Puan vermedi·
Merhaba kitapseverlerrrr Sonunda cehennem makineleri serisini bitirmiş bulunmaktayım. Son kitap benim için hayal kırıklığı oldu diyebilirim gereksiz yere uzatılmış bir kitaptı bence artık bitsin diye son kısımlarına göz gezdirdim diyebilirim ama genel olarak baktığımızda serimizi sevdim. Bu kitabımızda, karakterlerimizin Mortmain ve onun otomatları ile olan mücadeleyi, Seçimlerin , kayıpların, aşkın yaşandığı bir kitap okuyoruz. Will ve Tessa' aşkı maalesef beni etkilemedi. 2 kitaptır onların aşkını okumak istiyordum ama okumak istediğim aşkın böyle olmamasını isterdim. Jem, Gideon, Gabriel , Charlotte, Henry , Cecily hepsini okumak güzeldi. Bu kitabımızda yazarımız hepsinin hayatına değinmişti beğendiğim kısımlardan birisi bu oldu. Magnus ise en sevdiğim karakterlerden birisi oldu ki zaten onu kemikler şehri kitabından biliyordum ve bu kitabımızda daha çok sevdim. Okumak isteyen ve okuyacak olan herkese keyifli okumalar diliyorum.
Mekanik PrensesCassandra Clare · Artemis Yayınları · 20201,118 okunma
Cemile – Cengiz Aytmatov
Puan vermedi·80 syf.··
2026 16. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 13:25
Cemile uzun zamandır merak ettiğim kitaplardan biriydi. Özellikle Fransız yazar Louis Aragon’un bu eser için “Dünyanın en güzel aşk hikâyesi” dediğini duyunca beklentim oldukça yükselmişti. Ancak kitabı bitirdiğimde, açıkçası vaat edilen o büyük aşkı hissedemedim. Kitabın dili, atmosferi ve savaş yıllarındaki köy yaşamının anlatımı oldukça güzeldi. Cengiz Aytmatov’un sade ama etkileyici anlatımını okumaktan keyif aldım. Kendimi bozkırın ortasında, o köyün içinde hissettim. Ancak aşk kısmına geldiğimde aynı etkiyi yaşadığımı söyleyemem. Belki birçok okur Cemile ile Danyar arasındaki ilişkiyi büyük bir aşk olarak görebilir ama ben o duyguyu alamadım. Cemile’nin eşi Sadık cephedeyken başka birine karşı duygular geliştirmesi bana romantik gelmedi. Ortada fiziksel bir aldatma uzun süre yokmuş gibi görünse de zihnen ve kalben eşinden uzaklaşmış olması beni hikâyeden biraz kopardı. Bu yüzden okurken Cemile ve Danyar’ın aşkına kapılmak yerine, yaşananları daha farklı bir açıdan değerlendirdim. İlginç olan şu ki, kitapta beni en çok etkileyen karakter Cemile değil, hikâyeyi anlatan küçük kayınbiraderi Seyit oldu. Seyit’in Cemile’ye duyduğu hayranlık, onun mutluluğunu kendi mutluluğunun önüne koyabilmesi ve olaylara bakışı bana çok daha samimi ve gerçek geldi. Hatta kitabın en dokunaklı tarafı benim için Seyit’in büyüme hikâyesiydi diyebilirim. Yine de kitabı kötü bulduğumu söyleyemem. Kısa olmasına rağmen üzerine düşündüren, farklı yorumlara açık bir eser. Sadece ben, “dünyanın en güzel aşk hikâyesi” olarak sunulan bu romanda o büyük aşkı bulamadım. Buna rağmen Aytmatov’un anlatımı, atmosfer kurma başarısı ve Seyit karakteri sayesinde keyifle okuduğum bir kitap oldu. Bazen bir kitabı sevmek için onun ana fikrine tamamen katılmak gerekmiyor; Cemile de benim için tam olarak
CemileCengiz Aytmatov · Ötüken Neşriyat · 201944,6bin okunma
Reklam
Ama her insan aşkı farklı yaşar..
7/10
·224 syf.··
2026 65. kitabı
·
25 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:51
Ahmet Ümit'in Aşk Köpekliktir adlı kitabı, birbirinden bağımsız öykülerden oluşan ve aşk kavramını farklı yönleriyle ele alan bir eser. Kitap boyunca aşk yalnızca romantik bir duygu olarak değil, insanın hayatını ve kararlarını derinden etkileyen karmaşık bir güç olarak karşımıza çıkıyor. Farklı karakterler ve hikâyeler aracılığıyla tutku, özlem, yalnızlık ve hayal kırıklığı gibi duyguların aşk ile nasıl iç içe geçtiği anlatılıyor. Kitabın adı ilk anda sert ve iddialı gelebilir. Ancak burada verilmek istenen mesaj hakaret etmekten çok, aşkın insanı zaman zaman kendinden vazgeçirecek kadar güçlü bir duygu olması. Yazar, âşık olan insanların mantıklarıyla değil duygularıyla hareket edebildiğini, kimi zaman gururlarını bir kenara bırakıp sevdikleri kişinin peşinden gidebildiğini gösteriyor. Bu yönüyle aşk, insanı hem güçlü hem de savunmasız bırakabilen bir duygu olarak ele alınıyor. Kitapta aşkın tek bir tanımı yok. Bazı öykülerde bir tutku, bazılarında bir bağımlılık ya da yanılsama gibi karşımıza çıkarken kimi zaman da insanın hayatına anlam katan özel bir deneyim olarak sunuluyor. Bu çeşitlilik, kitabın en dikkat çekici yanlarından biri. Her hikâye aşkın başka bir yüzünü gösterdiği için okur aynı duygunun farklı insanlarda nasıl farklı sonuçlar doğurabileceğini görebiliyor. Beni düşündüren noktalardan biri de aşkın her zaman fedakârlıkla açıklanamayacağı fikriydi. Yazar bazı karakterler üzerinden insanların bazen karşısındaki kişiyi değil, o kişinin kendilerinde uyandırdığı duyguları sevdiklerini hissettiriyor. Bu durum kıskançlık, sahiplenme ve kontrol etme isteği gibi duyguların da aşkın bir parçası olarak ortaya çıkmasına neden oluyor. Kitap, aşkın sadece güzel ve romantik taraflarına değil, insanı zorlayan ve karanlıkta bırakan yönlerine de yer veriyor.
Aşk
Aşk KöpekliktirAhmet Ümit · Yapı Kredi Yayınları · 202017,2bin okunma
9/10
·152 syf.··
2026 37. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 16:12
Kitap, cinselliği anlatan bir rehberden çok bir düşünce kitabıdır. Miller, kendi deneyimlerinden yola çıkarak insanın arzularını, korkularını, aşklarını ve özgürlük arayışını sorgular. Bu yüzden eser, cinsellikten çok insanın kendini anlama çabası üzerine kuruludur. Kısaca: "Cinsellik Dünyası", insanın cinselliği, aşkı ve özgürlüğü üzerinden kendini keşfetme yolculuğunu anlatan felsefi ve otobiyografik bir denemedir. Ve bence kitabın en güçlü satırlarından biri: “Aşık olmak... Son derece yalnız olmak..." Bu cümle, Miller'ın aşkı mutluluk değil; insanı kendi içine kapatan, derinleştiren bir yalnızlık olarak gördüğünü çok iyi yansıtıyor.
Edebiyat
Cinsellik ÜzerineSigmund Freud · Say Yayınları · 20175,6bin okunma
Caraval diye geldim yazarın fantazilerini okudum: BİLDİĞİN TACİZ
5/10
·176 syf.··
2026 56. kitabı
·
21 saatte okudu
·
Okunma: 21 Haziran 2026 14:50
Normalde inceleme yapmayacaktım ama kitaba çok kızdım. Seriyi bitirmeyenler için SPOİLER UYARISI!!!! Asla Caraval'ın büyüsü yoktu. Doğru düzgün bir konusu da yoktu. Karakterler bayrama hazırlanıyor onu anlatıyor. Bunu o kadar saçma kurgulamış ki pek çok mantık hatası ve İĞRENÇ sahneler vardı. Tella başta hiçbir dileğinin kabul olmadığını söylüyor?!! ABLANI ADADAN KURTARMAK İSTEYEN, Legend'i bulmak isteyen sen değil miydin kızım?? Yazar yazdığın kitabı mı unuttun? Tella, aşkından şüphe ediyor. Evet, evet o kadar macera yaşadıktan sonra "Acaba Legend aşkı ölümsüzlüğe tercih ettiği için pişman mı?" diye düşünüp duruyor. Legend paşam da full odak yeni Caraval oyunuyla ilgileniyor. Yazar sen ne istiyorsun? Çiftten soğuyalım mı istedin bu yazdığın saçmalık nee? Bir de Tella aşk tavsiyesi veren kitabın tavsiyelerini uyguluyor. Yahu Tella böyle biri değil! Bunu yapsa yapsa Evangeline yapar. Evrenleri mi karıştırdın? En iğrendiğim kısımsa Legend Tella'nın gözü kapalı, eli bağlıyken ona dokunuyor. Ve Tella o kişinin Legend olduğunu bilmiyor. Şüpheleniyor ama EMİN DEĞİLL. Neymiş oyunmuş. Sayın yazar fantazilerini yazmak istiyorsan neden bu serideki karakterleri alet ettin. Önceden haber verseydin ona göre okurduk. Bu novellayı okumasanız da olur. Scarlian ve Legendtella arasındaki birkaç romantik diyalog olmasa iyice çekilmezdi. Tella yerine yüz kere utandım. Legend'in saçmalıklarına bin kez kızdım. Okumayın okutturmayın. Konuya o kadar kızdım ki resimlerin güzelliğinden bahsetmeyi unutmuşum. Çizer güzel çizmiş ama DEX'in kötü baskısından dolayı elimizdeki kitap yabancılardaki gibi muntazam değil. Sayfa kalitesi kötü. Başka incelemelerde görüşmek üzereee. :)
1000Kitap
SpectacularStephanie Garber · Dex Yayınları · 2025138 okunma
Okurken en heyecanlandığm yer aşkı için kızı arama süreci oldu
Puan vermedi·
58 yaşında okbli belki de otizmli emekli mühendis bir erkeğin 20 yaşında toy bir gazeteci kızı (klasik erkek kafasıyla btw) tatlı tatlı darlamaları ve tacizleri şeklinde ilerledi kitap.Benim gibi sıkı okurların olay örgüsünün tahmin edilebilir olduğunu göz ardı eden eser o yüzden sıkılmadım değil .Yarısına gelmeden katilin kim oldugunu anlamistim ama zaten asıl sürpriz o degilmis,kitabin sonunda bunu anlayacaksınız. Öyle ruhani bir aşk hikayesi falan da yoktu; baş karakterimizin intihar etmesinin altı da epey boştu. Psikolojik ve polisiye konuları da yer yer sürükleyiciliği artırmıştır.Benzer bicimde ters köşe olmak istiyorsanız Wulf Dorn ‘un Psikiyatrist öneririm.
Kardeşimin HikayesiZülfü Livaneli · İnkılap Kitabevi · 2024126,6bin okunma
Reklam
Reklam