12 Eylül Kültürü

·
Okunma
·
Beğeni
·
314
Gösterim
Adı:
12 Eylül Kültürü
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751404251
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitapevi
Geçiş dönemi Türkiye'si nasıl bir manzaraya sahip? Bu Türkiye'de, işçi, aydın, kadın, genç gibi kesimler ne durumda? Bu Türkiye'nin gündemindeki sorunlar nelerdir? Bunlar gelecek yıllara nasıl yansıyacak? 12 Eylül Hareketini kısa dönemli bir makro değişme modeli çerçevesinde algılamak olanaklı mı? 12 Eylül olayı makro bir değişme modeli içine konduğunda, ortaya nasıl bir eğilim çıkmaktadır? Atatürkçülüğün tam bağımsızlık ilkesi "Batıya bağımlılık", halkçılık ve devletçilik ilkeleri "Liberalizm", laiklik ilkesi de "Türk-İslam Sentezi" haline getirilirken, demokrasi de rafa mı kaldırılacaktır? İşte elinizdeki kitap, bu sorulara yanıt arıyor
Kitaba henüz inceleme eklenmedi.
Evrensel Aydın ve Yerli Malı Aydın
Aydın, evrensel olarak her şeyi sorgular. Türkiye' de ise her
şeyi sorgulamak aydın olmak değil, ancak "hain" olmakla olanaklıdır:
Örneğin, İslamı sorgularsanız, Müslümanlara göre
hainsinizdir. Komünizmi sorgularsanız, Marksistlere göre hainsinizdir.
Kemalizmi sorgularsanız, Atatürkçülere göre hainsinizdir.
Dolayısıyla, ülkenizde hain olmak istemiyorsanız, evrensel
ölçülere göre aydın olmaktan vazgeçmeniz gerekir.
O zaman geriye kalır, yerli malı aydın olmak.
Yerli malı aydın olmanın birinci koşulu, hemen bir düşman
bulmak, seçmek ya da bulamazsanız, icat etmektir.
Ancak, düşmanlara ya da hainlere saldırarak ve bir şeyleri,
yani üstün ve çok değerli bir şeyleri koruyarak aydın olduğunuzu,
(yani yerli malı aydın olduğunuzu) kanıtlayabilirsiniz.
Bu "Evrensel Aydın ve Yerli Malı Aydın" bölümünde sözümü
bitirirken bir noktaya önemle değinmek isterim: Burada
sözünü ettiğim yerli malı aydın, "kötü" aydındır. Yani Batılı
değil, Batıcı aydındır.
Günümüzde toplum gençleri ancak yaşlandırmıştır . •
Kapalı salonlarda hiç kimsenin dinlemediği, ya da insanların
zorla getirilip oturtulduğu konferanslar düzenlenerek
gençlere sahip çıkılmaz.
Toplumda yükselmenin en meşru yolu olan yükseköğrenim
kapılarını beş liseliden sadece birine açarak gençlik eğitilmez.
Hele hele toplum depolitize edilirken, ilkokul çocuklarını
yağmurda, karda kışta, Başbakan karşılamaya çıkarmakla,
gençliğe hiç sahip çıkılmaz.
Gençliğin kimlik kartı katılımdadır. Bir toplumda ne yapılıyorsa,
gençlerin o yapılan işlere katılımı ile gençliğe sahip çıkılır.
Genellikle, yanlış bir görüş, İslam değerlerine göre kadının
aşağılanmış, ikinci sınıf bir vatandaş derecesine indirilmiş olduğudur.
İlk bakışta, günümüz toplumu ve İslam'ın değişmeyen
kuralları açısından doğru gibi görülen bu yargı, tarihsel
persektif içinde çok tartışmalıdır.
Değişen toplum ile değişmeyen dinsel dogmalar trajedisini
yaşayan İslam, ne yazık ki, günümüz toplumsal yapısı açısından
bazı manevi değerleri yeterince koruyabilecek işlevselliğe
ve anlamlılığa sahip değildir. Fakat bunun sorumlusu İslam
dini değil, onu değişmez dogmalar halinde tutmak isteyen
Müslüman din adamlarıdır. Bilindiği gibi, yeryüzünde değişmeyen
tek şey, değişme kavramının kendisidir. Bu nedenle,
dinsel dogmalar da, değişmez tutulmaya çalışıldıkları oranda,
değişen toplum ve değişen dünya karşısında yozlaşmışlar, anlamsızlaşmışlar,
hatta, toplumsal yaşam için gerekli olan yeniliklere
karşı çıkarak, toplumsal değişme ve gelişme açısından
olumsuz bir görev yapmaya başlamışlardır. Bu durum, İslam
dininin kadın ile ilgili tutumunda değil, tüm dinlerin tüm konulardaki
ilkelerinde ortaya çıkan evrensel bir sorundur.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
12 Eylül Kültürü
Baskı tarihi:
2005
Sayfa sayısı:
300
Format:
Karton kapak
ISBN:
9789751404251
Kitabın türü:
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Remzi Kitapevi
Geçiş dönemi Türkiye'si nasıl bir manzaraya sahip? Bu Türkiye'de, işçi, aydın, kadın, genç gibi kesimler ne durumda? Bu Türkiye'nin gündemindeki sorunlar nelerdir? Bunlar gelecek yıllara nasıl yansıyacak? 12 Eylül Hareketini kısa dönemli bir makro değişme modeli çerçevesinde algılamak olanaklı mı? 12 Eylül olayı makro bir değişme modeli içine konduğunda, ortaya nasıl bir eğilim çıkmaktadır? Atatürkçülüğün tam bağımsızlık ilkesi "Batıya bağımlılık", halkçılık ve devletçilik ilkeleri "Liberalizm", laiklik ilkesi de "Türk-İslam Sentezi" haline getirilirken, demokrasi de rafa mı kaldırılacaktır? İşte elinizdeki kitap, bu sorulara yanıt arıyor

Kitabı okuyanlar 5 okur

  • Can Karakuş
  • Bahriye Akay
  • Davut Sakallı
  • Büşra AKTÜRK
  • Ali Türkan

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%0
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%50 (1)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0