Güzel şeyler hissetmek için daha çok müzik daha çok kitap.
Ağır ağır ölürler;kitap okumayanlar,müzik dinlemeyenler,kalplerinde sevgi ve merhamet barındırmayanlar... Paplo Neruda
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Ağır ağır ölürler; kitap okumayanlar, müzik dinlemeyenler, kalplerinde sevgi ve merhamet barındırmayanlar... Pablo Neruda
1000Kitap
EDEBİYAT DÜNYASI'NDAN KISA KISA DUYURULAR...
SAMSUN'DA CUMARTESİ GÜNÜ EDEBİYAT SOHBETLERİ YAPILACAK...  KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 27 Haziran 2026 Cumartesi günü, saat.12.00-15.00 arasında;100.Yıl Bulvarı, İlim Yayma Cemiyeti Yanı, 1.Hat Dolmuş Hattı Lokali Bitişiği İlkadım-Samsun adresinde, İlkadım Kent Konseyi ile Samsun Yazarlar Derneği (SAY-DER) Başkanı Ahmet Seven ve yöneticilerinin birlikte düzenlediği ''İlkadım Kent Konseyi Cumartesi Edebiyat Sohbetleri'' etkinliği gerçekleştirilecektir. Ücretsiz çorba ve çay ikramının yapıldığı bu proğram sırasında şiir-türkü-kitap tanıtımı ve edebiyat sohbetleri yapılmaktadır, şehrin şairleri-yazarları-edebiyatçıları ve bilim adamları burada bir araya gelmektedir. Her hafta Cumartesi günleri düzenli olarak yapılan bu etkinliği, isteyen herkes ücretsiz olarak izleyebilir. **************************************************************************************************** BAŞKENT KÜLTÜR SANAT'IN 4.ŞİİR VE MÜZİK ŞÖLENİ ANKARA'DA YAPILACAK...  KERİM ÖZBEKLER GAZETECİ-YAZAR-ŞAİR 28 Haziran 2026 Pazar günü, saat.18.00'de;Bahar Kafe Kızılay-Ankara adresinde, Ateş Erdoğan'ın organize ettiği ''Başkent Kültür Sanat Derneği 4.Şiir ve Müzik Şöleni'' gerçekleştirilecektir. Zaim Güzel'in sunacağı proğramda sahneye çıkarak şiir okuyacak olan şairlerin isimleri aşağıdaki şekildedir. Ateş Erdoğan-Bahar Arslanoğlu-Cihat Solmaz-Berrin Öztürk-Seher Gündoğdu-Hikmet Dönmez-Aynur Kara Yurdagil-Sadık Yahyaoğlu-Lokman Gül-Züleyha Şen Baykara-Davut Akyıldız-Serdar Bezdüz-Dursun Ali Sağlam-Elif Reyya Naz-Kemal Cano-Aydın Yüksel-Kadir Orakçı-Nurgül Aktürk-Ahmet Göçer-Behice Aydın-Tuncay Ulak-Zeynel Abidin Payas-Gürhan Topal-Hüseyin Kartal, proğram müziğini Grup Şahmaran üyesi Baki ve Ayşegül yerine
Hocam, insanların birinin arkasından konuşup sonra o kişiyle hiçbir sorun yokmuş gibi canciğer kuzu sarması olmasından gerçekten iğreniyorum. Bu, genel olarak böyle işliyor gibi geliyor bana; şimdiye kadar bunun tersini pek görmedim. İnsanlardan uzak durmayı biraz da bu yüzden seviyorum. Çünkü çok genç yaşımdan beri şunu düşündüm: Bugün bana başkalarının arkasından atıp tutan biri, yarın onların masasında da beni meze ediyordur. İsteyen istediği gibi düşünebilir, buna diyecek bir şeyim yok; ama lütfen benden uzakta düşünsün, başkalarını da başkalarıyla çekiştirsin. Bu tarz şeylere beni dahil etmeye çalışmayın lütfen. Sadece kitap soracaksanız buyurun, gelin sorun; müzik önerecekseniz de her zaman beklerim.
Alıntı
“Yapay Zekâ Çıktı, Kitap Öldü” Diyor Allah’ın Belaları
Şimdi ona melek ya da şeytan diye bakanların çoğu yapay zekânın yakın zamanda kat ettireceği medeniyet mesafesini anlayamıyormuş ama yakında onlar da anlayacakmış. O değil de, “Yapay zeka var, artık kitap dolaşımdan çıkacak” diyor Allah’ın cezaları. Tüfek icat olduğunda mertlik ölmüştü. O gün bugündür namertlik hükümferma ama bundan ne katillerin ne maktullerin ne müebbetlerin ne işkencecilerin ne de kürek mahkumlarının şikâyeti var. Namertlik öyle tabana yayıldı ki insan öldürme aparatı üretenler dünyanın her yerinde başa tac ediliyor. Haksızlık, hukuksuzluk yani zulüm, hemen her kumaştan her cinsten kendine dilediği elbiseyi dikiyor. Kalleşlikten, namertlikten son şikayetçi olan adam Köroğlu’ydu. Onun da üzerinden şu kadar yüzyıl geçti. Şimdi insanlar, örgütler, devletler, toplumlar göğüslerini döve döve sahip oldukları, olacakları, olmak ya da olmamak istedikleri savaş uçakları, radar sistemleri, füze ve nükleer silahlarla övünüyorlar. Cahiliye, sanayi, teknoloji, bilgi, bilişim, bilim, iletişim çağlarının üzerine ilerleme durdurulamıyor. Hâliyle insanın azgınlığına da fren bulunamıyor. İnsan ölümsüzlük arayışını sürdürürken dünyayı altüst etmeye devam ediyor. Biz daha “adamlar yapmış,” “şeytan bunun neresinde,” “tarihin terakkinin niye gerisinde kaldık” diye iki sülüs besmele, birkaç amme cüzü, üç beş divan şiiri için matbaayı geciktiren ecdadımız ile şah ve padişahlarımıza sitem ederken şu geldiğimiz yere bakın. Perdahsız kerpiç damlardan kaloriferli apartman dairesine taşınmanın ve henüz matbaada bir iki kitap tab etmenin sevincindeyken hangi akılla, ne ara, nasıl geldiysek yapay zekâ algoritmalarının hüküm sürdüğü şu saçma sapan günlere geldik. Söz bitmiş, anlam çökmüş, hikmet ölmüş, hayret uçmuş, cümle dağa kalkmış, düşüncenin cazibesi kalmamış, fikir
Makale|Yazı