1990’lı yıllarda her şeyin birbirine karıştığı,ölenin de öldürenin de nedeni bilmediği cinayetlerin işlendiği karanlık günleri kurmaca şeklinde anlatan kitap.Murathan Mungan gibi çok yönlü bir sanatçının,yazım süreci 30 yıl sürmüş romanından beklentiler haliyle yüksek oluyor.Başlangıçta gerilim dozu ve karakter analizleri beklentileri karşılasa da devamında uzun ve tekrara düşen zorlama cümleler odak kaymasına neden oluyor.Bir süre sonra,özellikle ikinci bölümde neden romana dahil edildikleri belirsiz karakterlerin doluşması okumayı daha da zorlaştırıyor.
Romanın baş karakteri isimsiz tetikçi,işlediği gazeteci Saim Baran(Musa Anter) cinayetinden sonra Diyarbakır’dan Alanya’ya gidiyor.Romanın adı da iki şehir arasındaki uzaklıktan geliyor.
Tetikçinin ruh hali ve karakteri muazzam işlenmiş.Tüm karakterler gerçekte var olan kişiler yani aslında gerçekle kurgu iç içe geçmiş.Bazı klişe laflar ve zamansız şiirsellik, romanın gerilim havasını bozup metnin okunmasını zorlaştırıyor.Romanın ortalarından itibaren,bildiğimiz şeyleri tekrar okuyormuşuz hissi oluşuyor.Nihayetinde çetrefilli konusu itibariyle merak uyandırsa da bunu karşılayabilen bir roman olamıyor maalesef.