9/10
·112 syf.··
Beğendi
·
2026 22. kitabı
Kitabı genel anlamıyla beğendim bir solukta okuyabileceğiniz insana değer katan ve okuduktan sonra da düşünmeye sevk eden kısa hafta sonu için vitamin bir kitap diyebileceğimiz bir eser. Kitaptan beğendiğim bazı cümleleri aktarmak istiyorum . Sadece su içmek bile özellikle büyük yerleşim yerleri ve şehirlerde size tifo gibi bir hastalık bulaştıabilirdi. Zamanında sadece su içmek bile ölmeniz için en büyük sebepti. Çiçek hastalığı ölümde fırsat eşitliği sunan bir katildi kraldan en fakire kadar asla insan seçmezdi . Pekçok fikir dünyanın birbiriyle bağlantısı olmayan bölgelerinde birbirinden bağımsız şekilde pekçok kez keşfedildi . İlerlemenin yalnız çalışan dahi modeli ile iş birliği agi modeli arasındaki fark gibidir her ikisi de önemli ve gereklidir. Nathan Strouse güvenli süt temini için mücadele ettiği sıralarda başka Öncüler de halkın içme suyuna az miktarda klor katarak kolera ve tifo gibi hastalıklara yakalanma olasılığını büyük ölçüde azaltmaya . Plasebo etkisi ilaçlar ve eczaneler için çok önemlidir insanlara verilen ilaçların bu etki sayesinde bile faydalı olduğuna inanabilirsiniz. Yeni fikirler çoğu zaman başkalarının sıradan bir rastgele gördüğü şeylerde başka birisinin bir sinyal algılaması ile başlar. Bugün kullanılan neredeyse tüm penisilin türleri küflü mery ile kaplı kadının bulmuş olduğu kavun da türeyen bakterilerden tür türetilmiştir. 
1000Kitap
Ömrü İkiye KatlamakSteven Johnson · Orenda Yayınevi · 20255 okunma
9/10
·312 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Şubat 2026 22:45
Canıgüz'den yeni bir seri, Örümcek Burgacı bu serinin ilk kitabı. Kitapkafası için verdiği röportajda kısaca bundan bahsetmişti. Örümcek Burgacı, yazarın önceki eserlerine göre daha detaylı, karakter sayısı fazla; bunun yanında yine yer yer eğlenceli ama absürt komedi dozu daha az, göndermeleri ve psikolojik tahlilleri düşündüren, özgün ama yazarın diğer kitaplarından genler taşıyan bir kitap. Tarz olarak Gizli Ajans ya da Kan ve Gül'e; polisiye içeriğiyle Alper Kamu serisine; gerçek-gercek dışı geçişleriyle Tatlı Rüyalar'a benzettiğim bir kitap oldu. Kısaca şöyle özetleyeyim: Paralel bir geçmişte, temsiliyetin olduğu yerde demokrasi olmaz fikriyatıyla ortaya çıkan "hiperdemokrasi", artık halkların kendi kararlarını doğrudan kendisinin verebildiği, insanoğlu medeniyetinin son ve kusursuz yönetim şeklidir! Ya da hiperdemokrasi için anlatılan budur. Hayatı ve yönetimi ilgilendiren tüm kararlar çoğunluğun oyladığı anket sonuçlarına göre verilmektedir. Savaşların önlenmesi ve asayişin temini için asalak veya sisteme faydası olmayan kişilerin sistemden uzaklaştırılması (öldürülmesi), bu yönetim biçiminin en kati kurallarından biridir. Bu kural aslında halkın kendi öz denetimidir, ve karar mekanizmasında yine halkın direkt kendisi vardır. Şöyle ki, halk arasından rastgele seçilip oluşturulan jüri, ilgili kişinin yapıp ettiklerini değerlendirmektedir ve kişinin sisteme/insanlığa yararlı olduğunu düşünürse o kişiye belirli bir süreliğine yaşam vizesi vermektedir. Sisteme katkın yoksa zararın da olamaz! Ancak her şey sistemin isteği gibi değildir; sisteme itiraz eden (güvenmeyen) ve bilime ya da gerçekliğe dayalı yönetim için devrim hazırlığında olan aykırı grup Realistler de vardır... Gerçeklikten kopuş, yozlaşan dil ve hatta insanın bizatihi kendisi, ilizyon olan bir
Örümcek BurgacıAlper Canıgüz · Everest Yayınları · 2025696 okunma
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
9/10
·192 syf.··
Beğendi
·
2026 3. kitabı
İnsan bazı zamanlarda okumakta güçlük çektiği, okumanın sürekliliğini kaybettiği, gözün, günün, gönlün yorgunluğunun satırlara yansıdığı dönemleri olur. Kitaplar masada bekler, konularına göre tasnif edilmiştir, okunmak için göz kırparlar. Ama zaman olur ki eli gitmez insanın, gözü görmez, gönlü istemez. Böyle zamanlarda okunandan alınan keyif azalır, ilgi ve alaka zayıflar; okuma boşluk aleminde yankılanır. Okur insan ama boşlukta kalır her şey. Okuma eylemi sadece görüntüden ibaret hale gelir. Böyle anlarda insanın elini ısıtacak kitaplara ihtiyacı olur. O kitaplar ki okura yeniden okumanın şevkini getirir, yeni seslenişler sunar, yeni kitapların kapısını aralar. Okurun içini ısıtır ve onu yeniden sayfaların arasına çağırır. Okumanın nesnesi yazılı metin, kitap, dergi ve benzerleri olmakla birlikte (modern dünya bu nesneleri çoğaltmışsa da benim okurluğum yönünden bir çoğalmadan söz edemem), okumanın konusu bazen bizzat bu nesnenin kendisiyle örtüşür. Okur, kitabın hikayesini merak eder; kitap üzerine okur, kitabın hikayesine ortak olur, yazının ve okumanın serüvenine eşlik eder. Yazının ve kitabın tarihi, nesne olmaktan çıkarak bizatihi okumanın konusu olarak okurun önüne gelir. Bu başlık, yalnızca yazı ve kitapla sınırlandırılmayacak kadar geniş; alt başlıkları ise meraklısı için bir o kadar dikkat çekicidir. Kitap ve yazının çağrıştırdıkları denildiğinde akla ilk gelen kelimelerden biri kütüphanelerdir. Burada kastım, yalnızca resmî ya da özel kurumlara ait, günümüzde giderek anlamı daralan; sınav çalışılan yahut gezinti için uğranılan mekânlar değildir. Okur dediğimiz insanlar için kütüphane kurmak kadar, başkalarının kitap ve kütüphanelerine merak duymak, nitelikli bir kütüphanede bulunmak, havasını teneffüs etmek dahi büyük bir nimettir. Kütüphaneler
1000Kitap
Kitap Sevenler CemiyetiHalil Solak · Dergah Yayınları · 0149 okunma
Masumiyetin, zulmün karşısındaki çabası=Diken ve Karanfil
10/10
·480 syf.··
Beğendi
·
2026 2. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 25 Ocak 2026 15:37
Bu kitabı okuduktan sonra okumadan önceki halimin zulme karşı kör, sağır ve dilsiz olduğunu anladım, kendime kızdım. Meğer Araplara olan hoşnutsuzluğum gözümü kör etmişte masum çocukların, kadınların, sivillerin acımasızca, insanlık dışı katledildiğini göremiyormuşum. Bu bir müslümanlık meselesi falan değil, insanlık meselesi. Kitap içersindeki herhangi bir olayda empati yaparsanız içiniz hüzün ile doluyor, sevdiklerinizi her an kaybedebilir riski bitiriyor benliğinizi. Bir İsrail askeri her an keskin nişancısı ile sizi öldürebilir, hapse atar hayal edemeyeceğiniz işkenceler yapabilir, acımasızca vurabilir. Gazze' de tam olarak bu var. Karakterlerinden biri olan İbrahim sürekli ölüm riski ile karşı karşıya ama içindeki vatan aşkı mücadele ruhu bu riski almasını sağlıyor. İbrahim gibi niceleri var, zulmün pençesinden kurtulmaya çalışan. Kayıtlarda 1948 yılında başlıyor İsrail soykırımı, Filistin topraklarının büyük kısmını ele geçiriyor, sivilleri katlediyor, halkın elindeki silahları topluyor, silah tespit ettiği anda sahibini işkencelerle harap ediyor inanın bu işkenceleri hayal edemezsiniz, edemeyiz. 1967 yılına kadar geçen sürede Filistin halkını tamamen silahsızlastırma çabasını tamamlamış oluyor fakat insanlar artık bıçaklar ve taşlar ile direnişi yeterli kalamayacağını anlayınca kaçak yollardan silah temini yapıyorlar. Halk bir çok feda eylemi gerçekleştiriyor. Ne var ki tüfek nasıl engel olabilsin katil füzeye... Karanfil, ne yapsın batan dikene...Özel bir kitap. Üstün üslup özelliklerine falan sahip değil, bu konuda hataları olduğunu söyleyebiliriz ama onu özel yapan yazarın kendi kutsal davasına hizmet etmesi. Bilinç sahibi olmak isteyen herkesin okuması gereken bir kitap. Keşke soykırımdan haberdar olduğum ilk zamanlar okusaydım çünkü vakit kaybettim, bu
Filistin
Diken ve KaranfilYahya Sinvar · Ekin Yayınları · 20241,048 okunma
10/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2025 20. kitabı
·
16 günde okudu
·
Okunma: 02 Aralık 2025 21:15
Kalabalıklar içinde milyonlarca "yalnız" ifadesi ile günümüzün de önemli sorunlarından biri olan yalnızlık temini oldukça çarpıcı bir şekilde anlatan müthiş bir kitap Yalnızız. İnsanın kendi içindeki birinci ve ikinci ben ve bunların çarpışması, toplumun ve bireyin bunlara yaklaşımı oldukça güzel ifade edilmiş. Samim'in düşlediği Simeranya, yaşadığımız toplumda hepimizin ihtiyacı olan ütopik bir ülke. Kim bilir belki de öyle bir ülkede bile insan denen mahluk huzur kaçıracak bir şeyler bulurdu. Ben eseri keyifle ve aktif bir zihinle okudum. Her satırda muhakeme, mukayese, sorgulama vardı. Okuduğum eser beni düşündürsün diyen herkese öneririm. Okuyacak olanlara keyifli ve bol düşünmeli okumalar dilerim.
YalnızızPeyami Safa · Ötüken Neşriyat · 202527,3bin okunma
Nefsin En Büyük Ayıbı Kendini Tanıyamamasıdır ..
5/10
·206 syf.··
2025 71. kitabı
Müellifimiz İbn Bacce (M. 1077-1139) Endülüs'ün yükselişte olduğu dönemde yaşamış, Aristotales hayranı ve onun düşüncelerini şerh eden meşhur müslüman filozoflardandır. Bir dönem siyaset içerisine girmiş, vezirlik yapmış ve öldürülmesine kadar olan süreçte sarayda yaşamıştır. Dönemin bilim, sanat ve müzik dallarıyla da ilgilendiği kaydediliyor. Eseri "Nefs Kitabı" ise ana merkezini Aristo'nun görüşleri üzerine kurmuştur. Kitap boyunca ayet, hadis veya İslamî bir nakilde bulunmamış, yalnızca felsefeye ait kavramlar ve izahlar ortaya koymuştur. Bu yönüyle büyük oranda havasa hitap etmektedir. Tasavvufî bir hikmet veya öğüt içermemektedir. Genel olarak felsefeye ilgi duyan, orta dönem okumaları yapmayı seven ve farklı görüşleri akademik seviyede inceleyen tüm okurlara tavsiye edilebilir. Son Not: Eserin pdf temini internet sayfalarında ücretsiz olarak mevcuttur.
Felsefe ve Düşünce
Kitâbü'n-Nefsİbn Bâcce · Türkiye Yazma Eserler Kurumu Başkanlığı · 201930 okunma