Adı:
3096 Gün
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053434146
Orijinal adı:
3096 Tage
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
3096 Gün Ruhunu kimse esir alamaz. Sekiz yıllık korkunç bir işkence ve taciz hikâyesi… Ve Natascha'nın kimliğini kaybetmeden kaçmasını sağlayan mücadeleci ruhunun öyküsü…

2 Mart 1998. 10 yaşındaki Natascha Kampusch ilk defa okula tek başına yürüyerek gitmek için evinden çıkar. Yolda bir adam tarafından beyaz bir minibüsün içine çekilir. Aradan saatler geçtikten sonra kendini karanlık bir hücrede battaniyeye sarılı halde bulur. Sekiz yıl sonra kaçmayı başarana kadar bu hücre evi, onu kaçıran adam da tanıdığı tek insan olacaktır… 3096 Gün'de Natascha inanılmaz hikâyesini ilk defa anlatıyor: çocukluğundaki zorluklar, kaçırıldığı gün başından geçenler, beş metrekarelik bir hücredeki esareti ve kendisini kaçıran adamın, Wolfgang Priklopil'in bitmek bilmez fiziksel ve duygusal istismarları…

3096 Gün, insan ruhunun zaferine dair tüyler ürperten bir öykü. Umutsuzluğun en derin çukurlarında katlanılmaz anlar yaşarken bile kendisini esir alan adamı nasıl yavaşça manipüle edeceğini öğrenen ve bütün ihtimallere meydan okuyan küçük bir kızın insanlığını yitirmeden özgürlüğüne kavuşmasının hikâyesi…

"Yıllarca esaret altında tutulmuş genç bir kız yaşadıklarını samimiyetle dile getirmiş."
-Guardian-

"Düşünceli, azimli ve kendine acımaktan sürekli kaçınan bir genç kızın çektiği çileye olduğu kadar boyun eğmeyi reddeden ruhuna da tanıklık edeceksiniz."
-Sunday Times-
272 syf.
·4 günde
   Pegasus Yayınları'ndan çıkan 1998'de Wolfgang Priklopil tarafından kaçırılarak 8 buçuk yıl  boyunca köle hayatı yaşayan Natascha Kampusch'ün kendi yaşamını kaleme aldığı hapis kaldığı o 8 buçuk yıl içerisinde neler yaşadığını anlattığı yaşanmış olaylar dizisini anlatan bir kitap. Tam bir kurtuluş hikayesi.

   1998 yılında okula giderken kaçırılan Kampusch, o yıllarda henüz 10 yaşındaymış. Onu kaçıran Wolfgang Priklopil  küçük kızı kurtulmayı başardığı 2006 yılına kadar, Viyana’daki evinin garajında, penceresiz bir bölmede tutuyor. Yalnız garaj derken kafanızda normal bir garaj canlanmasın.Delice bir zeka ile hazırlanmış çok kalın bir betondan ve dışarıdan görülmesi asla mümkün olmayacak şekilde gizlenmiş. Dışarıdan herhangi bir ses duyulması da imkansız. Kaçırılmasına anlam veremeyen ve adama sürekli bunu soran küçük kız bir kaç yıldan sonra "her zaman bir kölem olsun istemiştim" yanıtını alır. Kitapta gördüğü şiddeti, adamın bunu tekrar tekrar yaparken  yaşadığı  psikopatça hazzı anlatmış. Kurtulduğu dönemde muhabirlerin ve televizyon programlarının aksine Natascha, cinsel istismar olan bölümü anlatacak gücü bulamadığından kendine saklayarak yazmamış. Aslında anlatım açısından mutlaka okunmalı diyeceğim edebi bir eser olmayabilir. Ama vazgeçmemeyi, pes etmemeyi, karşı çıkmayı, kendi hayatını en zor koşullar da bile savunmayı sonuna kadar direnmeyi, ne kadar baskı ve şiddet görürseniz hayatta kalmanın mümkün olduğunu anlatan bu gerçek yaşam öyküsünü okumalısınız. Etkilenmemek mümkün değil
272 syf.
·9/10
Tüylerim diken diken bir halde inanamayarak okudum bu kitabı. Küçük bir kıza yaşatılan bu dehşet hayatı herkes okumalı. Küçük bir kızın yıllarca yaşadığı esareti onun cümleleriyle okumak inanılmazdı. Kaçırılması alıkonması yaşadıkları ve kurtuluş hikayesi herbiri teker teker dehşete düşürdü beni heyecanla okudum ben bu kitabı. Keşke gerçek olmasaydı dedirten gerçek bir hayat hikayesi. Okuyun.
272 syf.
·2 günde·Beğendi·8/10
8yaşındaki bir kız çocuğunun kaçırılıp 3096 günlük esaret kendi ağzından aktarılmış. gerçek olaydır. okurken cok sarsıldım. okumak isteyenlere tavsiye edilir.
272 syf.
·6/10
Gerçek bir olay olduğu için çok üzülerek okudum. Birebir yaşayan kişiden dinlemek beni bayağı etkiledi. Ve konuyla ilgili yaptığım araştırmalar sonrasında şaşırdığım şey şu ki; kendisine 8 yılda türlü işkenceler yapan psikopatın fotoğrafını cüzdanında taşıması ve hapsedildiği o mahzene ara ara gidip kalması. Stockholm sendromu dense de kendisi asla kabul etmemiş.
Çocuklar insanları manipüle etmekte ustadır. İçgüdüsel bir şekilde bunun, onun için ne kadar önemli olduğunu— ve benim de ona karşı uygulayabileceğim gücün anahtarını avucumun içinde olduğunu—Sezinlemiştim kesin. Reddetmemin doğuracağı olası sonuçları düşünmedim o anda. Aklımdan geçen tek şey, daha önce böyle davranışlarla başarıya ulaşamadığımdı
Beni gerçek ailemden koparmış olduğundan bana istediğini yaptırmak için,sanki romanlar ve kitaplardan yapılmış yedek ailemi rehin alıyordu.
Onun için sanrıları öylesine gerçekti ki, küçük bir çocuğun bile sadece onun zihninde var olan bu dünyayı alaşağı edebileceğinden korkuyordu
“Annenler seni hiç sevmiyormuş.”
“Seni geri istemiyorlarmış.”
“Senden kurtulduklarına sevinmişler.”
Bu cümleler asit gibi yakıcıydı,daha önceden sevilmediğini hisseden bir çocuğun açık yaralarına nüfuz ediyorlardı.

Kitabın basım bilgileri

Adı:
3096 Gün
Baskı tarihi:
Ocak 2015
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053434146
Orijinal adı:
3096 Tage
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
Pegasus Yayınları
3096 Gün Ruhunu kimse esir alamaz. Sekiz yıllık korkunç bir işkence ve taciz hikâyesi… Ve Natascha'nın kimliğini kaybetmeden kaçmasını sağlayan mücadeleci ruhunun öyküsü…

2 Mart 1998. 10 yaşındaki Natascha Kampusch ilk defa okula tek başına yürüyerek gitmek için evinden çıkar. Yolda bir adam tarafından beyaz bir minibüsün içine çekilir. Aradan saatler geçtikten sonra kendini karanlık bir hücrede battaniyeye sarılı halde bulur. Sekiz yıl sonra kaçmayı başarana kadar bu hücre evi, onu kaçıran adam da tanıdığı tek insan olacaktır… 3096 Gün'de Natascha inanılmaz hikâyesini ilk defa anlatıyor: çocukluğundaki zorluklar, kaçırıldığı gün başından geçenler, beş metrekarelik bir hücredeki esareti ve kendisini kaçıran adamın, Wolfgang Priklopil'in bitmek bilmez fiziksel ve duygusal istismarları…

3096 Gün, insan ruhunun zaferine dair tüyler ürperten bir öykü. Umutsuzluğun en derin çukurlarında katlanılmaz anlar yaşarken bile kendisini esir alan adamı nasıl yavaşça manipüle edeceğini öğrenen ve bütün ihtimallere meydan okuyan küçük bir kızın insanlığını yitirmeden özgürlüğüne kavuşmasının hikâyesi…

"Yıllarca esaret altında tutulmuş genç bir kız yaşadıklarını samimiyetle dile getirmiş."
-Guardian-

"Düşünceli, azimli ve kendine acımaktan sürekli kaçınan bir genç kızın çektiği çileye olduğu kadar boyun eğmeyi reddeden ruhuna da tanıklık edeceksiniz."
-Sunday Times-

Kitabı okuyanlar 33 okur

  • Sed.
  • Aslı
  • Gaye Ceviz
  • Yasemin özbildirici
  • Münire Derin Özdemir
  • Sevinç K.D.
  • Yasemin Pürçüklü
  • Fnur
  • İşsiz_okur
  • Gülay

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%40 (6)
9
%20 (3)
8
%26.7 (4)
7
%6.7 (1)
6
%6.7 (1)
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0