçe ona olan saygım git gide arttı. muhteşem yazılmış bir karakterdi gerçekten de. cam ise her şeye rağmen kendi ayakları üstünde durmaya çalışan çok güçlü bir kadındı, ona hayran olmamak çok zordu gerçekten. seride en sevdiğim kitap kesinlikle bu oldu. keyifli okumalar
Wild and WrangledLyla Sage · Dial Press Trade Paperback · 20256 okunma
Klasik bir iyilik hikayesi
6/10
·224 syf.··
2026 41. kitabı
Kitap bir zamanlar popüler olan tavuk suyuna corba öyküleri havasında. İzin yıllardır kitapçıda insanlara kitap götüren yaşlı bir adamın kitaplarla insanlara iyi gelmesi ve değişen dünya ile birlikte artık kitapçıda istenmeyen hale gelmesi üzerine. Arada bir çocuğun eklenmesiyle hikaye zenginleşiyor. Hızlıca okunacak güzel bir hikaye. Bazı karakterlere çok sinirlendim ama genel olarak tatlı bir kitaptı.
Kitap KuryesiCarsten Henn · Pegasus Yayınları · 202560 okunma
7/10
·576 syf.··
2026 19. kitabı
Köprü Kralı - M. Akyüz #okudumbitti #kitapyorumu Öncelikle eline sağlık yazarım, bizi Miray ve Pars Tuna ile tanıştırdığın için. Kitap evrenine hızlıca adapte oldum ve yazım dili olarak kesinlikle çok akıcıydı. Okurken hiç sıkılmadım ve çabucak bitti. Kısaca konusuna değineyim. Hemşire olan Miray, sevgilisinden ayrıldıktan sonra eski sevgilisi yüzünden iş değiştirmek zorunda kalır. Yeni işi ise bir mafyanın babaannesine özel hemşirelik yapmaktır! Kitabı okumadan önce dark romance olduğunu öğrendiğim zaman daha ciddi bir yazım bekliyordum ama bunun aksine daha mizahi bir yazım hakimdi. Miray'ın kardeşi ve arkadaşı ile olan ilişkilerini özellikle çok sevdim. Kitap ilk görüşte aşk temasını içeriyor, ancak ben olayların fazla hızlı ilerlediğini düşünüyorum. Tek kitap olmak yerine iki kitaplık bir seri olabilirdi, ilişki aşamalarının daha ağır işlenmesi gerektiğini hissettim. Ayrıca ilk yakınlaşmada da bebek konuşulması bana fazla aceleci geldi. Kitapta daha fazla Pars'ın gücünü görebilirdik. Bir kısma kadar sadece Köprü Kralı denilip geçildi, keşke birkaç sahne daha olsaydı bu lakabın altını dolduracağı. Kitabın ikinci kısmı... Ben Pars'ı affedemedim ne yazık ki. Bir noktada da Pars'ın yaptığı eziyet çok yanlıştı ve artık 'aşk' denilemezdi. Zorbalıktı tamamen. Keşke daha çok sürünseydi Pars, kendini affettirecek bir şeyler yapmalıydı. Bunları çıkardığımda bütünlük olarak hikaye gayet güzeldi. Keşke onları daha çok okusaydık. Sonu çok güzeldi. Kitabı okurken Onur ve Ahsen çiftinin kitabını da çok merak ettim bu arada. En yakın zamanda onu da okumak istiyorum! Okurun bol olsun!
Köprü KralıMerve Akyüz · Dokuz Yayınları · 202666 okunma
Reklam
Reklam